BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Borsacıların gözü Fazilet’te

Borsacıların gözü Fazilet’te

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BBDK) sonunda uzun zamandan beri piyasaların merakla beklediği fonlara talip olan kurumları açıkladı. 9 bankadan 5’ini kimse almaya yanaşmadı.



Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BBDK) sonunda uzun zamandan beri piyasaların merakla beklediği fonlara talip olan kurumları açıkladı. 9 bankadan 5’ini kimse almaya yanaşmadı. Hatta teklif bile vermedi. Şimdi bu 5 banka 20 Şubat tarihine kadar Sümerbank çatısı altında birleştirilecek. Bu açıklama yatırımcılar tarafından bize göre olumlu algılanacak. Zira bu konudaki belirsizlik sona erdi. Merkez Bankası’nın piyasaları fonlama maliyetinin düşük olması, Hazine’nin 3 yıl vadeli tahvil ihraç edeceğini açıklaması ve Ocak ayı enflasyonunun düşük çıkacağı beklentisi iyimser havanın ana unsurlarını teşkil ediyor. Repo cazibesini kaybediyor Piyasa likidite açısından oldukça rahat bir döneme giriyor. Bankaların döviz talebinin artmasına rağmen Interbank’ta gecelik faiz oranları yüzde 30’lar seviyesinde.. Bu hafta ay sonu olması dolayısıyla özel sektör maaş ödemeleri nedeniyle TL talebinde bir artış olabilir. Ancak Net İç Varlık hedefleri bakımından oldukça rahat olan Merkez Bankası bu talepleri kolayca karşılayabilir. Buna karşılık repo oranlarındaki düşüş devam ediyor. Haftaiçinde yüzde 30-35 seviyesindeki oranlar kapanışta yüzde 25’lere kadar geriledi. Paranın bollaşması üzerine bankalar kredi faizlerini de aşağı çekmeye başladılar. Bu ortamda repo yatırım aracı olma cazibesini yitiriyor. Döviz çekişi hız kesti Dövizde yılın ilk 4 haftasında yaklaşık 4 milyar dolar döviz çekişi yapan bankalar geçen hafta içinde alışlarına son verdiler. Toplam 270 milyon dolar döviz satın alan bankalar Çarşamba ve Perşembe günü 212 milyon dolar satış yaptılar ve hafta genelinde 58 milyon dolarlık döviz çekişinde bulundular. Gecelik faizlerin yüzde 30’lara gerilemesi döviz talebini de durdurdu. Şubat ayında İş Bankası’nın GSM ödemesi var. Dolara OPEC desteği 3 aydan beri dolar karşısında istikrarlı bir çıkış yakalayan Euro ise geçen hafta değer kaybetti. 0.91 Dolara kadar inen Euro’nun bu gerilmesi teknik bir düzeltme olarak algılanıyor. Euro’nun bu inişinde ABD’de ekonomiyi soğutmak için alınan önlemlerin etkisi vardı. ABD Merkez Bankası Başkanı Greenspan’ın verdiği “faizlerde bir iniş olabilir” sinyali bunda önemli rol oynadı. OPEC’in petrol fiyatlarının daha fazla gerilemesini önlemek için üretimi kısma kararı doları güçlendirdi. Ancak biz yine de orta vadede Euro’nun toparlayarak 1 dolar seviyesinde kendisine yer bulacağını tahmin ediyoruz.. Geçen haftaya 11401 puanla başlayan İMKB Ulusal 100 Endeksi siyasi gelişmelerin etkisinde kalarak dalgalı bir seyir izledi. Ve kapanışta 10743 puana indi. Fransa-Türkiye ilişkilerindeki gerginlik ile Anayasanın 69. maddesindeki parti kapatmanın zorlaştırılması için yapılacak değişikliğe Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın karşı çıkması üzerine durum bir anda gerginleşti. Hükümet teklifi geri çekti. Yatırımcı bu gelişmelerden oldukça huzursuz oldu. Cuma günü akşam saatlerinde BBDK’dan yapılan açıklamanın etkisi bugün kendisini gösterecek. Biz bu açıklamanın olumlu etki yapacağını borsa endeksinin yükselişe geçeceğini tahmin ediyoruz. Ancak Fazilet Partisi ile ilgili karar dolayısıyla dalgalı bir seyir izlenebilir. Eğer bu konuda bir erken seçimi gerektirecek karar çıkmazsa borsa endeksi 2 cent seviyesine kadar yükselebilir. Ana muhalefet partisi kapatılacak mı? Bu haftanın en önemli olayı hiç şüphe yok ki Anayasa Mahkemesi tarafından görüşülecek olan Fazilet Partisi davası.. Bu konuda net bir açıklama olması beklenmiyor. Ancak gelişmelerle ilgili olarak basına yansıyacak haberler piyasada belirleyici rol oynayacaktır. Enflasyon oranları ise Cuma günü açıklanacak. Bu beklenti de her zaman olduğu gibi önceden satın alınabilir. Kasım ayı sonunda patlak veren para krizi ile birlikte füze gibi tırmanan faizler ekonomi yönetiminin yaklaşık 2 aylık yoğun çalışması sonucunda geçen hafta kriz öncesi seviyelere geldi. Özellikle Hazine kağıtları ve ikinci el bono ve tahvil piyasasında oluşan oranlar yüzde 55’lere kadar geriledi. Reel ekonominin piyasalardan taze para bulabilmesi için Hazinenin iç borçlanma yükünün krizden önceki yüzde 30-40 seviyelerine kadar inmesi gerekiyor. Tüketim daralıyor, işsizlik artıyor Türkiye için ikinci büyük tehlike kapasite kullanım oranlarındaki büyük düşüş. Özel sektörün kapasite kullanım oranı en düşük değerine indi. Yükselen faizler ile daralan tüketime imalat sanayii kuruluşlarının reaksiyonu çok keskin oldu. Halbuki 2000 yılı Mayıs ayından itibaren toparlamaya başlayan özel sektör imalat sanayii kuruluşlarının kapasite kullanım oranı sonbaharda doruk noktasına çıkmıştı. Bu tüketim daralmasına stok ile yakalanan sektörler var. Mesela otomobil üreticisi ve ithalatçısı firmaların ellerinde şu anda yaklaşık 1.2 milyar dolarlık (800 trilyon lirayı aşkın) mal var. Şunu kesinlikle vurgulamak istiyoruz. Eğer mali sektör kendine gelip ekonomiye tekrar kaynak aktaracak hale gelmezse 2001 yılı sanayi ve ticaret kesimi için inanılmaz sıkıntılar meydana getirecektir. Üretim daralacak, işsizlik artacak. Özelleştirme sancısı Mart ayına kadar Türk Telekom ve THY gibi iki önemli özelleştirmenin yapılması lazım. Yabancı yatırımcıların bu iki şirketle ilgili kuşkuları devam ediyor. Hukuki engeller ve itirazlar ortadan kalksa bile , mevcut şartlar ve Telekom sektörünün küresel piyasalarda geçtiğimiz yıl aldığı yaralar gözönüne alındığında bu özelleştirmelerin ne kadar başarılı olacağı şüphelidir. Türk siyasetinde ise çalkantılar yatırımcıları huzursuz etmeye devam ediyor. Şimdi, Fazilet Partisi’nin kapatılma davasının Türkiye’yi bir erken seçime götürüp götürmeyeceği endişesi var. Birbiri ardına patlayan yolsuzluk skandalları ve arkasından gelen siyasi çekişmeler beraberinde hem hükümetin istikrarı hem de ekonomik programın uygulamasının tökezleyeceği konusunda ciddi soru işaretleri getiriyor. Yılın ilk 3 haftası rezervlerimizdeki artışla birlikte faiz oranlarındaki düşüş sevindirici ancak yukarıdaki riskler dikkate alındığında Türkiye’ye sıcak para harici önemli yabancı sermaye girişi olacağını düşünmek ve içeride üretimi artıran kaynakların daha sağlıklı biçimde kullanılacağını söylemek hayalden başka bir şey değil. Fırtına atlatıldı ama çok hassas dengeler üzerine kurulu bulunan Türk ekonomisi ve sermaye piyasalarını zor günler bekliyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109182
    % 0.02
  • 3.8295
    % 0.32
  • 4.4967
    % -0.19
  • 5.1066
    % -0.19
  • 152.933
    % -0.23
 
 
 
 
 
KAPAT