BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emir Sultan "rahmetullahi aleyh" -2- "Bu fakire dua et!"

Emir Sultan "rahmetullahi aleyh" -2- "Bu fakire dua et!"

Hazreti "Emir Sultan", Buhara'da bir kere, Sohbet ediyorlardı, kıymetli pederiyle. O sırada, bir kişi geldi ki yanlarına, Perişan hali vardı, acıdılar çok ona.



Hazreti "Emir Sultan", Buhara'da bir kere, Sohbet ediyorlardı, kıymetli pederiyle. O sırada, bir kişi geldi ki yanlarına, Perişan hali vardı, acıdılar çok ona. O dedi; (Buhara'da var idi ki bir bahçem, Onun mahsulü ile, oluyordu geçinmem. Bir fırtına oldu ki, geçen gün Buhara'da, Ağaç ve sebzelerim kurudu bu arada. Aile efradım da, bir hayli kalabalık, Bu halde geçinmemiz, çok müşkil oldu artık. Ey Resulün evladı, eyle bana inayet, Ferahlığımız için, bu fakire dua et.) O an Emir Sultanın babası Seyyid Ali, Dinleyip, çok üzüldü, içi yandı bir hayli. Dedi ki; (Rızıklara kefildir cenabı Hak, Seni de, bu beladan halas eder muhakkak.) Buna, "Emir Sultan" da üzülmüştü iyice, O zatın bahçesine gizlice gitti gece. Ağlayarak Rabbine eyledi şöyle niyaz; (Yâ Rabbi, bu kulunu bu dertten eyle halas. Bu zatın bahçesinde, ne kadar varsa nebat, Ver onlara yeniden, bir canlılık ve hayat.) Onun bu halisane duası kabul oldu, Ağaçları canlanıp, dalları meyve doldu. Ertesi gün o kişi, gelince bahçesine, Gördü ki, hayat gelmiş ağaçların hepsine. Herbiri meyve ile dolmuş hem de be gayet, Bu vaziyeti görüp, şaşırdı, etti hayret. Sevinip, ağaçlara bakarak biraz daha, Ellerini kaldırıp, niyaz etti Allaha. Dedi; (Ey rızıklara kefil olan Allahım, Bu bostanın halini, ben âciz anlamadım. Dünkü gün ölü iken, ağaç ve nebatlar hep, Bugün hepsi canlanmış, hikmeti nedir acep? Yoksa Hızır mı geldi, bu gece bu bahçeye, Bildir bu hakikati, bu garip biçareye.) O böyle dua edip düşünürdü ki, o an, Bahçenin bir ucunda, göründü "Emir Sultan." Onu görüp anladı, bu işin hikmetini, Bildi Emir Sultan'ın büyük kerametini. Onun bereketiyle, olduğunu bu işin, Anlayıp, koştu ona, elini öpmek için. Ve lâkin birkaç adım gidince o tarafa, Gözlerinin önünde kayboldu o bu defa. Bu kerameti dahi görür görmez o kişi, Daha yakin olarak, idrak etti bu işi. Bildi ki; (Emir Sultan, bir evliya mutlaka,) Bahçenin bu halini anlattı gidip halka.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT