BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahmet Abdülhak Raduli “rahmetullahi aleyh”

Ahmet Abdülhak Raduli “rahmetullahi aleyh”

Hindistan’da yetişen bir büyük evliya zat, Bindörtyüz otuzüçte orada etti vefat. Zahiri ilimleri öğrenip pek mükemmel, Tasavvufa girmeği istedi bir an evvel.



“Misafirimiz var!..” Hindistan’da yetişen bir büyük evliya zat, Bindörtyüz otuzüçte orada etti vefat. Zahiri ilimleri öğrenip pek mükemmel, Tasavvufa girmeği istedi bir an evvel. Bir “Mürşid” aramağa başladı bu iş için, Lakin bulamayınca, üzüldü için için. Zirvesine çıkınca bu arzusu onun tam, Uyurken, kendisine olundu şöyle ilham: “Aradığın o rehber, Pani Püt şehrindedir, Git ona hizmet et ki, o seni ilerletir.” Sabahleyin uyanıp, bu huzur ve sevinçle, Ona kavuşmak için yola çıktı acele. O zat “Celâleddin-i Pani Püti” idi ki, Keşf olundu ona da, onun yolda geldiği. Hemen talebesine buyurdu ki; “Çocuklar, Yemekler pişirin ki bir misafirimiz var. Çabucak donatın ki çok mükemmel bir sofra, O kıymetli misafir teşrif eder az sonra.” Hakikaten birazdan misafir geldi atla, Onu karşıladılar, büyük bir iltifatla. Lâkin o görünce bu, büyük tezahüratı, Oradan geri dönüp, süratle sürdü atı. Zira o düşündü ki; “Aradığım bu değil, Büyükler, debdebeye, dünyaya etmez meyil” Gördüğü manzarayı, “Dünyalık” zannederek, İçeriye girmeyip, o yeri eyledi terk. O gün akşama kadar, at sürdü bu niyetle, Akşam vakti bir yere ulaştı afiyetle. Birisine sordu ki; “Bu şehrin adı nedir?” O, cevaben dedi ki; (Pani Püt) şehri denir. Hayret edip dedi ki; (Bu nasıl iş ki acep, Bugün akşama kadar yoldayım halbuki hep.) Dinlenip, sabahleyin at sürdü yine tekrar, Yine akşam üzeri, bir yere kıldı karar. İlk gördüğü kişiye sordu o vilayeti, (Pani Püt’tür) deyince, daha arttı hayreti. Sabahı bekleyerek, tekrar çıktı sefere, Maksadı, “Pani Püt”ten gitmekti başka yere. O gün akşama kadar, hiç durmadan sürdü at, Yine de “Pani Püt”ten çıkamadı o fakat. Aynı dergâh önünde buldu yine kendini, O zaman idrak etti bu işin hikmetini. Düşündü ki; “Herhalde bu zattır aradığım, Ve onun elindedir demek ki benim bağım. Zira ben istedikçe, terk edeyim bu yeri, O, manevi bağ ile çekti hep beni geri.” Büyük bir iştiyakla, inip girdi dergâha, O zattan feyz alarak, vasıl oldu Allaha.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT