BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sosyalist ihtirası, şartlanmışlığı ve küstahlığı

Sosyalist ihtirası, şartlanmışlığı ve küstahlığı

Tayyibe Hanım, Kasım Gülek Bey'in kızı. Harvard'da ekonomi eğitimi görmüş, yüksek lisans sahibi, birkaç dil bilen ekonomist ve parlamentonun en genç milletvekili. 33 yaşında bir aydın. Rahmetli pederini tanımayanlar için birkaç tiyo vereyim.



Tayyibe Hanım, Kasım Gülek Bey'in kızı. Harvard'da ekonomi eğitimi görmüş, yüksek lisans sahibi, birkaç dil bilen ekonomist ve parlamentonun en genç milletvekili. 33 yaşında bir aydın. Rahmetli pederini tanımayanlar için birkaç tiyo vereyim. Adana'nın en eski ailelerinden, yıllarca CHP'de politika yaptı. Paris'te hukuk, Colombia, Cambridge, Berlin Üniversitelerinde siyasi ilim tahsil etti. İngilizce, Fransızca, Rusça, Korece bilir. Türkçe'yi en güzel kullanan hatiplerden biri. 1946'dan 1971'e kadar milletvekiliydi. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevinde bulundu. Geç evlendi. Tek çocuğu da Tayyibe Hanım. Müteveffa İnönü'ye Ecevit gibi muhalefet etti, genel sekreter seçildi. Yeni Tanin Gazetesinin de sahibiydi. Ayşe Kulin'in "Adı: Aylin" isimli 40'ı aşkın baskı yapan biyografik romanda Gülek Ailesi'yle ilgili arka plân bilgiler de var. Bir müddet Gazeteci Murat Birsel ile de evli kalan Tayyibe Hanım çalışkan ve gayretli bir siyasetçi. Fransız Parlamentosu'nda Sözde Ermeni Soykırımı İddiaları çalışmaları sırasında Paris'e giden Türk Parlamento Heyeti'nin de içindeydi. Özellikle iktidardaki Sosyalist ve ortakları Komünist Parti milletvekillerini bilgilendirmek gerekiyordu: Böyle bir soykırım yoktur. İftiradır. Tam tersi Türk ulusu başta İspanya Yahudileri, her millete, her dine, her görüşe kucak açmıştır. Korumasına almıştır. Öyle ki fethedilen yerlerde bile bölge halkının güvencesi; bizzat kapı kapı dolaşılarak hakları anlatılmıştır. AB şartı bakın ne? Tayyibe Hanım, Fransız sosyalist ve komünistlerine iktidar partisine mensup milletvekili olarak anlatıyor. Anlatıyor ama karşısındakilerde öyle bir şartlanma var ki yıkmak mümkün olmuyor. Tayyibe Hanım'a son olarak da bir itirafta bulunuyor sosyalist milletvekilleri: - Avrupa Birliği'ne girmek istiyorsanız. Bu şartı da kabul edeceksiniz! Bülent Akarcalı fırlıyor yerinden. "Hiç demokrasilerde, hukuk devletinde, insan haklarında dayatma olur mu?" diye hiddetleniyor. Cevap "İsterseniz" oluyor. Tayyibe Hanım'ın üzüldüğü ise sosyalist milletvekillerinin mağdurdan yana olması gerekirken, tam tersi güçlüden yana, haksızlıktan, iftiradan yana olmalarıydı! Heyetteki milletvekili arkadaşları açıkladılar: Batıda Hıristiyan demokratlar muhafazakârdır, dindardır, aydındır; liberaller köklü ailelerden, iyi eğitim görmüş, ayağı yere basan aristokratlardır; sosyalistler ise derleme-toparlama gruplardır. Her an her yere dönebilirler. Yeşiller kadar bile inandırıcılıkları yoktur. Demek bazı şeyleri anlamak için yaşanmış hakikatler şart. Veto yetmez, gücünü göster Avrupa Birliği maceramız bakın nelere mal oluyor? Sadece Sözde Ermeni Soykırımı iddiaları da değil biliyorsunuz. Siyasiler ne kadar pembe gözlüklerini çıkarmasalar da AB konusunda Kıbrıs, Ege, Güneydoğu Anadolu Sorunu da ön şartı Batılıların. Bunlara karşılık Türkiye'nin "jeopolitik" durumunu hiçbir batılı ülke görmüyor bile. Bölge'de huzur ve barış varsa, bu Türkiye'nin istikrarıyla sağlanıyor doğrusu. Bunu biz NATO'da ilk defa tavır göstererek sergiledik. Hani NATO, üyesi ülkelerden bilgisi dışında asker gönderme yetkisi alacaktı da Ankara veto etmişti. Gördük ki geri adım attılar, üstümüze gelmediler. Türkiye; görünen ve yaşanan o ki gücünü göstermek mecburiyetinde. Politikasında da alternatif üretmek zorunda. AB "olmazsa olmaz"lardan değil. Rahmetli Özal bunu yıllar önce görmüştü. ABD ve özellikle de Bush ile hususi dostluğunun bir nedeni de buydu. Bush, Türkiye'nin görüşüne ihtiyaç hisseden bir süper gücün başıydı ama, Turgut Bey ile de neredeyse her hafta telefonun zilini çaldırmadan rahat edemiyordu. Fransa 5.3 milyar dolar ile Türkiye'de yabancı sermaye girişinde birinci sırada. Renault, Alcatel, Lafarge, Total, Elf, Peugeot, C. Lyonnais, S. General Danone, L'oreal hemen akla gelen. Sakıp Ağa'nın Fransız işadamlarına yazdığı mektup etkisini hemen gösterdi. Courfeursa'nın ne de olsa ortağı, Türkiye temsilcisi. 70 milyonluk bir pazarda yarışıyor, farkında. Dünyaya açılmak da budur. Siyah çelenklerle bu işler çözülmüyor. Bilmiyorum Sevgili Kenan Akın'ın "Cezayir'de Fransız Vahşeti"ni izliyor musunuz? Masum insanların nasıl kurşuna dizildiğini aynen yaşıyorsunuz. Kalıcı ve inandırıcı bilgi ve belge sunmak, alternatif üretmek durumunda Ankara.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT