BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘İşte benim gerçek kulum!’

‘İşte benim gerçek kulum!’

Utbe bin Amir hazretlerine Cenab-ı Hakkın razı olduğu gerçek kul nasıl olur diye sorduklarında, buyurdu ki: “Kulun içi dışına, sözü özüne uyduğu zaman, Allahü teâlâ meleklere şöyle hitab eder: “İşte benim gerçek kulum.”



Utbe bin Amir hazretlerine Cenab-ı Hakkın razı olduğu gerçek kul nasıl olur diye sorduklarında, buyurdu ki: “Kulun içi dışına, sözü özüne uyduğu zaman, Allahü teâlâ meleklere şöyle hitab eder: “İşte benim gerçek kulum.” Yahya bin Muaz hazretleri de şöyle buyurdu: “Gönüller, çömlekler gibidir. Ağlıyan gönüllerin gözyaşları, gönül sahiplerinin dilleridir. Siz yalnız sözlerinizle değil, işlerinizle de gerçekten kul olduğunuzu gösteriniz!.” Mervan bin Muhammed buyurdu ki: “Bana kimden övgüyle bahsettilerse muhakkak onu, bildirilenlerden aşağı buldum. Ancak Vekî’ müstesna. Çünkü onu, söylediklerinden de yüksek buldum.” Antakî buyurdu ki: “Amellerin en faziletlisi gizli günahları terketmektir. Kendisine bunun sebebini sorduklarında o, şu cevabı vermiştir: Çünkü gizli günahlardan uzak kalan kimse, âşikâr günahlardan daha çok uzak kalır. Kulun içi görünüşünden daha çok temiz olursa, bu adâlettir. Fakat görünüşü içinden daha yüksek olursa, bu da zulümdür.” Ebu Abdurrahman ez-Zahid münacatı esnasında: “Yazıklar olsun bana. İnsanlara karşı emniyetle muamele ettim de Rabbimin emânetlerine hıyanette bulundum. Keşke insanların, “O adam hâindir.” Demeleri pahasına da olsa, Rabbimin emânetlerine hıyanet etmeseydim..” der, sonra ağlardı. Zübeyr bin Avvâm buyurdu ki: “Gizli birtakım kötülük ve ayıplarınız bulunduğu gibi, başkalarından sakladığınız birtakım ibadetleriniz de olsun.” Muaviye bin Kurre buyurdu ki: “Bana gündüzleri tebessüm eden, geceleri ağlıyan bir adam gösterebilir misiniz? Böyle ihlâslı kişiler herhalde çok azdır.” Ebu Emame buyurdu ki: “Kulun Allah korkusu ve âhiret endişesiyle evinde ağlaması, mescidde ağlamasından daha hayırlıdır.” Meymun bin Mihrân buyurdu ki: “Sırf gösteriş olsun ve desinler diye, bir amel işleyen kimse, dışı itina ile süslenip güzelleştirilmiş bir helâya benzer.” Bilâl bin Sa’d da buyurdu ki: “Derviş geçinen bir kimse, yalandan zühd ve takvâ sahibi imiş gibi göründüğü zaman, şeytan sevincinden oynamaya başlar ve onunla alay eder.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT