BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Halk müziği hiçbir zaman bitmeyecek

Halk müziği hiçbir zaman bitmeyecek

İzzet Altınmeşe “Bugün halk müziği programları tekrar zirveye oturdu. Çünkü bu halkın duygusuna tercüman oluyordu. Bugün halk müziğinin yeniden zirvelere çıkmasının altında yatan gerçek halkın kendi kültürüne sahip çıkma duygusudur” diyor.



Her platformda "mütevazı" diyorlar bana. Doğrudur. Bu benim yapımda var. Yani şimdi nasıl mütevazı isem, on sene önce de aynıydım, otuz sene önce de, çocukken de.. Halen de mütevazıyım. Ama şunu da kabul ediyorum ki, mütevazı olmak insana bazen çok şey kaybettirebiliyor. Ben burada ne kaybettiğimi söylemekten çok mütevazılıkla birlikte, yerinde ve zamanında hakkını aramayı da bilmeyi öneriyorum. Yoksa tek başına mütevazı olmak yetmiyor. Kendi kültürümüz Şimdi efendim, biz Avrupa'ya yönümüzü çevirirken belki kolay olduğu için, onların modasını müziğini almaya yöneldik. Gençler bu kolay yolda çok kısa zamanda parladıkları için hep o yöne koştular. Medyanın da yelpazesiyle fantezi müzik bir anda flaş oluverdi. Biliyorsunuz medya çok önemli bir sektör. İnsanı etkilememesi mümkün değil. Artık televizyonda ne görse ona inanıyor insanımız. Magazin programlarını görüyorsunuz. Hiç olmadık bir şeyi göklere çıkartıveriyorlar. Ama bütün bunlara rağmen, kökü bizde olmayan bu müzik kültürü bir zaman sonra ister istemez yerini yine "Türk Halk Müziği"ne terketmek zorunda kaldı... Bugün halk müziği programları tekrar zirveye oturdu. Çünkü bu halkın duygusuna tercüman oluyordu. Bugün halk müziğinin yeniden zirvelere çıkmasının altında yatan gerçek halkın kendi kültürüne sahip çıkma duygusudur. Fırat'ı duyuramadım "Şu Fıratın suyu akar serindir, ölem ölem derdo ölem, akar serindir/Yarimi götüren anam, kanlı zalimdir, ölem ölem, kanlı zalimdir, nasıl gülem oy oy" Bu türküyü gerçekten o zaman da aynı duyguyla söylemiştim. Fakat söylediğim o yıllarda bu kadar imkan nerde? O yıllarda sadece bir kanal, TRT vardı. Orda denetimden geçmeyen parçaları televizyonda okuyamazdınız... Fırat türküsü de o zaman TRT denetiminden geçmemişti. Haliyle bu türküyü halka duyuramadım. Bir de benim medyatik bir yönüm yoktur. Bu işi, şimdilerde iyi yapıyorlar. Benim de olsa, bu güzel türküyü duyuranlara teşekkür ediyorum. Göründüğüm gibiyim Diyorlar ki, çok sanatçının ya da artistin ekrandaki haliyle özel hayatındaki hali farklı. Olabilir. Bu benimle alakası olmayan bir konu. Ama ben kendime bir düstur edinmişim. Çocukluğumdan beri bu düstura göre yaşıyorum. Ne buyurmuş Mevlana hazretleri: "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol" Benim düsturum işte bu söz. Ben ekranda nasılsam, özel hayatımda da aynıyım. Ben bir Türk halk müziği sanatçısıyım. Topluma mal olmuş bir sanatçıyım. 35-40 senedir ayakta durmamın sebebi, doğruluğuma dürüstlüğüme ve halkımın sevgisine mazhar oluşumdur. Onlar beni nasıl beğenip alkışlıyorlarsa, ben de buradan hepsine kucak dolusu selamlarımı, saygılarımı, hürmetlerimi sunuyorum. Paranın yeri cep olmalı Bir mesaj vermem gerekirse, şunu öğütlerim gençlere. Evet, Napolyon "Para para para" demiş. Doğru, hayatın bir gerçeğidir para. Yani para olmadan yaşamak da olmuyor. Fakat para ideal olmamalı. Yani onun uğruna her yol mübah sayılmamalı. İnsanın erdemleri de unutulmamalı. Bizim gençliğimizde bir Ahmet abimiz vardı. Biraz tutumluydu. Hatta bu hareketinden dolayı biz ona biraz da cimri diyorduk. Bir gün dedim ki kendisine: -Ya abi, nedir sendeki bu paraya düşkünlük? Cevabı çok enteresandı: -Para niye lazım biliyor musun? Para, parayı çok sevenlerin yüzüne vurmak için lazım. Bence de para bu zamanda başkasına muhtaç olmamak için lazım. Ama paranın yeri cep olmalıdır kalp değil...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110329
    % 0.91
  • 3.8553
    % -0.22
  • 4.5445
    % -0.12
  • 5.1446
    % 0.02
  • 155.844
    % -0.03
 
 
 
 
 
KAPAT