BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni meselesini unutmuşuz

Ermeni meselesini unutmuşuz

Katliam ve sözde soykırım iddialarıyla Hıristiyan dünyasını yardım için sömüren Ermeniler'in esas niyeti; yürütülen karalama faaliyetleriyle Türkiye'den bir şeyler elde etmek. Geçmişe dönüp baktığımızda 1. Dünya Savaşı'ndan beri süregelen olayların ardındaki gizli elin sahibi hep Ermeniler olmuş...



Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir ile Türkiye'ye karşı sürdürülen Ermeni kampanyasının dünü ve bugününü ele aldık. Kışlalı-Ermeni iddiaları ne zaman başladı? Nasıl bu günlere geldik? Şimşir-Soykırım sözü 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Yahudiler ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır. 1915'te soykırım lafı yok. Katliam "massacre" var. 1. Dünya Savaşı'nda Türkiye'ye karşı propaganda olarak, İngiliz ve Fransızlar tarafından ortaya atıldı. ABD değil. Onlarla savaşta değildik. Bu iddiayı ortaya atanlardan biri o zaman gazetecilik yapan -sonradan tarihçi oldu- İngiliz Toynbee idi ve o da sonradan pişman oldu. Mütareke döneminde İstanbul'un işgalinde 140 kadar Türk devlet adamı ve aydını Malta'ya İngilizlerce sürüldü. Amaçları sözde Ermeni katliamının suçlularını cezalandırmaktı. Dosyalar, İngiliz Başsavcılığı'na gidince yetersiz bulundu ve delil istendi. Propagandayı yapan İngiliz Dışişleri Bakanlığı'ydı. Ama İngiliz adaletine yeterli delil veremediklerinden dava açılamadı. 1921'de sürgünler serbest bırakıldı. Kışlalı-Türkiye bu durumda suçsuz bulundu? Şimşir-Evet İngilizler dava açamadılar. Türkiye iddialar karşısında beraat etmiş oldu. Katliamın söz konusu olmadığı kabul edildi. Olay Osmanlı devleti içerisinde bir göç ettirme olayıydı. Kışlalı-Ermeniler'in faaliyetleri nasıl oldu? Şimşir-Katliam lafını sürekli kullandılar. Bundan menfaatler elde ettiler. Hıristiyan dünyasını yardım için sömürdüler. Yüz yıldır yaptıkları suikast girişimlerini şimdi yayımlanmak üzere olan kitabıma koydum. Biliyor musunuz ki, Atatürk'e bir dizi suikast tertipleri vardır. Bunların bir kısmının belgeleri var. 1945'te Birleşmiş Milletler toplantısına katılan zamanın Dışişleri Bakanı Hasan Saka'ya da suikast yapmak, zehirlemek istediler. Cumhuriyet devrinde sözde katliamın 50. yılında 1965'te asıl faaliyetlerini başlatmak istediler. Kışlalı-Cumhuriyet devri mücadelesi oluyor. Artık soykırım sözü var. 1923'ten 65'e kadar fiili bir şey yok demek? Şimşir-Kendi aralarında hazırlığını yapmışlar. Ortamı o zaman hazır bulmuşlar. Kitaplı propaganda yapmışlar. Yeni Zelanda'da bile kitap çıkarmışlar. Biz hiç farkında olmamışız. Kaliforniya'da 1973'te diplomatlara karşı suikastler başlıyor. İlk cinayetlerinde işin mahiyetinden hâlâ habersiziz. Bunu bir meczup adamın suçu diye görmüşüz. 7 yıl sonra Viyana 'da B.E Daniş Tunalıgil, iki gün sonra da Paris B.E. İsmail Soysal'ı vurdular. Asala bildiri yayımladı. Biz ona bile inanmadık. Hep Rumlar'dan şüphelenildi. Biz Ermeni meselesini unutmuşuz. Kışlalı-Demek ki, 1965-73 arasında bir şey yok. 1970'li yılların başında Kaliforniya'da hazırlıkları vardı. Bunu o zamanlar yayımladığım Yankı dergisinin oradaki okurları bize yansıtmıştı. Biz de yayın yaparak ilgilileri uyarmaya çalışmıştık. Hiçbir tepki olmadı. Uyardım ama aldıran olmadı Şimşir-Ermenilerin yaptığına inanmamışız ki. Yalnız Hariciye demeyin. O zamanki basını inceledim. Bir kısmı Rumlar'ın hedef saptırdığını düşünmüş. Biz Hariciye'de zaman zaman merkezi uyarmak istedik ama aldıran da olmadı. İsim vermek istemem. Mübalağa ettiğimi söylediler. Ben de böyle süikastlere gideceklerini düşünememiştim. Hariciye ve devlet ancak iki büyükelçinin öldürülmesinden sonra kendine geldi. Kışlalı-ABD içindeki Ermeni faaliyetleri çok eski galiba. ABD ile ilişkileri de? Şimşir-1880'li tarihlere gider. Osmanlı dönemindeki Ermeni şikayetleri ABD'ye o tarihlerde gitmiş ve ABD parlamentosundan kararlar çıkarmışlardır. 1894 ilk karar tarihidir. Oradaki Ermeni toplumunun baskısı o zaman da vardı. Aynı taktikler kullanılmıştır. Şimdikine benzer taktikler. Kışlalı-1973'te cinayetler başladıktan sonra Türkiye'nin tutumu ne oldu? Şimşir-Bu işi takip etmek üzere bizim bakanlıkta bir 'istihbarat dairesi' kuruldu. Ben daha ziyade araştırma yayın yapma kısmında çalıştım. O zaman ana kaynak olarak Türkçe "Ermeni Meselesi" diye tek kitap vardı. Mülkiye'de Ermenice okutulurmuş. Kitabı da Ermenice bilen bir ağabeyimiz yazmış. Sonra biz yayınlara başladık. Faaliyetlerini haber alıp önlemeye, karşı ağırlık koymaya başladık. Kışlalı-Ama şimdi başka bir aşamaya vardılar. Fransa'da kanun çıkardılar. Sizce hedefleri nedir? Fransa'nın beklediği ihaleleri alamamış olması da acaba Fransız hükümetinin kayıtsızlığı üzerinde etki yapmış olmasın? Şimşir-1914-18 arasında Fransızlar'la savaş halindeydik. O zaman bunu kullanmak istediler. Ama delil bulamadıklarından başarısız kaldılar. Ama bu gün Fransa'nın dostumuz olduğunu düşünüyoruz. O zaman yapamadıklarını bu gün nasıl yapıyorlar? Bize karşı savaş ilan ediyorlar. Haçlı savaşları gibi. Sebep sadece Ermeni oyları mı? Eğer Fransa ile savaş halinde ise bizim de gereğini yapmamız lazım. Biz sıradan bir devlet değiliz. Kışlalı-Fransa'ya karşı ne yapabiliriz? Sineye çekilmemeli Şimşir-Ben emekliyim. Aktif görevdeki meslektaşlarım mutlaka düşünüyorlardır. Ama mutlaka canlarını yakacak tedbirler alınmalı. Tarihten bir örnek vereyim. 1930'lu yıllarda ABD Metro Goldenmeir Film Şirketi "Musa dağında 40 gün" isimli bir film çevirmek istedi. Ermeniler'in Osmanlı'ya karşı mücadelesiyle ilgili. Propaganda filmi. Atatürk bunu duyunca "Bu film çevrilirse şirketin bütün filmlerine Türkiye sınırlarını kapatırım" demiş. Film 60 yıl çevrilememiş. Atatürk'ün kararının arkasında duracağını herkes biliyordu. Arkasında duracağımız tedbirler alınmalı. Özellikle iş aleminde. Paris'te atılan adım sineye çekilemez. Böyle zamanlarda birlik gösterilmeli. Kışlalı-Başbakanın demeçleri böyle işaretler vermiyor mu? Şimşir-İnşallah. Fransız kararı çok önemli. Başka kararlara benzemiyor. Beni mahkûm ediyor. Oysa benim tarihimde böyle bir leke yok. Bunun altında kalmamam, sineye çekmemem lazım. Kışlalı-Biliyorsunuz iki görüş var; biri bizim daha önce gerekeni yapmamış olduğumuz istikametinde, diğeri; ne yaparsan yap bunlar art fikirli. Etkileyemezsin şeklinde. Hangisine katılıyor sunuz? Şimşir-Büyük kesim ön fikirli ama olmayan da vardır. Batı hep namussuzlardan oluşmuyor. Yayından vazgeçmeyelim. O yıllarda tek tek gazeteleri dolaşmış ilgi istemiştik. Hepimizde hata var. Devletçe böyle şeyleri pek yapamıyoruz. Arşivleri yayımlama politikası yok. Kışlalı-Bunların amacı nedir? Şimşir-Türkiye'yi yıpratmak. Sonunda Türkiye'den bir şeyler koparabilmek. Bu hem Ermeniler hem de onlar adına, Fransızlar gibi, kararlar alan ülkeler için geçerli. Ermenilerin de hayalleri çok geniş. Geçmişte de başkalarına güvenerek bazı yerlere varacaklarını umdular.Tarihi hatayı yaptılar. Karar çıkararak Türkiye'ye baskıyla bir yere varamazlar. Kışlalı-Topraklarımızdan parça almayı düşünürler mi? Lozan’daki maddeler Şimşir-1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıktığımızda, en zayıf durumumuzda bile bunu yapamadılar. Lozan'da İsmet Paşa'ya 14 maddelik ana talimat verilmiştir. Birinci maddesi Ermeniler'le ilgilidir. "Şark hududunda Ermeni yurdu mevzu bahis olamaz. Olursa Konferans müzakerelerine nihayet verin" deniyor. Bu halde tekrar savaşın göze alınacağı ifade ediliyor. O zamanki hükümet bu kadar kararlı. Aradan geçen 70-80 yıl sonra bunlara kim pabuç bırakır. Kışlalı-O halde gerçekci sebepleri ne olabilir? Şimşir-Ermeni Diasporası'ndakiler kayboluyorlar. Suikastler, diğer çabalar bunların ayakta kalmasına yardım ediyor. Dıştakiler Ermenistan'a gidip oturmayınca vicdan azaplarını gidermeye çalışıyor. Kışlalı-Ermenistan'da hükümetin etkisi de olabilir mi? Şimdi bizim iş adamları ilişki kurmamızın yararlarından söz ediyorlar. Sizce ilişki kurmak işe yarar mı? Batı Ermenistan rüyası Şimşir-Neden olmasın. Onların da işine geliyor. Ermenistan; Sovyetler Birliği'nden ayrıldığında ilk günden "Batı Ermenistan"dan bahsetmeye başladı.Yani bizim topraklarımızdan. Doğu Anadolu'dan. Böyle bir ülkeyle ticaret yapacağım diye diplomatik ilişki kuramazdık. Başka engeller de var iyi ilişki kurulmasına. Mesela bizim değerli büyükelçilerden Galip Balkar'ı vuran adamın halen Erivan'da oturduğunu biliyoruz. Yargılamak için bize vermediler. Kışlalı-Başka ülkelerden de Fransa'da alınan kararın benzeri gelebilir mi? Şimşir-Neden gelmesin? İtiraz edince de "Fransa'ya neden ses çıkarmadınız?" derler. Tavrımızı hakikaten koymalıyız. Medya da tavrını koymalı. Kışlalı-Medyada "soykırım oldu" diyenler var? Şimşir-Cehaletlerinden. Acaba arşivlere girmişler mi? Eski yazı biliyorlar mı? Gerçekten inceleme yapmışlar mı? Soykırım'ın ne olduğundan haberleri var mı? Devlet, millet olarak soykırım yapmış mıyız? Tanzimat devrinde de Avrupalılar biraz sırtımızı sıvazlayınca devlete küfrederdik. Şimdi benzer hava var.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT