BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Menopoz dünyanın sonu değil

Menopoz dünyanın sonu değil

Menopozun meydana getirdiği her sıkıntının kontrollü bir tedavi ile çözümlendiğini belirten uzmanlar, menopozun kadınlar için çözümsüz bir sorun olmaktan çıktığını söylüyorlar. İlk belirtilerinin 40-50 yaş arasında kendini gösterdiğini ve 50 yaşına doğru ortaya çıktığını belirten uzmanlar, teşhisin konulmasından sonra tedavi olarak östrojen ve progesteron hormonu verildiğini ifade ediyorlar.



Menopozun meydana getirdiği her sıkıntının kontrollü bir tedavi ile çözümlendiğini belirten uzmanlar, menopozun kadınlar için çözümsüz bir sorun olmaktan çıktığını söylüyorlar. İlk belirtilerinin 40-50 yaş arasında kendini gösterdiğini ve 50 yaşına doğru ortaya çıktığını belirten uzmanlar, teşhisin konulmasından sonra tedavi olarak östrojen ve progesteron hormonu verildiğini ifade ediyorlar. Ancak burada uzmanların bir ufak uyarısı oluyor: Östrojenin tek başına verilmesi durumunda hem memede hem de rahimde kanser riski artıyor. Progesteron hormonu ile birlikte kullanıldığı zaman ise bu riski ortadan kaldırıyor. Bazı uzmanlara göre ise östrojen hormonu kanser yapmıyor ancak kanser oluşmaya başlamışsa bunu ilerletebiliyor. Bu tür bir olumsuz gelişme ihtimalinin önlenmesi için tedaviye başlamadan önce ultrasonografi gibi tetkiklerle memenin, rahmin incelenmesi gerektiğini bildiren uzmanlar, vücudun diğer bölgeleriyle ilgili taramaların da tamamlanmasının ardından, hormonun ilaç ya da bant olarak verileceğine işaret ediyor. Hormon kesin çözüm Tedavinin ne kadar sürdürüleceği ise halen dünyada tartışılıyor. Önümüzdeki yıllarda 10 yıl klasik hormon tedavisinin sürdürülmesinden sonra bitkisel hormon tedavisinin yürütülebileceği öne sürülüyor. Menopoz döneminde, yaşın ilerlemesine bağlı olarak alzheimer ve kolon kanserlerinin de görülebildiğini hatırlatan uzmanlar, uygulanan hormon tedavisinin bu hastalıkları önleme özelliğinin de olduğunu belirtiyorlar. Neler yapılmalı Kadınların menopoz dönemi ile ilgili olarak dikkat etmesi gereken noktalar şunlar: ¥ Menopozun ilk belirtisi olan adet kanamasının gerçekleşmemesiyle birlikte, mutlaka bir kadın hastalıkları uzmanına başvurun. Farklı kaynaklardan yola çıkarak, kendi kendinizi tedavi etmeye çalışmayın. ¥ Sağlıklı bir menopoz süreci geçirmek için spor şart. Ama yürüyüş yeterli değil. Bedeninizin tüm bölgelerini çalıştıracak egzersizleri ihmal etmeyin. ¥ Menopozla birlikte gelişen osteoporoza karşı, kalsiyum alımı çok önemli. Onun için kalsiyum ömür boyu, dengeli bir şekilde alınmalı. ¥ Sigara ve alkolden uzak durun. Sigara menopoza bağlı olarak hem meme kanseri hem de osteoporoz riskini önemli oranda arttırıyor. ¥ Menopoz, her kadında şikayetlere neden olmayabilir. Ama sorun yaşasanız da yaşamasanız da, 6 ayda ya da yılda bir kez kontrolden geçin. Sizi rahatlatacak doğal reçeteler Menopoz, kadınların hayatındaki en zorlu dönemlerden biridir. Bu dönemde; ateş basması, terleme, ruhsal durumdaki iniş çıkış ve sinirlilik gibi sıkıntı veren rahatsızlıklar, kadınların hayatının bir parçası haline gelir. Doktorların göstereceği tedavi yöntemlerinin yanısıra, uygulanacak doğal reçeteler ve bu döneme uygun yiyecekler, organizmaya yardımcı olacak ve sıkıntıları azaltacaktır. Mesela, sinirsel gerginliğine çok iyi gelen papatya ve ateş basmalarını önleyen akdiken çayları içilebilir. Portakal, marul gibi gevşemeyi sağlayan besinler daha çok tüketilebilir. Bunlardan başka, menopozla birlikte gelen tüm problemlerde safranın çok etkili bir baharat olduğunu da ekleyelim. Bitkilerin ürettiği bazı özler, kadınlık hormonu östrojeninkine benzer bir role sahip. Dolayısıyla organizmanın denges ini yeniden bulmasında bu bitkilerin tüketilmesi önemli. Menopoz döneminde meydana gelen hormonal kaybın giderilmesinde bu özleri içeren sebze, meyve ve tahıllar tüketilmeli. Nohut, fasulye, tahıl ürünleri, havuç, soğan, sarımsak, bitkisel yağlar, özellikle ayçiçek yağı bu özleri içeriyor. Papatya çayının sakinleştirici etkilerinden faydalanmak için lezzetli bir karışım hazırlayabilirsiniz. İki bardak su kaynatın. İçine beş çorba kaşığı kuru papatya atarak, bir saat dinlendirin. İki portakalın kabuklarını ince uzun rendeleyin. Karışımı acılaştırmaması için beyazlarını rendelememeye özen gösterin. Bir tencereye bir bardak su, bir buçuk çay bardağı şeker ve portakal kabuğu rendesini koyun. Orta ateşte 10 dakika kaynatın. Papatya çayı ile portakal kabuğu şurubunu süzün ve birbirine karıştırın. İçine çırpılmış bir yumurta akını ilave edip iyice çırpın. İki saat dinlendirdikten sonra ister bir defada, isterseniz birkaç defada tüketin. Ayrıca şu reçeteleri de uygulayabilirsiniz: ¥ 1 bardak sıcak suya; 3 tane papatya konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp, içilir. Günde 2 kere, tekrarlanır. ¥ 4 bardak suya; 1 tutam pelin konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir. ¥ 1 su bardağı kaynak suya; 1 kahve kaşığı ufalanmış melisa konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülüp, içilir. Bu işlem, günde 3 kere tekrarlanır. Mutfaktaki güzellik Mutfağınızda, her an elinizin altında bulabileceğiniz malzemelerle cilt ve saç bakımınızı yapabilirsiniz. Size vereceğimiz bazı ipuçlarıyla, mutfağınızı bir güzellik merkezi haline getirebilirsiniz Melisa kırışıklıkları yok ediyor Cildin parlak, kırışıksız ve duru olması herkesin arzusudur. Bunu sağlayabilecek harika bir bitki var: MELİSA... Gerçekten de melisanın yaprakları ve tomurcukları, içerdikleri madensel tuzlar ve yağlar sayesinde cildi tazeler, yaşlanmasını geciktirir ve ince kırışıklıkları giderir. Halk arasında "OĞULOTU" olarak da bilinen bu şifalı bitki ile yapılacak toniği uygulamak oldukça kolay: Bir tas kaynamış suya bir avuç melisa koyun. Bir-iki dakika kaynattıktan sonra, yüzünüzü bu suyun buharına tutun. Bu işlem 10 dakika sürdürülür. Buhardan sonra melisa ile yapılmış olan yüz toniği ile cilt yıkanır. Pamuğu toniğe batırıp bol sulu bir biçimde hafif hafif bastırarak yıkamak daha uygundur. Yüz toniğini hazırlamak da çok kolay. Bir su bardağı ölçüsünde kaynar suya bir çorba kaşığı melisa koyun. Üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dakika kaynatın. Ateşten indirdikten sonra 20 dakika demlenmeye bırakın. Sonra süzün. İşte cildiniz için harika toniğiniz hazır. Hastalıklar ve çareleri Sık görülen mevsim rahatsızlıkları Soğuk algınlığı, grip, nezle ve solunum yolu enfeksiyonu gibi rahatsızlıkların çok sık görüldüğü bir mevsimde bulunuyoruz. Bünyesi zayıf olanlar, kendisini iyi koruyamayanlar ve bulaşıcı hastalıkların kolayca yayıldığı ortamlarda bulunmak zorunda olanlar, bu rahatsızlıklara daha sık yakalanıyor. Bu sebeple, "Hastalıklar ve Çareleri" köşemizi bu hafta soğuk algınlığı, grip, solunum yolu enfeksiyonu gibi rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olan bitkilerle kullanım şekillerine ayırıyoruz. İşte bunlardan bazıları: Okaliptus: Solunum yolları için antiseptiktir. Bir bardak sıcak suya 3-4 yaprak ufalanarak konur. 20 dakika bekledikten sonra süzülür, günde 2-4 bardak içilir. Salep: Öksürüğü yumuşatır, balgam söktürür. Sarımsak: Salgın hastalıklardan koruyucudur. Kekik: Mikrop kırıcı olduğu için solunum yollarını sterilize etmek için alınmalıdır. 1 çay bardağı sıcak suya 1 çay kaşığı konur, 10 dakika sonra süzülür ve günde 1-3 bardak yemek üzerine içilir. Karanfil: Salgın hastalıklar sırasında koruyucudur. Komposto ve çorbalara 1-2 diş atılır. Salgın hastalıklarda içme suları içine 1-2 diş karanfil veya 1 damla karanfil esansı katılır. Zencefil: Salgın hastalıklarda direnci artırır. Toz halde yiyecekler üzerine konur. Hamur işlerinde una karıştırılır. Çay olarak içilebilir. Adaçayı: Mükemmel bir mikrop kırıcıdır. Çay şeklinde içilebilir. 1 bardak sıcak suya 7-8 yaprak konur. 10 dakika sonra süzülür ve günde 3-4 bardak içilir. Biberiye: Yaprakları ve çiçekleri bir bardak sıcak suda bekletilip içilir. Esansı ise masaj yapmak için kullanılır. Defne: Grip ve ateş nöbetlerinde birebirdir. Çay gibi demleyip içilebilir. Ayrıca yemekleri yapılırken, sos hazırlamada ve sebze çorbalarında kullanılır. Hardal: Sarı hardal tohumu ezilerek, suyla karıştırılıp sulu macun halinde sırta konur. Ihlamur: Bir bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı ıhlamur konur ve 20 dakika sonra süzülür. İçerisine bal katılarak bol bol içilir. Keçiboynuzu: Solunum yolları hastalıklarında bronşları yumuşatır. 1 su bardağı suya parçalanarak bir keçiboynuzu konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülüp üzerine tarçın eklenir. Gerekirse biraz da bal eklenerek, günde 2-4 bardak içilir. Kereviz: Solunum yollarını temizler. Limon: Bol miktarda C vitamini içerdiği için yemeklere, salatalara sıkılarak veya sıkıp su ile karıştırılarak içilir. Maydanoz: Salgın hastalıklara karşı vücudu korur. Bol bol çiğ olarak tüketilmesi gerekir. Mahlep: Salep gibi süt veya su içerisinde kaynatılarak veya bala karıştırılarak alınır. Nane: Yaş veya kuru halde salatalara konur veya çay olarak içilir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT