BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gençlere masallar!..

Gençlere masallar!..

İnsan hafızası (hele Türk Milletininki) zayıftır. Herşeyi çabuk unutur. Nedense, geçmişi pek irdelemez. Hele şükretmeyi, aşağıya bakıp elde ettikleri için mutlu olmayı bilmez. Hep yukarı bakıp, haset etmeyi, mutsuz olmayı tercih eder.



İnsan hafızası (hele Türk Milletininki) zayıftır. Herşeyi çabuk unutur. Nedense, geçmişi pek irdelemez. Hele şükretmeyi, aşağıya bakıp elde ettikleri için mutlu olmayı bilmez. Hep yukarı bakıp, haset etmeyi, mutsuz olmayı tercih eder. Bazı konuları, kendi çocuklarıma bile anlatabildiğim inancında değilim. Zira, onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. Çok daha rahat, çok daha bolluk içinde büyüdüler. Bu yüzden anlattıklarım masal gibi gelebiliyor. Belki de (belli etmeseler de) abarttığımı düşünebiliyorlar. Birkaç örnek vermek isterim: 1- Şimdi, "Nike", "Adidas" vb. markalar nasıl moda ise, bizim dönemimizde de "Gıslaved" modaydı. Yani, çoğumuz lâstik pabuçla büyüdük. 2- Bizim nesil, 18 yaşına kadar üst cebi sağda olan ceket giymiştir. (Ben, Üniversite ikide sol cebe ulaştım.) Zira, bizim ceketler hep ters yüz edilmiş, büyüklerimize ait giyeceklerdi. 3- Çocukluğumuzda, "gözlük modası" hakimdi. Yani, hepimizin pantolonunun poposunda, yama bulunurdu. 4- Yeni nesil "kabara" nedir bilmez. Halbuki, ayakkabıya kabara veya demir çaktırırsanız, ömrünü uzatmış olursunuz. 5- Ben, hep yatılı okudum. Ortaokulu ve liseyi, Balıkesir'de parasız yatılı olarak; Üniversiteyi de Ankara'da SBF'de burslu olarak tamamladım. Bizim sınıf arkadaşımız olan kızlar, sayemizde iyi birer ev hanımı olmuşlardır. Özellikle terziliği iyi öğrenmişlerdir. Zira, bizim astarlarımızı, söküklerimizi, düğmelerimizi dikmek, onlar için, çok harika bir ihtisas fırsatı olmuştur. 6- Eski nüfus kâğıdımda, "ekmek karnesi verilmiştir" damgası bulunmakta idi. Zira, harb-i umumi (İkinci Cihan Harbi) sırasında, ekmek karneye bağlanmıştı. Şeker yoktu. Üç beyaz çok değerli idi, (Un, Şeker, Bez) Sümerbank'tan alışveriş yapmak bile mazhariyetti ve vesikaya bağlanmıştı. Şeker ihtiyacının, kuru üzüm ve pekmez ile karşılanması gayet tabii idi. Yemek listemizin en önde gelen tercihi; kızarmış ekmek üzerine sürülmüş zeytinyağı ve kırmızı biberdi. (Ayda yılda bir et yeneceği zaman, kümesteki tavuklardan birine müracaat edilirdi. Ekmek evde yapılırdı. Velhasıl, dışarıdan sadece zeytinyağı ve (nadiren) kıyma alınırdı. Tam bir ev ekonomisi hakimdi. 7- Şimdi, bazı gençlerde ve sosyetik kesimde, yabancı marka çamaşır tutkusu nasıl mevcut ise; bizim dönemimizde "Amerikan modası" vardı. (?) Sümerbank'tan alınan Amerikan Bezi ile, annelerimiz (Rahmetli Babaannemden miras kalan dikiş makinası ile) bize iç çamaşırı dikerlerdi. Bu arada, beyaz şeker çuvalları da, tercih edilen bir malzemeydi. 8- Biz orta okulda iken, ABD yardımı (lezzetsiz ve şekilsiz) gıdalar gelmişti. Ancak, hiçbir gün fakir olduğumuzu söylemek gibi bir onursuzca davranışa tenezzül etmedik ve gıda yardımı talep etmedik. 9- Her ilkbaharda ve sonbaharda temizlik yapmayı öğrendik. Çatıları temizleme; çivit-kireç karışımı ile duvarları badana etmek; konularında ihtisaslaştık. 10- Mahallemizde fakir, dul çoktu. Hali vakti yerinde olan, sadece Mehmet Amca vardı. O'nun tarlaları ve hepimize göre fazla geliri mevcuttu. Mahallenin, hemen hemen tüm çocukları, Mehmet Amca'nın oğlunun takkesi, terliği ve entarisi ile sünnet sıramızı savdık. Mehmet Amca, bize yüz para verir, geceleri, zembilleri dul ve fakirlere yollardı. Biz de, tembih edildiği üzere, sır vermez, zembili kimin yolladığını (?) söylemezdik. 11- En büyük tahsilat şansı, Bayramlar idi. (Önce, Rahmetli Halamın evine giderdim. Zira, beni çok sever, okuyorum diye kayırırdı. 25 kuruş da çok esaslı bir paraydı.) 12- Lisede aylık gelirim 10 TL idi. Ama, aramızda dayanışma vardı. Tüm arkadaşlar birbirine destek olurdu. Üniversitede de, burs dışında bir gelirim yoktu. (Ayın son on günü, helva ekmek mönüsü ile doyardık. Bazen de, Piknik Kemal'de pilâv üstü-az kuru-bol ekmek şansı bulurduk.) Bu tablo, bizim şanssız nesiller olduğumuzu mu gösterir? Asla... Şükretmeyi, sabretmeyi, fakirliği öğrendik. Vatan sevgisi, merhamet duygusu iliklerimize işledi. Paylaşmaya alıştık. Cimrilikten uzak olduk. Helâl lokma ile büyüdük. Ana-baba hayır duası aldık. Dostlukların, manevi duyguların, asıl zenginlik olduğunu paylaşmanın, veren el olmanın, faziletini keşfettik. İnşallah, bugünün gençleri de, bu güzel duyguları yaşamak, bu hasletlere sahip olmak şansına kavuşurlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109288
    % -0.34
  • 3.8678
    % -0.6
  • 4.5644
    % -0.41
  • 5.1931
    % -0.51
  • 156.43
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT