BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cezayir’de Fransız vahşeti -8-

Cezayir’de Fransız vahşeti -8-

Cezayir'deki vahşet, Fransa'da siyasî çalkantılara sahne oluyordu... Artık Fransa'da hükümet başkanlarının iktidar sürelerini Cezayir Bağımsızlık Hareketi'nin seyri tayin ediyordu... 1959'ların Fransa'sı gerçekten de bunalımlı günler yaşıyordu...



Silâhlar Menderes'ten Cezayir'deki vahşet, Fransa'da siyasî çalkantılara sahne oluyordu... Artık Fransa'da hükümet başkanlarının iktidar sürelerini Cezayir Bağımsızlık Hareketi'nin seyri tayin ediyordu... 1959'ların Fransa'sı gerçekten de bunalımlı günler yaşıyordu... Cezayir direnişinin gittikçe güçlenmesi ve Fransa'daki siyasî çalkantıya, Cezayir'deki Fransız subayların merkezi hükümete başkaldırmalarının da eklenmesi General de Gaulle'ün sahneye çıkmasına sebep oluyordu... Başkan seçilen De Gaulle, Cezayir'deki sömürgeci Fransızlar'ın büyük ümidi haline gelmişti. De Gaulle, Cezayir'de coşkuyla yaptığı bir konuşmasının sonunu şöyle noktalıyordu: "Artık Cezayir'de tek bir sınıf var. O da Fransız ulusudur." General de Gaulle'ün hazırladığı plan, Cezayirliler tarafından şiddetle protesto ediliyordu... Plan, Cezayirliler'e yeni bir "hürriyet kırbacı" gibi geliyordu... Dağlık bölgelerde yeniden başlatılan direniş, şehirlere, oradan da Fransa'nın içlerine kadar ilerliyordu. Direnişçilerin ses getiren hareketlerine siyasî alanda da başarılar ekleniyordu... Merkezi Kahire'de olmak üzere sürgünde "Hür Cezayir Hükümeti" kurulmuştu... Ferhad Abbas, kurulan bu hükümetin başkanlığına getiriliyordu... Direniş, artık tam anlamıyla bir savaş haline dönüşmüş ve dünyada en çok konuşulan, tartışılan konu olmuştu. Ve Türkiye çekimser Cezayir problemi, milletlerarası alanda halledilmesi için ilk defa Birleşmiş Milletler'e sunuluyordu. Asya-Afrika Grubu'nun "Cezayir halkının kendi kaderini tayin etme hakkı" tasarısı, oya sunulmuştu... Ne yazık ki, oylamada Türkiye "Çekimser" kalarak, bütün dünyada, özellikle İslâm âleminde büyük bir düşkırıklığına sebep oluyordu. Birkaç yıl sonra Cezayir'i ziyaret eden ünlü Türk gazetecisi Cihad Baban'a, zamanın meclis başkanı Ferhad Abbas, "Yardımlarınıza en çok muhtaç olduğumuz zamanlarda bizleri iki defa çaresizlikle başbaşa bıraktınız" demekten kendini alamıyordu. Cezayir'i resmen ziyaret eden Başbakan Turgut Özal'ın, o zamanın hükûmetinin bu anlaşılmaz yanlış ve olumsuz tavrından dolayı Cezayir halkından özür dileme gereğini duyması ise, yeni bir sayfanın açılmasına sebep oluyordu... Menderes'in silâhları 1959'larda Libya'yı ziyaret eden Başbakan merhum Adnan Menderes, soğuk bir şekilde karşılanmıştı... Merhum Menderes, yaptırdığı tesbitle, Cezayir dâvâsına Türkiye'nin bakış açısı yüzünden bu havanın doğmuş olduğunu anlamıştı... Libya'da bulunan Cezayir temsilcisi Tevfik Medeni ile bir görüşmede bulunan Menderes, temsilcinin siyasi destek talebine ortadan bir cevap vermekle yetinmiş, ancak "Cezayir Direnişçileri" için silah gönderileceğine söz vermişti... Nitekim, bir süre sonra Türkiye'den çıkarılan gemi dolusu silah, önce Trablus, sonra da Tunus yolu üzerinden mücahitlerin eline geçmişti... Gönderilen silâhlar arasında Amerikan yapısı geri tepmesiz topların bulunması, direnişçilere büyük bir nefes aldırmakla kalmamış, Fransızlar'ın da moralini bozmuştu... Fransızlar, yardımın Amerika tarafından yapıldığını sanmış ve devam edebileceğinden kuşkulanmışlardı... Merhum Menderes'ten silâh yardımı talebinde bulunan Tevfik Medeni, ilk kabinelerde yer almış, daha sonra da Bumedyen zamanında Cezayir'in İran, Irak, Pakistan ve Türkiye müşterek büyükelçisi olmuştu... Uzun yıllar Cezayir gizli arşivlerinde tarihi önemini muhafaza eden merhum Menderes'in bu manâlı jesti, şimdi artık gün ışığına çıkıyordu. Cezayir'in ileri gelen şahsiyetleri bu durumu açıklamakta, artık bir beis görmüyorlardı... Partinin "Halk ile dayanışma ve Dostluk Konseyi" merkez üyesi Muhammed Yazid, bu tarihi gerçeği açıklarken, Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler'de çekimser kalmasına temas bile etmeme onurunu gösteriyordu. Anlaşılan, Başbakan Özal'ın "Cezayir Seferi", yıllar yılı bir leke gibi sırtımıza yapışan çekimserlik oyunu, Cezayirliler'e unutturmuştu. Jean Paul Sartre'in itirafı Cezayir halkının bağımsızlık direnişi sırasında, Fransa'nın giriştiği insanlık dışı baskı ve soykırım, yüzleri kızarabilen bazı Fransız yazar ve teşkilâtları tarafından da dile getiriliyordu. Bu yazarlardan biri de Jean Paul Sartre idi. Sartre'in, Fransız hükümetinin Cezayir'deki politikasını ve yapılan işkenceleri eleştirdiği bir yazısı L'Ekspress gazetesinde yayınlanıyor ve derhal toplatılıyordu. İsviçre'de çıkan "Ote Veltvadie" gazetesinde de yayınlanan bu yazısında Sartre özetle şöyle diyordu: "1943 yılında Fransızlar Lauriston'daki Gestapo muharebesinde korku ve ıstıraptan haykırıyorlar. Ve tekmil Fransa da bunu duyuyordu. Harbin neticesi belli değildi. Biz de istikbali düşünmekten sakınıyorduk. Yalnız bir şey bize istikbal boyunca gayrı mümkün görünüyordu. Hiçbir zaman Fransa adına insanlara bu yolla işkence edilmeyecekti. 1958 yılında Cezayir'de sistemli ve muntazam surette işkence edilmektedir. La Most'e (Fransa'nın Cezayir Nazırı)dan, Averyon'daki köylülere kadar herkes bunu bilmekte, fakat kimse bir şey söyleyememektedir. Bugün hiçbir şeyin anlaşılamayacağını biliyoruz. Yavaş yavaş hiç farkına varmadan durumumuzu feda ettik ve sonra baktığımız zaman aynada yabancı, nefrete şayan bir yüz gördük. Bizim yüzümüzdü bu. Şimdi, Fransızlar korkunç bir keşifle karşı karşıyadırlar. Eğer bir ulus kendisini, kendi nefsinden korumazsa, bu ulusun mazisi, ahlak mefhumları, kanunları, bu ulusu kendi nefsinden kurtaramazsa ve 15 yıl dünün kurbanlarını, bugünün cellatlarına çevirirse her şey tesadüfe kalır. Tesadüfe göre herkes, her zaman kurban veya cellat olabilir. Kendisine şu suali sormak zorunda kalmadan ölenler, bahtiyardır. Tırnaklarımı söktükleri zaman söyleyecek miyim? Şu soruyu sormayanlar ise daha bahtiyardır; dostları, silâh arkadaşları amirlerin gözü önünde bir düşmanın tırnağını sökerlerse o zaman ne yapacağım?.." Yarın: Tutuklamalar ve işkenceler durmadı
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT