BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ama sen onbaşısın oğlum!”

“Ama sen onbaşısın oğlum!”

Hemen çantamı toplayıp gelen ve adının Tamer olduğunu öğrendiğim askerle birlikte foto film merkezine gittik. Heyecandan bayılabilirdim. Çünkü bizim grup oraya gelen son gruptu ve ben kılpayı olarak son saniyede seçilmiştim...



İstanbul-Pendik’ten Samet Ağır’ın hatırasını yayınlamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Okurumuz, küçük yaştan beri annesinin de telkinleriyle askerliğini Kıbrıs’ta yapacağına şartlanmıştır. Gün gelip asker olduğunda önce askerliği Amasya’ya, ardından da Ankara’ya çıkar. Okurumuz telefonda “Duan kabul olmadı anne, tayinim Ankaraya çıktı” deyince annesi, “Dur bakalım kendine o kadar güvenme” cevabını verir. Gerçekten de bir değişiklikle tekrar tayini Kıbrıs’a çıkar. Ama o meslek lisesindeki mesleği olan “kaynakçı” yerine amatör olarak uğraştığı sonra da bizzat iş olarak yaptığı “fotoğrafçılığı” ön plana çıkartır. Bu kez onu Kolorduya alırlar. Fakat Kolorduda seçimi yapacak olan kişi binbaşıdır. “Neyse efendim, binbaşı, bir süre sonra bana da mesleğimi sordu. Hiç çekinmeden cevap verdim: “Kameraman ve fotoğrafçıyım komutanım!” Pek ilgilenmedi. Daha sonra yine gözgöze geldik ve yine sordu: -Ne iş yapıyordun sen? -”Kameraman ve fotoğrafçıyım komutanım!” Cevap aynıydı. Ama nedense benimle ilgilenmiyordu bile. Bunun sebebini de 3. seferden sonra anlamıştım. Ben bir çavuş adayıydım. Yani onbaşıydım. Onlar ise rütbesiz bir er arıyorlardı. Artık umudumu ve nereden geldiği belli olmayan o sesi kaybetmek üzereydim. Çünkü artık birliğime gönderiliyordum. Binbaşı bana 4. kez dönerek mesleğimi tekrar sordu. Sanki biri zorla onu bana doğru çeviriyor ve beni görmesini sağlıyordu. “Kameraman ve fotoğrafçıyım komutanım!” “Ama onbaşısın sen oğlum, olmaz ki!..” Tam bu esnada içerden bir ses yükseldi: “Komutanım foto film merkezinin kısım çavuşu yakında terhis olacak, mümkünse bu arkadaşı alalım hem onbaşı onun yerine geçebilir.” Binbaşı bana baktı, şöyle bir daha süzdü ve “Tamam” dedi “Arkadaşınla gidebilirsin.” Hemen çantamı toplayıp gelen ve adının Tamer olduğunu öğrendiğim askerle birlikte foto film merkezine gittik. Heyecandan bayılabilirdim. Çünkü bizim grup oraya gelen son gruptu ve ben kılpayı olarak son saniyede seçilmiştim. İçerde önceki gruplarda gelen ve seçilen 3 fotoğrafçı tertibim daha vardı. Benimle beraber 4 kişi olmuştuk. Zaten yerlerine geçeceğimiz diğer arkadaşlar yakın bir zamanda terhis olacaklardı. Sabahleyin gelen foto filmin kıdemli başçavuşuydu. Kısa bir tanışmadan sonra bize gerekli olanlar anlatıldı ve tabur karargâha bir süre eğitim görmek için gönderildik. Bu eğitim acemi birliğinde gördüğümüz eğitimin aynısıydı. Hiç zorlanmamıştım. 35 gün kadar sonra bizi tekrar foto film merkezine çağırdılar. Diğer 3 arkadaşım birliklerde fotoğraf çekmek üzere görevlendirilmişti. Benim görevim ise biraz farklıydı. Foto film merkezinin kısım çavuşu oluyordum. Toplam 10 arkadaşımın çektiği fotoğrafları her gün Güzelyurt’a giderek tab ettirecek, muhasebeyi tutacak ve her şeyiyle foto filmin sorumlusu, 2. komutanı olacaktım. İlk başlarda korkmadım desem yalan olur. “Acaba başarabilir miyim?” diye çok düşündüm. Ama diğer arkadaş terhis olup iş tamamen bana kalınca görevimi lâyıkıyla yapabildiğimin farkına varmıştım. Artık her sabah arkadaşlardan çekilen filmleri topluyor, görevli kartımla ücretsiz olarak bindiğim otobüsle Güzelyurt’a Foto Göksel’e gidiyordum. Buranın sahibi Göksel Onurlu ve eşi Aygül Hanım’la çok iyi anlaşıyordum. Ayrıca oğulları Hüseyin ve Mehmet ile sanki çocukluktan beri arkadaştık. Burada 14 ay kadar göreve devam ettim. Daha sonra terhis olarak İstanbul’a döndüm. Tüm foto Göksel ekibiyle hâlâ görüşüyoruz. Ancak buna rağmen kardeşten öte diye tanımladığımız arkadaşlarla sanki hiç o günleri beraber yaşamamış gibi olmamız, görüşmememiz beni çok üzüyor. Sonuçta; annemin beni daha doğmadan önce Kıbrıs’a adaması, bana seslenen gizli gücün fotoğrafçı olacağımı haber vermesi bu şekilde gerçekleşmiş oldu. Demek ki gönülden istenilen şeylerin gerçekleşmesine kimse engel olamıyordu. Bunu ben bizzat yaşayarak öğrendim.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT