BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Berjer koltuğun karizması

Berjer koltuğun karizması

Havaların fazlasıyla iyi gitmesi kitap okuma oranına olumsuz yönde etki etti. Ben de dahil bir çok kişide yağmurlu bir günü pencere kenarındaki berjer koltukta kıvrılıp kitap okuyarak geçirme eğilimi vardır.



Havaların fazlasıyla iyi gitmesi kitap okuma oranına olumsuz yönde etki etti. Ben de dahil bir çok kişide yağmurlu bir günü pencere kenarındaki berjer koltukta kıvrılıp kitap okuyarak geçirme eğilimi vardır. Dışarıdaki zorluklar, içerideki o tarifsiz edebi yoğunluğa etki edemezler. Kendinizi güvende hissedersiniz. Yazarla sizin aranızda kurulmuş olan o gözle görülemez bağ bir emniyet şeridi gibidir. Arada sırada kalkıp ayaklarınızı sürüyerek gittiğiniz mutfakta pişirdiğiniz kahvenin davetkâr kokusu bütün eve yayıldığında bu tablo tamamlanmış olur. Üzerinizde dökülen bir kıyafet, saçınız başınız darmadağınık gezersiniz belki ama tam bulursunuz kendinizi. Yani bütününüz bir aradadır. Bu tamlık bir tatmindir aynı zamanda. Pencerenin önünde duran berjer koltuk kendinden emindir. Nasıl bir karizması olduğunun farkında, sizin böyle günler geçirmenizi bekler sessizce. Yazar, kitap ve okur arasında var olan o telepatik ilişki başkalarını kıskandırabilecek kıvamdadır. Kısacası okumak bir seremonidir. Bir çeşit tören. Bir yaşama biçimi. Bir ayrıcalık. Ne derseniz deyin adına ama bir tutkudur. Dediğim gibi havalar normalin dışına çıkınca işler değişiyor tabii. Kış güneşi sanki bize inat edermişçesine bahar aksesuarları takınca şaşırıp kalıyoruz. Böyle havalarda berjer koltuk sinirleniyor sanki. Sahnesi çalınmış kaprisli bir tiyatro oyuncusu misali suratını asıyor. Pencereden içeriye davet beklemeden giren neşeli güneş ışıkları insanı kışkırtıyor. “Haydi” diyor, “dışarıda hayat akıp gidiyor.” Onu yakalamak lazım. Mümkün olduğunca az uyuyup mümkün olduğunca çok gülmek lazım. Bütün dert ve tasalara inat olaylara olumlu yaklaşmak lazım. Enerji üretmek, iyi niyetli olmak ama hep sevmek lazım. Bu o kadar zor değil. Bunun zor olmadığını sindirmenin tek yolu ise okumak. Sayısız, sınırsız okumak. Bıkmadan, usanmadan takip etmek düşünürleri. Başkalarının hatalarından ders çıkartıp kendinize özgü hatalar yapmak. Sonra başkalarını sizinki gibi hatalar yapmaktan korumaya çalışmak. İşte hayatın anlamı ve özeti bu. Paylaşmak. Yazmak ve okumakta paylaşımdır en kısa tarifiyle. O yüzden bu fırsatı kaçırmamak hayata yapılmış küçük bir şaka bence. Evet, bugünlerde mevsim kendisini bahar zannediyor. Ama bu onun yanılsaması. Aslında biz kışta olduğumuzu bunca yıllık tecrübemizle sabitliyoruz. Ve biliyoruz ki yağmur yağmasa da okunabilir. Kitap sayfalarında kaybolmak, satırlar arasında gezinti yapmak, sözcüklerle flört etmek hep elimizin altındaki imkanlar. Sabahlara kadar televizyon ekranının karşısında kimin daha çok çaldığını dinleyip küplere binmek yerine sizleri okumaya davet ediyorum. Çünkü ancak daha çok okursak bazı tiplerin bizleri kandırmasından korunmuş oluruz. Uyanmanın tek yolu eğitilmek. Eğitmekle yükümlü olanlar görevlerini yerine getirmiyorlarsa bunu siz de kendinize bir iyilik olarak gerçekleştirebilirsiniz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.8592
    % -0.82
  • 4.5417
    % -0.9
  • 5.1428
    % -0.02
  • 155.771
    % -0.08
 
 
 
 
 
KAPAT