BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kamu yayıncılığının dayanılmaz cazibesi

Kamu yayıncılığının dayanılmaz cazibesi

Herşey eleştirilir, sil baştan değerlendirilebilinir. Ancak bunun hukuki ve makûl bir dili, yaklaşımı olmalıdır. Suçlamak ve yıpratmakla olmuyor. Soğukkanlı ve sağduyulu düşünmek maharet. Gerektiği kadar ve dozunda bırakabilmek önemli.



Herşey eleştirilir, sil baştan değerlendirilebilinir. Ancak bunun hukuki ve makûl bir dili, yaklaşımı olmalıdır. Suçlamak ve yıpratmakla olmuyor. Soğukkanlı ve sağduyulu düşünmek maharet. Gerektiği kadar ve dozunda bırakabilmek önemli. Emekli Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, Ceviz Kabuğu'nda Anayasa Mahkemesi'ni, bazı üyelerini ve eşlerini, Cumhurbaşkanlığı makamını töhmet altında bırakacak uluorta iddia ve sorumsuzlukla keşke eleştirmese, yıpratmak istemeseydi. Hulki Cevizoğlu daha aklı selimle davrandı. Reyting düşünmedi. Oysa konu ve konuk da çok müsaitti. Kurumlar kolay güvenilir olmuyor, sorumluları saygınlık için zaman ile yarışıyor. Özellikle de kamu kuruluşları. Bunlardan biri de TRT. Abalıya vurulduğu zaman ölçü kaçıyor. Yarısı dolu bardağın, boş olan yanı sürekli gösteriliyor. Ferasetli yönetim kendisini en çok eleştiren, baskı kurmaya çalışan siyasilere değerlendirttirir. TRT'de öyle yaptı, önemli bir panel düzenleyerek Türkiye'de kamu yayıncılığı nedir, ne olmalıdır? Prof. Nevzat Yalçıntaş (FP) tarafsızlık, adalet, dürüstlük, kimlik ve kalite biçiminde değerlendirdi. RTÜK kararları uygulanmalı. Para cezası zor tahsil ediliyor, "karartma" olmalı. Can alıcı konulara girmeli ve aktüaliteden de kopmamalı şeklinde özetledi. Yalçıntaş, TRT haberlerini izlemezse eksiklik hissettiğini aktardı. Aydın Tümen (DSP) bakın neler dedi?: - Yeniden yapılanmalı ve örgütlenmeli. 2954 fazla zorlanmadan devre dışı kalmalı. Tekel gitti, gelir düştü. Rekabet başladı. TRT özel televizyonlara mektep. Her şeyi tartışarak yapalım. İmkanlarımız fazla. Sınırötesine uzanalım. Dolayısıyla yasal çalışmaların yapılacağı döneme artık girilmiştir. Sıralamada 3. konuşmacı İsmail Köse (MHP): - Kamu yayıncılığı herkesin ulaşabileceği çoğulculuktur. Gençleri ekran başında tutabilmeli. Programlar insan merkezli olmalı. Din eğitimi verilmeli. Vicdanlara hitap etmek durumunda. İnançlardan kaçılamaz. Demokratik refleksleri ortaya çıkarmalı. Televizyonlar karartılabilmeli. Karartma Türk insanının vicdanında aydınlatma hareketidir. Yeniliğe alışma süreci Sınırlama yok. Politikacılar istediğini söylüyor. Beyhan Aslan'ın (ANAP) tespitleri ve söylemi radikal ve dert küpü: - Tekel bilgilenmeyi önler. Medya sektörü en zayıf dönemini yaşıyor. Özgürlük; vicdan ve beyinlerdedir. Cezaevleri bile bunu değiştiremez... Gazeteciler yasal güvenceye alınmalı. Ama haber ve yorum karıştırılmamalı, medya doğru bilgi edinme hakkını zedelememeli. Özel hayatın gizliliği korunmalı. Yalan haberin cezası olmalı... Maçlar, ülkenin dört bir yanından izlenen TRT'den yayınlanmalı. Turhan Güven (DYP) "İktidar burada da süreyi aştı" derken espri günü gösterdi. Sonra devam etti: - Ülkede Anayasa sıkıntısı var, 133. madde dahil tümü değişmeli. Düzeyli ve çok sesli olmak gerek. Frekanslar hâlâ neden tahsis edilmedi? Vatandaş her şeyi görsün. Eğitilmiş yurttaş haberi iyi bilir. Haber yorumsuz verilmeli. Bu şarttır. TRT, eleştiriler dahil bunu aynen yayınladı, özgürlüğü ve demokrasiyi sergiledi. Üye Prof. Zeki Hafızoğulları değişimi savunurken, Genel Müdür Yücel Yener ise dünyada kamu yayın kurumlarının seyirci ve gelir kaybına uğradığını, BBC, RAİ, NOS gibi kuruluşların değişim ile eski güçlerine kavuştuğunu, Türkiye'de de bu noktaya gelindiğini hatırlattı. Artık start için geriye sayma başladı. Kaliteli bir etkinlikti. Herkes payına düşeni aldı. Zaten böylece bir bütün olunuyor. Türkçe'mize sahip çıkmak, Türk Sanat ve Halk Müziği'ne öncelik vermek, sporu taşraya yaymak, amatör heyecanları diri tutmak, abartıdan uzak, geniş yayın ağıyla halk kitlelerinin bilgi ve eğitim ile eğlence kanalı olabilmek, yayınladığı kitap, CD, kasetlerle bir sonraki nesile belge taşımak, kamuoyunun tarafsız oluşumuna yardımcı olmak, ayna görevini üstlenmek sadece TRT'nin değil yayın sorumluluğu almış herkesin görevi. Yıpratmak değil, yapmak. Nevruz yani Türk'ün renkleri kırmızı, mavi, yeşil ile farkedilmek. Yenilik her zaman alışana kadar tepki görüyor ülkemizde. Her kanalın kimliğine göre logo hoş değil mi sanki?! Ve doğru bilgiyi ilk elden alabilmek değişimde, gelişimde. Eleştirmek ve eleştirilmek, ama saygın ve ölçülü. Yıpratmadan.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT