BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir Küba mâcerası

Bir Küba mâcerası

KÜBA epeydir Türkiye’nin gündeminde. Karşılıklı ticaret heyetleri gidip geliyor, milletvekillerimiz Küba ziyaretleri yapıyor, Koç grubu Havana’da Migros mağazaları açmayı düşünüyor. Dahası da var.



KÜBA epeydir Türkiye’nin gündeminde. Karşılıklı ticaret heyetleri gidip geliyor, milletvekillerimiz Küba ziyaretleri yapıyor, Koç grubu Havana’da Migros mağazaları açmayı düşünüyor. Dahası da var. Ülkemizde Küba puroları için bir fabrikanın kurulması bile konuşuluyor. Pek mi gerekli bilmem ama, dünyanın öbür ucundaki Küba ile Türkiyemiz sıcak sarılışmalar içinde. * * * Efendim, bendenizin de bir Küba mâcerası vardır. Yo yo.. Bu ülkeye gitmiş değilim. Ama başım Küba yüzünden dertlere girmiş ve de zor kurtulmuştur. Yıl 1966, Haziran... Sivas, Kabakyazı’da askerim. 70 kişilik yedeksubay bölüğü, koca bir koğuşta kalıyoruz. Gündüzleri eğitim ve ders, geceleri ise ranza üstlerinde gevezelik. Aramızda tıb doktorları, üniversite hocaları, bürokratlar, işadamları var. Yani askerliğe geç kalmış, çoğu 30 yaşın üzerinde (hatta 40’lı, 50’li yaşlarda) 69 adam. Galiba en gençleri benim. * * * Gece oldu mu, şen şakrak sohbetler başlıyor. Kimi Paris’i, Londra’yı anlatıyor. Kimi Moskova metrolarını, Çin meydanlarını. Mübareklerin hepsi dünyayı dolaşmış. Anlat anlat bitiremiyorlar. İçlerinde bir ben Edirne dışına çıkmamışım. Derken, bir gece vaziyete canım sıkıldı. Ranzanın üst katında şöyle bir doğrulup, orta yere seslendim: - Küba’ya gideniniz var mı? Sus pus oldular. Sonra da en meraklı ve en kıskanç gözlerle baktılar. Sanki eksikli imişler gibi yarı suçlu mırıldandılar: - Sen gittin mi sahi? - Evet ya. Küba’da altı ayım geçmiştir. * * * O geceden itibaren tefrika halinde başladım anlatmaya: - Havana’da bütün oteller tek katlıdır ve odalarda tavan yoktur. O güzelim iklimde gökyüzüne, yıldızlara, mehtaba baka baka uyursunuz. Huzurlu, mutlu, hem de capcanlı uyanırsınız. - Başka? - Muz ve ananas dükkânlarda bedavadır. Her akşam otel odanıza bir paket puro bırakılır. - Başka? - Üç güne bir meydanlarda fiesta tertiplenir. İnsanlar sabaha kadar dans edip eğlenir. Eğlencelere katılmamak hem ayıp hem de kabalıktır. Ve tabii, daha neler neler... * * * Bu bitmez tükenmez hikâyeleri haftalarca dinleyen koğuş arkadaşlarımın gözünde artık en enteresan gezgin ben idim. Devamlı saygı görüyor, üstünlük pazarlıyordum ki... Askerlik bitimine üç gün kala bir sabah bağırdım: - Hepsi yalandı, uydurmaydı!.. Nasıl da koyun gibi dinlediniz? Sizi gidi öğüngen enteller sizi! Der demez 69 kişi, yakalayıp havuza atmak için üzerime çullandı. Ben can havliyle ellerinden kurtulup kendimi dışarı attım. Önde Gürbüz Azak, arkada 69 kişi, o koca meydanda seyirtiyorken, pat diye önümüze bir general çıkmaz mı? Hep birlikte rapp diye durduk. * * * General, olup bitenden habersiz, bana yaklaştı: “Âferin asker, dedi. Demek bu sabahki koşunun açık farkla galibi sensin?” Sonra arkamdakilere döndü: - Alkışlayın bu sportmen arkadaşınızı! Mecburen ve en asık suratlarla bir alkışladılar, bir alkışladılar. * * * O gece kimse yüzüme bakmadı. Hepsi birden bana küsmüşlerdi. Ama üç gün geçince de, birbirimizden sarılışarak ve gülüşerek ayrıldık.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT