BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa Türkiye’siz olamaz

Avrupa Türkiye’siz olamaz

DSP Milletvekili Uluç Gürkan, Avrupa’nın uygarlıkları birleştiren ve bütünleştiren değerlerle bir arada varolmasının ancak Türkiye’nin AB’de yer almasıyla mümkün olabileceğini belirtti



BRÜKSEL- Avrupa Konseyi toplantılarında Parlamenterler Meclisi’ne başkan yardımcısı seçilen DSP Ankara Milletvekili ve Türk Heyeti Başkanı Uluç Gürkan, Strasbourg’daki izlenimlerini Türkiye Gazetesi’ne anlattı. Gürkan şöyle konuştu: “Avrupa’da Türkiye’ye karşı bir önyargı var. Bu din temelinde çok açık ve net ve hatta tartışılmasız ırkçı bir önyargıdır. Ermeni iddiaları da bugünün en canlı örneğidir. Fransa ve diğer AB ülkeleri milli meclislerinde gündeme getirerek tarihi yeniden yazmaya kalkışmaktadırlar. Kendi sadece kendi öngördükleri biçimde” Uluç Gürkan günlük politikaya dönüştürülen bu ırkçı önyargının kırılabilmesi için çok çalışmak gerektiğini söylüyor. Gürkan’a göre Türkiye’yi AB içinde görmek istemeyenler ile adaylık sürecini daha başlamadan sona erdirmeyi amaçlayanlar da ilk sıralarda yer alıyorlar. Uluç Gürkan şunları söylüyor; “Ancak herkesin bu karamsarlık ortamından gözden kaçırdığı önemli bir husus var. O da; Avrupa’nın ancak dinsel bağnazlıktan ve ırkçılıktan kendisini sıyırabildiği ölçüde gerçek bir Avrupa olacağıdır. Gürkan’a göre Türkiye böyle bir AB’ye girmek istiyor. Laiklik temelinde demokrasiyi uygulayan, yaşatan ve geliştirerek ilerletmeye çalışan müslüman bir ülke olarak AB’de kendisine yer arıyor. Uluç Gürkan AB’deki köklü değişim gerçekleştiği takdirde bu iddialı projenin gün ışığına çıkabileceğine inanıyor. “Avrupa açısından bu uygarlıkların çatışması değil barışması zemininde düşünülmesi gereken bir projedir. Kolay bir proje değildir.” diyor ve ekliyor; “Her türlü güçlüğüne rağmen gerçekleşmesi konusunda çok da umutsuz değiliz. özellikle Avrupa konseyi zemininde 43 ülkeden gelen milli parlamento temsilcileri arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde bu düşüncelerimi kendilerine rahatlıkla anlatabiliyorum. Oysa bunu tek tek 43 ülkeye giderek anlatmak daha zor.” İkna çabaları Uluç Gürkan Avrupalı meslekdaşlarını şu konuda da ikna etmeye çalışıyor; “Avrupa Türkiye’siz yaşayabilir ama varolamaz.” Gürkan ekliyor: “Avrupa’nın yaşamasının ötesinde gerçekten Avrupa olarak varolabilmesi, ilke ve değerleriyle uygarlıkları sınırlandıran, uygarlıkları biribirinden ayıran davranışlar yerine uygarlıkları birleştiren ve bütünleştiren değerlerle bir arada varolması ancak Türkiye’nin AB’de yer almasıyla mümkün olabilecektir.” Bu yaklaşımın çok sayıda meslektaşı tarafından anlaşılmaya başlandığına da dikkat çeken Uluç Gürkan şöyle konuşuyor: “Irkçı yargıların ötesinde şu an aşılmasında gerçekten teknik güçlükleri olan bir sıkıntı daha var. O da Avrupa birliği kendi bünyesinde yüksek nüfuslu ve kişi başına düşen geliri bir haylı aşağılarda olan Polonya’yı aldıktan sonra Türkiye benzer şartlarda 70 milyon nüfusuyla ve kişi başına düşen gelirini maalesef geride bıraktığımız 50 yılda 3000 doların üzerine çıkaramamış bir Türkiye’yi nasıl hazmedeceğini ciddi ciddi düşünüyor. Bu yükü nasıl kaldıracağını tasarlıyor. Bu ciddi bir sorun.” Uluç Gürkan’a göre Türkiye demokratikleşme bağlamında tartışılan eksikliklerini gidermesinin yanısıra kendi gelişmesini ve ekonomik kalkınmasını da yılda en azı yüzde 7’lerin altına düşmeyecek bir hızla yukarılara çekere AB karşısında güçlü olur ve bütünleşmede güçlük çekmez. yani asıl sorumluluk Türkiye’ye düşüyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT