BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Acım dinse razıyım"

"Acım dinse razıyım"

Ben dünyaya adeta hastalıklı olarak gelmişim. Köy yerinin imkansızlıkları içinde geçiştirmek zorunda kaldığımız küçük şikayetlerim 7 yaşına geldiğimde masraflı olmaya başladı. Kemik erimesi teşhisi konmuştu...



Bu mektubu, çaresizlik içinde kaleme alınmış ve hayırseverlere bir çağırı amacıyla yazılmış olarak da okuyabilirsiniz. Giresun'un Bulancak ilçesinden Fatma Duman'ın dramı da amansız bir hastalık olan kemik erimesi... "Köylerde fahrî imamlık yapan babam vefat ettiğinde 14 yaşındaydım. İki ağabeyim, biri kız iki küçük kardeşimle kalmıştık. Babam fahrî imamlık yapıyor, beslediğimiz hayvanların eti, sütü, bir avuçluk fındıklığımız ile geçinip gidiyorduk. Belki babamın vefatı ile hayat tarzımızda yine pek değişiklik olmayacaktı. Henüz askerlik çağına gelmemiş ev bark kurmamış iki abimin çalışmasıyla, fındıktı, süttü derken hayatımızı sürdürüp gidecektik. Ancak benim ve kızkardeşimin hastalıkları ve sonradan bu kervana katılan, küçük erkek kardeşimin ve annemin hastalıkları, çoktan razı olduğumuz mütevazı bir hayat sürmemize engel oldu. Ben dünyaya adeta hastalıklı olarak gelmişim. Köy yerinin imkansızlıkları içinde geçiştirmek zorunda kaldığımız küçük şikayetlerim 7 yaşına geldiğimde masraflı olmaya başladı. Kemik erimesi teşhisi konmuştu... Kızkardeşim de tavşan dudaklı olarak dünyaya gelmişti. İnsanlardan kaçarak büyüyordu. Bu sebeple okuması yazma eğitimi almadan büyüdü. Yapılması gereken tedavi masraflarını karşılayacak durumda olmadığımızdan tedavisi hep ertelendi. Büyüdükçe, genç kızlık dönemine yaklaştıkça ertelenemeyecek hale geldi... Küçük erkek kardeşiminin beyninde ur belirtileri görülmeye başlanmış teşhis tedaviye ihtiyacı vardı. Zavallı annem; bütün bu dertlerin arasında guatr hastalığını hiç düşünemediği için, erken teşhis ve dedavi yapılamadığı için, tedavi şansı azaldı, şans azaldıkça masraf arttı. Babamın vefatından sonra hemen başlayan ağrılar geçiştirilmeyecek hale gelince çare aramak için düştüğüm yol, sürdükçe sürüyor. Giresun-Ankara-İstanbul yolunu artık ezbere biliyorum. Birçok doktor, birçok otobüs şirketi, hayırsever şahıs, hayırsever kurumun benim üzerinde emeği vardır. Bu satırları okuyan birçok şahsın "Ha şu bizim Fatma!" veya "Yine mi bu kız!" dediğini duyuyor gibi oluyorum. Bulancak'ta görev almış kaymakamlar, Giresun'da görev yapmış valiler mutlaka beni tanır. Tanımak zorunda kalmışlardır. Çünkü nasıl denize düşen insan yılana sarılır, çaresizliği içindeyse, bendeki ağrılar da beni oradan oraya süreklemektedri. Birçoğunun "Bu kız hastalık, hastası!" veya "Gezmek için hastalık uyduruyor!" demelerini duymamazlıktan geliyorum. Bunları dikkate alsam ne olacak sanki. Çektiğim ağrılar bena başka bir alternatif bırakmıyorlar ki. Tek yapacağım şey intihar etmek! Ancak Allaha inancım ve günah olduğumu bilmem beni engelliyor. Uzun mücadeleler sonunda hastalığımın Sekloderma yani doku erimesi veya doku yenilenmemesi olduğunu öğrendim. Tedavisi de, bilim adamı doktorların pahalı tedkik ve reçeteleri ile, sürekli kontrol altında mümkün. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın desteği sınırlı kalmaktadır. Ağır masarflı tedkik ve reçeteler sebebiyle zamanında kontrol yapılamaması ve ilaç alınamaması sebebiyle hastalığım ilerliyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı kontrolunda yapılan tedavimi aksattığım için, akciğer ve karaciğer iltihaplanması görüldüğü anlaşıldı. Yani ağrılar giderek artacak demektir. Şu anda 32 yaşımdayım. Çocuklarım da benim gibi olur diye evlenemiyorum. Benim bu hastalıktan kurtulma imkanım yok. Ancak ağrılarımdan ve azaptan kurtulma imkanım var. Tek umudum hayırseverlerde. Hayırseverler bu azaptan ve acılarımdan kurtulmama sizin maddi desteklerinizle mümkün olacaktır. Giresun Valiliğinin izniyle açılan Banka Hesabı: Ziraat Bankası Bulancak Şubesi: 0328 0003 0003 001701-1
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT