BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sünnet ve kazayı beraber kılmak

Sünnet ve kazayı beraber kılmak

Namaz, ancak şu özürlerle kazaya bırakılabilir:



Namaz, ancak şu özürlerle kazaya bırakılabilir: Savaşta, düşman karşısında oturarak ve kıbleden başka tarafa dönerek bile namaz kılamazsa, seferde; sel, yırtıcı hayvan, eşkıya, anarşist gibi bir tehlike varsa, namazı oturarak veya hayvan üzerinde ima ile de kılmak mümkün değilse, annenin veya çocuğunun telef olacağı zaman ebenin ve acil ameliyatlarda doktorun müdahalesi esnasında kazaya bırakmak ve uyku, unutmak gibi bir özürle namazı fevt etmek günah olmaz. (Dürr-ül Muhtar) Bütün fıkıh kitaplarında, faite [kaçırılmış namaz] deniyor. Çünkü, bir Müslüman namazlarını terk etmez. Ancak meşru bir özür ile kaçırabilir ve kaçırılan namaz sayısı az olur. Bugün terkedilmiş namaz sayısı çoktur. Bir özür ile kaçırılmış namaz ile özürsüz, kasten terkedilmiş namazın hükmü aynı değildir. Namazları, bir özürle fevt ederek kazaya bırakmak günah olmadığı için, bunların kazalarını, sünneti ve diğer nafileleri kılacak kadar geciktirmek de günah olmaz. Fevt olmuş namazların kazalarını kılmak, nafile kılmaktan daha iyi ise de, 5 vakit namazın sünnetlerini ve hadis-i şerifte bildirilen Duha, Tesbih, Tehıyyetülmescid gibi nafile namazları kılmak daha iyidir. (R. Muhtar, Halebi, Hindiyye) Terkedilmiş namazın hükmü ise şöyledir: Büyük âlim İbni Nüceym'e soruldu ki, kaza namazı olan kimse, sünnetleri kılarken kazaya niyet ederek kılsa, sünnetleri terk etmiş olur mu? Cevabında, (Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünkü sünnetleri kılmaktan maksat, o vakit içinde farzdan başka bir namaz daha kılmaktır. Kaza kılmakla, sünnet de yerine getirilmiş olur.) [Nevadir-i fıkhiyye] Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Kaza namazı olanın, kıldığı nafile namaz kabul olmaz.) [Dürret-ül-fahire], (Herkes nafile ile meşgul iken sen farzları tamamla!) [Miftah-ün-necat], (Farz namaz borcu olanın nafile kılması, doğurmak üzere olan hamileye benzer. Doğumu yaklaşmışken, çocuğu düşürür. Artık bu kadına, hamile de, ana da denmez. Farz namazlarını ödemeyenin, nafile namazları kabul olmaz.) [Fütuh-ul-gayb] Hanefi mezhebi hadis âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevi, (Bu hadis-i şerife göre, farz borcu olanların, sünnetleri de kabul olmaz) buyurdu. Farz borcu varken sünnet kılmak ahmaklıktır. Kazası olanın sünnet kılması, alacaklıya, borçlunun hediye götürmesine benzer ki, elbette kabul olmaz. Mümin, bir tüccara benzer, farzlar sermayesi, nafileler ise kazancıdır. Sermaye kurtarılmadan kâr olmaz. (Fütuh-ul-gayb) Yolculuğa çıkarken iki rekat namaz kıl. Kazan varsa kaza kıl. Çünkü kaza borcu varken, nafile kılmak ahmaklıktır. (Hamza Efendi Bey ve Şira risalesi şerhi) Farzın yanında nafileler kıymetsizdir. Sünnetlerin farzlar yanındaki kıymeti de, deniz yanında bir damla su gibi bile değildir. (Mektubat-ı Rabbani m. 29, 260) Dört mezhepte fıkıh mütehassısı olan S. Abdülhakim Arvasi efendi buyurdu ki: (Yıllarca kaza borcu olan kimsenin, sünnetleri kılarken, kazaya niyet ederek kılması dört mezhebde de lazımdır.) Allahü teâlâ, (Bana farzla yaklaşılır), Resulü de, (Kaza borcu olanın nafilesi kabul olmaz) buyururken, âlimler de, (Kazası olanın, sünnet ve nafile kılması ahmaklıktır), (Sünnetler farzın yanında denizde damla değildir) derken, bir özürle kaçırılan namazla, kasten kılınmayan namazı aynı kefeye koyup, Allahın emri olan farz yerine nafile kıldırmak çok yanlıştır. Ömründe hiç nafile kılmayana, ahirette ceza verilmez. Ama bir farzı terkin cezası çok büyüktür. (Düşman karşısında, bir farz namazı kılmak mümkün iken, terk etmenin cezası, 700 büyük günaha bedeldir) [Cami-ül-fetava]
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT