BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sıradışı sanatçı

Sıradışı sanatçı

Müzik adamı, hattat ve tezhip sanatçısı İlhan Özkeçeci, sanatların insan ruhunun farklı yansımalarından ibaret olduğunu belirterek, "Sanat her an yenilenmeyi ve orijinal olmayı gerektirir" diyor.



Hem bir "hoca", hem de çok yönlü bir sanatkâr olan Doç.Dr. İlhan Özkeçeci, Türk sanatlarının tarih boyunca bütün kurumlarıyla gelişerek topluma hitap ettiğini söylüyor. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tezhip Anasanat Dalı Bölüm Başkanı Özkeçeci, üç ayrı sanat dalında eserler veren ender sanatkârlarımızdan. Beyoğlu Emlak Sanat Galerisi'nde hat ve tezhib sergisi açan Özkeçeci, "İnsanın güzellik karşısındaki hassasiyeti her halde sözün başlangıcını oluşturuyor. Sanatların hemen hepsi insanın bedii zevkini ortaya çıkarıyor. Musiki insanın ruh dünyasını besliyor. Klasik kültürümüzü ben duygular yumağı şeklinde düşünüyorum diyor. Tarab'ın kaşifi "Tarab" isimli bir saz geliştirdiğini bildiğimiz sanatçıya, bu sazın özelliklerini de soruyoruz. Cevabı şöyle: "Musikide klasik tanburu icra ediyorum. Tanburun bir de yayla çalınan şekli var. Klasik olmasa da. Canım yay istiyor, ama yaylı tanbur çalmıyorum. Beri tarafta rebab adında bir saz var. O sazla da bazı sıkıntılar yaşıyorum. Mesela sesi açık gelmiyordu. Net ses alamıyordum. O sazı bir uzun kol yapıp, tanburun sazını küçülterek yeni bir saz geliştirmeyi düşündüm. Teknik olarak yeni bir şey olmayabilir, ama perdeli ve yayla çalınan bir saz oldu. Buna da bir isim düşündük ve 'Tarab' adını verdik. Belki literatüre girmedi ama, biz kendimiz için bir saz yapmış olduk." Sergisinde klasik çizginin dışında güzelliklerin de görüldüğü sanatçı, bunun sebebini şöyle açıklıyor: "Sanat, zaman içinde yeni güzellikler getirmeyi gerektiriyor. Klasik ölçülerden taviz vermeden kendimiz ne yapabiliriz diye düşünüyoruz ve farklı eserler vermeye çalışıyoruz. Hep bilinen yazı ve süsleme kompozisyonlarını kullanınca insanlar zevk almaz hale geliyor. Sanatın sürekliliği, yapılan yeniliklere bağlıdır. Sanat, her an yenilenmeyi ve orijinal olmayı gerektiriyor. Bu sanatlar klasiktir ama insanların modern anlayışla baktığını düşününce, bu ihtiyaca da cevap vermeyi düşünüyoruz. Böylece, klasik ölçüler içinde modern çalışmalar yapmaya çalışıyoruz." 4 kitabı yayımlandı 1955 yılında Kayseri'de doğdu. 1980'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Dekoratif Sanatlar Bölümünden mezun oldu. Hattat Kemal Batanay'dan Rik'a hattı meşk etti. Müzehhipler Rikkat Kunt, Muhsin Demironat ve Tahsin Aykutalp'ten tezhib dersleri aldı. 1997 yılında Hattat Hasan Çelebi'den Sülüs ve Nesih hat dallarında icazet aldı, 1983-1995 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü'nde okutman olarak görev yaptı. 1991 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Tezhib (Süsleme) Anasanat Dalında "Sanatta Yeterlik" ünvanı aldı. 1995 yılında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü'ne Yardımcı Doçent olarak tayin edildi ve bölüm başkanı oldu. 1996'de Tezhib Anasanat dalında doçent oldu. Halen Bölüm Başkanı olan sanatçı biri Türk Tezhib Sanatı dalında olmak üzere 4 kitap yayınladı. 4 şahsi sergi açtı ve çok sayıda karma sergiye katıldı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT