BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Davos Toplantıları ve Türkiye ekonomisi

Davos Toplantıları ve Türkiye ekonomisi

31. Davos Toplantıları, dünya ekonomisine, finansal ve siyasal kararlara yön veren zirvelerden biridir. Hemen her ülkede ilgiyle izlenen bu zirvenin etkinliği, gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerin siyasi liderlerini, işadamlarını, bankerlerini, etkin sivil toplum liderlerini bir araya getirmesinden ve belirli konularda yoğun tartışmalara yer vermesinden kaynaklanmaktadır.



31. Davos Toplantıları, dünya ekonomisine, finansal ve siyasal kararlara yön veren zirvelerden biridir. Hemen her ülkede ilgiyle izlenen bu zirvenin etkinliği, gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerin siyasi liderlerini, işadamlarını, bankerlerini, etkin sivil toplum liderlerini bir araya getirmesinden ve belirli konularda yoğun tartışmalara yer vermesinden kaynaklanmaktadır. Bütün bunlara ilaveten, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin, IMF, Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası gibi ulslararası müesseselerin sorumlularının da katılması, birçok ülkedeki siyasilerin ve işadamlarının buraya akın etmesine vesile olmaktadır. Uluslararası ticaretteki gelişmeler Bu yıl "Farklılıkların Giderilmesi ve Dünya Geleceği İçin Yol Haritası Belirleme Çalışmaları" ele alınacaktır. Geleceğimiz açısından stratejik bir öneme sahip olan bu konuya yönelmenin temel sebebi, küreselleşme sonucu zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurumun azalacağı yerde artmasıdır. Yeni teknolojilerin devreye girmesi sonucu baş döndürücü hızla ilerleyen küreselleşme, iletişim ağındaki gelişmelerle ve Sovyetler Birliği'nin çöküşü ile yeni bir boyut kazanmıştır. 1995'te GATT'ın yerini alan ve Birleşmiş Billetlerin en önemli organı haline dönüşen Dünya Ticaret Örgütü'nün (WTO) temel amacı 2010 yılına kadar gümrük duvarlarını kademeli olarak indirmek ve uluslararası ticarete yeni bir dinamizm kazandırmaktır. Eldeki rakamlar geçen 5 yıl içinde ibrenin sanayileşmiş ülkeler lehine kaydığını, az gelişmiş ülkelerin payının azaldığını kanıtlamaktadır. Ayrıca, patent hakları, çevrenin korunması, çocuk işçiler gibi ekonomik yaptırımların, siyasi bir silah haline dönüşmesi birçok ülkede rahatsızlık oluşturmuştur. 1950-2000 yılları arasında dünya ticaretinde gelişmiş ülkelerin payının % 60'tan % 75'e çıkması, geçen yıl 7 trilyon doları bulan uluslararası ticaretten aslan payının G7 Grubuna gitmesi dikkat çekici olmuştur. Ayrıca, sözü edilen ülkelere ait çok uluslu şirketlerin yatırım yaptıkları bölgelerdeki işgücünü düşük ücretle çalıştırmaları, çevre koşullarına gereken önemi vermemeleri, eğitime kaktıda bulunmamaları, gönüllü kuruluşların ve uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmektedir. Yabancı bir diplomatın belirttiği gibi, düzenlenen karşıt gösteriler, medya için büyük önem taşımakta, dünya nüfusunun üçte birini oluşturan Çin ve Hindistan'ın yapacağı açıklamalardan daha ilginç bir hale dönüşmektedir.* Konunun Türkiye açısından önemi Davos, bu yıl çeşitli nedenlere Türkiye için de büyük önem taşımaktadır. Bunun nedenlerinden biri Davos'un mimarı Dr. Klaus Schwap'un, "Fırsatlar Ülkesi Türkiye" konulu bir raporu bizzat hazırlaması, yatırımcıları ülkemize davet etmesidir. Ayrıca, Fransa'ya karşı yürütülecek lobi faaliyetlerinin de Davos'ta yeni bir zemine oturtulması mümkündür. Dünyanın her yerinden gelen 4 bin uzman ve yetkilinin katılacağı Davos Toplantıları'nda bir veya birkaç rapora bağlı kalmadan, sektörel araştırmalar sunmamız, ülkemiz yönünden büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, çeşitli iş kollarını temsil eden iş adamlarımız, yöneticilerimiz, olayın mali yönlerini bir kenara bırakıp Davos'a gitmeli, ellerine geçen fırsatları değerlendirmelidirler. Ayrıca, yazılı açıklamaların ötesinde, karşıdakine güven veren sözlü anlatımların da uluslararası düzeyde büyük önem taşıdığını vurgulamamız gerekmektedir. Ümidimiz, 2002 Davos Toplantıları'na çok daha fazla temsilciyle katılmamız ve ülke çıkarlarını koruyacak etkinlikler düzenlememizdir. ...... * Financial Times, 2001 Beyond, 25/01/2001
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT