BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İkinci Bush devri ve Saddam

İkinci Bush devri ve Saddam

Irak’ın Kuveyt’i işgalinden sonra, ABD, Mısır, Suriye ve S. Arabistan başta olmak üzere çok sayıda Arap ülkesiyle birlikte, Türkiye ve İngiltere başta olmak üzere hemen hemen bütün Batı dünyasını yanına alarak “Çöl Fırtınası Operasyonu”nu gerçekleştirdi ve neticede Irak, Kuveyt’ten çekildi. Hava saldırılarıyla Irak harabe haline geldi.



Irak’ın Kuveyt’i işgalinden sonra, ABD, Mısır, Suriye ve S. Arabistan başta olmak üzere çok sayıda Arap ülkesiyle birlikte, Türkiye ve İngiltere başta olmak üzere hemen hemen bütün Batı dünyasını yanına alarak “Çöl Fırtınası Operasyonu”nu gerçekleştirdi ve neticede Irak, Kuveyt’ten çekildi. Hava saldırılarıyla Irak harabe haline geldi. Müttefik kuvvetlerin Bağdat’a girmesi an meselesi idi. Saddam’ı devirmek hiç zor değildi. Ancak beklenen olmadı. Çünkü petrol ihraç eden Körfez ülkelerinin ABD’nin esaret şemsiyesi altına girmesi için Saddam’ın iktidarda kalması gerekiyordu. ABD, Birleşmiş Milletler Teşkilatını devreye sokarak, daha doğrusu kullanarak “ambargo” kararı aldırttı. Yapılan ambargo Saddam’a yaradı. Uygulamaya konulan ambargo, yüzbinlerce hatta milyonlarca Iraklının çoğu çocuk olmak üzere ölümüne sebeb oldu. Bu bir nevi soykırım idi. Ama Irak’taki perişan halkın tamamına yakını bu sıkıntı için Saddam’ı değil ABD ve Birleşmiş Milletleri suçlamaktadır. ABD dışında çok sayıda ülke uygulanan ambargodan şikayetçidir. Şurasını da bilmek gerekir ki, bu ambargo aslında Irak’ın şahsında Türkiye’ye icra edildi. Ambargo kararı alan Bush’un başkanlık devri bitti. Ardından Bill Clinton 8 yıl başkanlık yaptı. Yani aradan 10 yıl geçti ama Saddam hâlâ yerindedir. Irak’ta geçmişte Genelkurmay ve Savunma Bakanlığı yapan General El Tıkriti’nin Mısır’da neşredilen hatıratında; Saddam’ın saray darbesi ile devlet başkan yardımcılığına gelmeden önce, Beyrut Büyükelçiliğinde CIA üst düzey yetkililleriyle yaptığı anlaşmada, ABD’nin Ortadoğu’ya ve Körfez’e yerleşmesi için verilen talimatlara uyacağına dair belge imzalamıştır. Bunun üzerine o tarihte CIA ajanı olan devlet başkanlığı muhafız birliği komutanının kansız darbesi ile Saddam, devlet başkanlığı yardımcılığına gelmiştir. Saddam’ın İran’a saldırısı ve bilahare Kuveyt’i işgali CIA’nın hazırladığı plân ve senaryodur. Körfez Savaşı ile Kuzey Irak’ta, Irak’ın otoritesi zayıflamış ve Kürt Devleti fiilen kurulmuştur. Geriye sadece hukuki safhası kalmıştır. PKK güçlenmiştir. Körfez Savaşı ile Arap Dünyası ikiye bölünmüştür. Körfez Savaşı’ndan sonra İsrail hiçbir taviz vermeden Arafat’tan bir yığın taviz kopararak, Filistin-İsrail Antlaşması imzalanmıştır. Ama “İkinci intifada” ile durum 10 yıl öncesine dönüşmüştür. Hatta Saddam ve Bush isimleri bile aynıdır. Ambargoyu Fransa ile Rusya delmiştir. Ama Türkiye ambargonun zararını çekmektedir. İkinci Bush, Saddam’la uğraşacaktır. Kaybeden yine Irak halkı ve Türkiye olacaktır. 10 yıldır olduğu gibi Saddam, Irak halkının çektiği sefalet ve acıların omuzları üstünde iktidarına devam edecektir. Arap Dünyasının bölünüşüyle İsrail şu andaki zayıf durumunda güçlenmiştir. ABD, Körfezde ve Ortadoğu’daki askeri varlığını Saddam ve mevcut durum ile meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Körfez Savaşı’nın başlamasının 10. yılında Saddam Irak halkının karşısına çıkıp 33 ülkenin fiilen ve 28 ülke ordusu ile bunlara destek veren 40 ülkeye karşı zafer kazandığını iddia etmektedir. Ölüm dışında Saddam’ın devrilmesi ihtimali de zayıftır. Suriye ve Irak’ta Baas rejimi hakimdir. Baas (Diriliş) partisini annesi Yahudi, babası Fransız olan Michel Eflâk kurmuştur. Bu partinin tüzüğünün “dibacesi”nde Arap Dünyasının birliği için İslâmiyet öncesi (yani Asr-ı Saadet) öncesi Araplığa dönülmesi yazılıdır. Kavmiyetçilik ve sosyalizmi yegane yol olarak görmektedirler. Michel Eflâk öldükten sonra Vatikan bu kişiyi “aziz” ilân etti. Michel Eflak’ın İslâmiyeti bozmak için büyük rol oynadığı ve bu hizmetine karşılık “aziz” ilân edildiği gerekçe gösterildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT