BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mösyö müfteri

Mösyö müfteri

Eğer Ermenilerle Türkler arasında tarihten gelen bir anlaşmazlık varsa bu onları alakadar eder. Fransa'ya ne oluyor? İki ayrı millet arasında cereyan etmiş birtakım hadiselerden üçüncü devlet konumundaki Fransa'ya ne?



Eğer Ermenilerle Türkler arasında tarihten gelen bir anlaşmazlık varsa bu onları alakadar eder. Fransa'ya ne oluyor? İki ayrı millet arasında cereyan etmiş birtakım hadiselerden üçüncü devlet konumundaki Fransa'ya ne? Fransa Ermenilerin koruyucusu mu, avukatı mı, ırkdaşı mı? Hiçbiri değil. Fransa, çıkar amaçlı sinsi bir niyet içinde. Sömürgeci günleri rüyalarından eksilmeyen bu devlet, eskiden olduğu gibi yine küçük kavimleri kullanarak kendi milli menfaatleri için fırsatlar yakalama peşinde. Ermenistan bir Kafkas ülkesi. Petrol havzalarının eşiğinde. Orta Asya'nın kapısı durumunda. İngilizler, Amerikalılar Kürtleri kullanıyorlar. Fransızlar da Ermenilere yatırım yapmakta. Kendileri için değerli olan Ermeniler değil, Fransız millî menfaatleri. Paris sokaklarında bir anket yapılsın bakalım. Kaç Fransız, jenosit iddiasından haberdar. Jacques Chirac'ın taslağı imzalaması sürpriz olmadı. Bülent Ecevit, milletçe hayal kırıklığına uğramamızdan söz ediyor. Ne bekleniyordu ki hayal kırıklığı olsun? Fransız kibri kendi dünyalığı karşısında son derecede katıdır. Taviz vermez. Dolayısıyla kimsenin hatırını kaale almadan Türkiye ile köprüleri attılar. Artık kibar rakiple anladığı dilden konuşmak gerekiyor. Laf üreterek vakit geçirmenin zamanı değil. Fransa'ya bu icraatı geri aldırtmalı. Pekâlâ Fransız Anayasa Mahkemesi böylesine mesnetsiz bir kanunu iptal edebilir. Yeter ki şartları oluşturulsun. Neler yapılabilir? 1- TBMM, "Türkiye, Fransa'nın Cezayir'de soykırım yaptığını tanır" diyen tek maddelik bir kanun çıkartabilir. 2- Ayrıca Türk cumhuriyetleriyle Arap ülkelerinde de benzer kanunların yürürlüğe girmesi için çalışmalıdır. Böyle bir kanun, dış politikanın "mukabele-i bil'misil" prensibi gereği en tabii hakkımızdır. 3- Vahşetin yaşandığı üç güney vilayetimize Fransız Zulüm anıtı dikilebilir. Suriye, Cezayir ve eski Fransız sömürgelerinde de anıt dikilmesi için faaliyete geçilmeli. Hatta Türklerin çoğunluk olduğu bazı Alman şehirlerine de böyle bir anıt dikilmesinin imkânları aranabilir. 4- Ermenistan'la sıkı bir diyalog kurmalıyız. En doğrusu komşumuzla her ne derdimiz varsa aramızda bizzat halletmektir. Nihayet onlar bizim eski teb'amız. Coğrafya, tarih ve kültür beraberliğimiz var. Bunun gibi Ermeni diasporası da barış taarruzuna tutulmalı. 5- Fransa'ya yönelik TV ve radyo yayınları yapmalı. Fransız basınına ilânlar vermeli. Fransa'daki Türk dostlarını etkin hale getirmek için kuvvetli bir biçimde yanlarında yer almalıyız. 6- Fransa'daki vatandaşlarımızı organize ederek onlara yürüyüş, protesto ve kamuoyu oluşturma misyonu da yükleyebiliriz. 7- Keza, diğer ülkelerdeki Avrupalı Türkler harekete geçirilmeli. Onlar da iç içe yaşadıkları insanları aydınlatarak Fransa'nın kınanması için ter dökmeli, Ankara, bunu temin etmelidir. 8- Korsika gibi Fransa'nın hassas bölgelerinde neler yapılabileceğine dair stratejiler geliştirmenin mümkün olup olmadığına bakmalı. 9- Alınabilecek her türlü ekonomik tedbir ve müeyyideler hayata geçirilmeli. 10- Türkiye, Fransızların işgal ettiği ve sömürge yaptığı memleketlerdeki insanlık icraatlarına dair araştırma yapılması için BM'ye gitmeli. Kısacası; mösyö müfterinin iftiralarını pazara çıkartacak hiçbir yol ihmal edilmemeli.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT