BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Arkalı kişiler

Arkalı kişiler

Her zaman dikkatimi çekmiştir. Türkiye'de yıllardan beri bir kesim insan var ki mesele Türkiye'nin ayıplanması ise bunlar, bu işi yerine getirmek için en önde koşarlar. Türkiye'yi dünyaya şikâyet etmekten, böylesi şikâyetlere katılmaktan büyük bir kıvanç duyarlar. Arkalı, arkalıklı insanlardır bunlar, daima korunur, desteklenirler.



Her zaman dikkatimi çekmiştir. Türkiye'de yıllardan beri bir kesim insan var ki mesele Türkiye'nin ayıplanması ise bunlar, bu işi yerine getirmek için en önde koşarlar. Türkiye'yi dünyaya şikâyet etmekten, böylesi şikâyetlere katılmaktan büyük bir kıvanç duyarlar. Arkalı, arkalıklı insanlardır bunlar, daima korunur, desteklenirler. Bunların dış güçlere yaranma yarışındaki başarılarına şaşıp kalırsınız. Bunlar tiyatro sanatçısıdır, karikatüristtir, kadın hakları savunucusudur, Yeşilçam'ın gözbebeği oyuncusudur, sinemacısı, yönetmenidir, ödüller kazanmış romancı, hikayecidir. Dış ülkelerde taltif edilir, pohpohlanır kendi ülkemizde de el üstünde tutulurlar. Ne ki bunlar ülke bütünlüğü tehlikeye girdiği zaman karanlıkta yürüyen hamamböceği kadar bile ses vermezler. Bir PKK meselesi mi oldu, çıtları çıkmaz, bir vatan evladı mı öldürüldü gıkları duyulmaz. Fransızlar sözde Ermeni soykırımı iddiasının yer aldığı yasayı kabul mu ettiler, bir iftirayla mı karşı karşıyayız, tüyleri kıpırdamaz. Ama nerde bir ihanet, bir kendine düşmanlık söz konusuysa onları orada elinizle koymuş gibi bulabilirsiniz. Aman ha milli meselelere bulaşmasınlar, adları milliyetçiye, vatansevere çıkmasın. Bunlar böylesi değerlerden bucak bucak kaçarlar. Bakın şu soykırım iddiaları patlak vereli onların seslerini hiç duydunuz mu? Sinek vızıltısı kadar olsun bu Fransız işgüzarlığına karşı birkaç söz söylediler mi? Elbette, Fransa'yı hoş tutsunlar ki, ödüllerin, taltiflerin yolu tıkanmasın... Ötedenberi böyledir. Bunlar, insanımızı Avrupa'nın istediği şablona uygun biçimde gayet geri, gayet uygarlık ve zeka dışı insanlar olarak tanıtan gülünç romanlar yazarlar. Çirkinliği, geri kalmışlığı işleyen filmler yapar, galalarda boy gösterir, entel çizgileriyle hava atar, aralarındaki dayanışmanın poz poz görüntüleriyle alımlı çalımlı caka satarlar. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Bizim Dışişlerimizde de çoğu zaman bu kafada, bu yapıda insanlar görev almış, yabancı ülkelerde resepsiyondan resepsiyona gezerek havaya uymuş, ülkenin yanlış tanıtımlarını silmek gibi gayretlere hiç girmemişlerdir. İşte o dediğim sanatçı takımının, o hanımefendilerin ve beyefendilerin devletle de sözüm ona, araları iyi değildir. Devleti eleştiren, atıp tutan açıklamalarda bulunurlar; fakat gariptir ki devletin resepsiyonlarında, Çankaya hatırlaşma törenlerinde baş davetlidirler. Şeref madalyaları, devlet sanatçısı payeleri bunlara verilir. Bizi dışarda temsil edecek insanların sanatçısından devletlisine yabancıları hoşnut edecek, onların çıkarlarına uyumlu tipler olmasına dikkat edilmiştir. Bu politikaların artık terkedilmesi, bu kemikleşmiş zihniyetin kırılması gerekiyor. Gerekiyor, çünkü karşımıza ülke aleyhine tablolar serildiğinde sersemliyor, afallıyoruz. Tercihlerde şimdiye kadar izlediğimiz yanlışlıkları bir yana bırakmayı denemezsek, ülkemiz Ermeni tasarısı gibi daha pekçok maniayla karşılaşacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT