BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akıllar başa!..

Akıllar başa!..

Kötü niyetliler var!. Beceriksizler var!. Menfaatçılar var!.



Kötü niyetliler var!. Beceriksizler var!. Menfaatçılar var!. Hesapçılar var!. Seyirciler var! "Oh olsun" diyenler var!. "Ah.. Of.." çekenler var!. Para bekleyenler var!.. Var da var!.. Maç naklen yayınları kavgasındaki "taraflar" bunlar!. "Havuzu yıkmak isteyenleri" ve bu sebeple "birkaç federasyonun başını yiyenleri" kararlı bir mücadele ile mağlup eden ve futbolumuzdaki "en büyük atılımı gerçekleştiren" Halûk Ulusoy'un ve arkadaşlarının "hazırlıksız ve şaşkınlık içinde" koşuşturmalarını, günlerdir TV'lerden ve gazete sütunlarından izliyorum. Futbolumuz lehine hemen hemen "tek yaptıkları büyük işi", o işi berbat etmek için ellerinden geleni artlarına koymayanları haklı çıkaracak şekilde "karmakarışık etmelerindeki sebebi" anlamam güç! "Böyle büyük bir pastanın paylaşımı yüzünden" yıllardır olanları gözardı ederek, "krize hiç tedbirsiz yakalanmak" neyin nesi oluyor? "Türkiye Birinci Ligi'nin erteleme kararına kadar" aklınız neredeydi ey federasyon yetkilileri? Bir sözleşme yapılırken, hele o sözleşme Türkiye Ligi'ne katılan "kulüplerin bütçelerinin yüzde 60'ını karşılayacak bir geliri gösteriyorsa", o sözleşmenin uygulanmamasıyla başlayacak "kriz döneminin hesabı" daha baştan yapılmazsa, işte olacağı budur! Medyamız, "gazeteciliği çok arka plâna ittiği için", bir türlü öğrenmemiz mümkün olamadı; "İptal edilen sözleşmede garanti var mıydı? Varsa ne kadardı? Garanti alınmışsa bu telaş neden?" Daha da ilerisi: "Teminat mektubu varsa, neden ihale kesinleşinceye kadar eski kanalın maçları naklen yayınına devam etmesi istenmedi?" Yoksa, "garanti, yani teminat mektubu, göstermelik mi?" Böyle şey olur mu? Ya, "kendileri ihaleye teklif vermeyen ama dijital kanalların ihaleye katılmalarını önleyen mahkeme kararı için dava açanlara" ne demeli? Ya, ihaleye katılmayan ama bu davayı açanlara "Kardeşim madem ihaleye katılmıyorsun, neden dava açıyorsun?" diye sormayan hakime ne demeli? Ya, "Dünya Mersin'e giderken, hâlâ dijital kanallara izin konusunu halledemeyerek, işleri tersine götürmekte direnen" RTÜK'e, yani Devlet'e ne demeli? Lâfı uzatmayalım, olan oldu! Beceriksizler - menfaatçılar - kötü niyetliler el ele verdi, işi arap saçına döndürdü! Yapılacak iş, hemen "TRT'yi devreye sokmak" ve "bu sezonun sonuna kadar" naklen yayınların TRT'den yapılmasını sağlamaktır! Sezon sonuna kadar, "sözleşmesi iptal edilen şirketin ödeyeceği parayı da, TRT kulüplere vermelidir!" Böylece kulüplerin büyük problemi halledilecek, ayrıca "eski kanala dekoder parası ödeyen" yüzbinler de "maçları yeni bir ödeme yapmadan izleme imkanı bulacaklardır!" TRT ile sezon biterken, bir yandan da "gelecek 3 sezon için ihale yapılacaktır!" Bu arada, elbette "dijital kanal sorunu" ortadan kaldırılmalıdır! Tabii, bunların yapılması için, Spor Bakanlığı ile federasyonun "birbirini yemesi yerine, el ele vermelerinin şart olduğu ortadadır!" Aklın yolu birdir! Yeter ki, "akıl kullanılmak istensin!"
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT