BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Azerbaycan hangi safta?

Azerbaycan hangi safta?

Türkiye ile Fransa tarihteki en gergin günlerindeler. Ölçülü tepkiler arayışındayız. Savunma sanayiindeki ihale iptalinden başlayarak alınan kararalar hayata geçiriliyor.



Türkiye ile Fransa tarihteki en gergin günlerindeler. Ölçülü tepkiler arayışındayız. Savunma sanayiindeki ihale iptalinden başlayarak alınan kararalar hayata geçiriliyor. Üniversitelerimiz, Fransızca'yı tedrisattan kaldırmayı dahi düşünebiliyorlar. Fransa parlamentosu, Ermenilere destek kanununu çıkartınca devlet ve hükûmet adamlarımızca yapılan hemen her itiraz konuşmasında Dağlık Karabağ da zikr edildi. Ermenistan, Azerbaycan'ın beşte birini işgali altında tutuyor. Eski-yeni devlet adamlarımız, nutuklarında daima şöyle demişlerdir... "Türkiye ve Azerbaycan, iki devlet fakat tek millettir." Bu veciz cümle doğrudur. Sadece Azerbaycan için değil, bütün Türk devletleri ile de öyledir. Hakîkat bu iken... Son zamanlarda Azerbaycan'la münasebetlerimiz kaygı verici bir seyir takip etmekte. İki hafta evvel Vladimir Putin, Bakü'deydi. Haydar Aliyev'in döne döne yanaklarından öptüğü Rus devlet başkanı, Azeri milli meclisinde bir konuşma yaptı, Azerilerden vizeyi kaldıracağı haberini verdi kendisi fahri vatandaş yapıldı. Ankara, bundan pek de memnun kalmadı. Esas rahatsızlık verense şu sancılı zamanda Aliyev'in yaptığı sürprizdir. Haydar Aliyev, Türkiye'ye karşı hasmane tutum içinde olan Fransa'da. Jacques Chirac'ın davetlisi olarak Paris'e gitti. Fransa, Ermenistan'la Azerbaycan arasında arabuluculuk yapacak. Cuma günü Haydar Aliyev'le Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan bir araya gelecekler... Ne iyi, iki ihtilaflı devlet temsilcisi, üçüncü bir ülkenin gayreti ile diyaloğa giriyorlar, bunda ne fenalık var? denebilir. Elbette doğru. Azerbaycan veya bir başkasının Türkiye'nin problemli olduğu devletlerle bütün köprüleri atması beklenemez. Ama kardeş bir ülke yönetiminin Türkiye'nin hassasiyet duyduğu meselelere azami dikkat gösterme gibi bir borcu da göz ardı edilemez. Aliyev, Rusların Azerbaycan'a daha dün tanklarla girip bir çok vatan evladını katlettiğini nasıl unutur? Putin'in Şehidler Hıyabanı'nı ziyaret etmesi ile acılar bitiyor mu? Ekonomik alışverişler tarihi gerçekleri ortadan kaldıramaz. Yarın Rusya, İran veya Ermenistan üzerinden Azerbaycan'a gelecek bir tehdit karşısında yardıma koşacak olan Fransa mıdır? Bu ziyaretin zamanlaması yanlıştır. Önceden kararlaştırılmış olsa bile en azından bir süre için tehir edilebilirdi. Hele şu ortamda hiç olmazdı. Üstelik Türkiye, Dağlık Karabağ ihtilafının halli için Fransa'nın AGİT bünyesindeki Minsk Grubu'ndan çıkartılması arzusuyla Fransa'ya karşı alınacak tedbirler cümlesinden olmak üzere Dışişleri Müsteşarı'nı Bakü'ye yollamışken. Sanki Fransa takdir edilmekte. Ayrıca Aliyev'in kullandığı dil, ve yürüttüğü mantık da kabul edilemez cinsten. Azerbaycan, buna göre düşmanının dostunu dost kabul ederek Türkiye'ye tercih etmekte. Hadise şudur. Fransa, Türkiye'yi doğudan kuşatmakta. Üstelik düşmanları yaklaştırmak sureti ile. İngiltere de sıraya girdi. Tekrarlayalım. Önce "özelleştirme gecikti" bahanesiyle yabancı sermayeyi çekip içerde kriz çıkarttılar. Sonra Ermeni soykırımı iddialarını dayattılar. İçimizde iki şüphe çarpışmakta. Biri şu. Süleyman Demirel'in çok aziz dostu Haydar Aliyev, bir şekilde hatasını telafi ederek, Türkiye için de hayırlı bir netice alacak. Bundan hepimiz hoşbaht olacağız. Diğeri ise ağır bir tahmin. Şimdi yazmayı uygun bulmuyoruz. Yalnız yeri gelmişken Ebulfez Elçibey'e rahmet dilemeden geçemeyeceğiz. Sorunun cevabına gelince. Azerbaycan, tabiî ki bizimle aynı safta. Onunla aynı safta olmayan devlet adamları düşünsün. Ne yazık ki bu da bizim talihimiz. Türk milleti ile onu yönetenler her zaman aynı safta olmazlar. Kalbler farklı atar, kafalar ayrı düşünür.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT