BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cezayir'de Fransız vahşeti -11-

Cezayir'de Fransız vahşeti -11-

Yıllardır hürriyet ateşiyle yanıp tutuşan Cezayir halkı, duydukları sevindirici haberlerden sonra bütün ülkeyi bayram yerine çeviriyordu. Ancak halk yine de, idama mahkûm edilen Salan gibi generallerin, giderayak yapacakları bir katliamdan dolayı endişe içindeydi.



Sokaklar cehennem gibi!.. Hürriyete susamış Cezayir'e mutlu son artık gözüküyordu... 132 yıllık Fransız esareti son bulacaktı... Aslında Cezayirliler hürriyeti çoktan haketmişlerdi... Fakat, sömürgeci Fransızlar arasında çıkan ihtilâf, hürriyeti geciktiriyordu... Geçici Cezayir Hükûmeti ile Fransa arasında yapılan anlaşmaya rağmen iç savaş, durmak bilmiyor, aksine daha çok kanlanıyordu... Asi General Salan'ın emrinde hareket eden ve Cezayir'de yaşayan 1 milyon kadar Fransız tarafından desteklenen "Gizli Ordu" tedhişine bir türlü ara vermiyordu... Sokaklardan karşılıklı ateşler açılıyor, bombalar patlıyor, alevler yükseliyor, evler yıkılıyor, tanklar ve zırhlı arabalar dolaşıyor, Cezayir, tam anlamıyla bir cehennemi andırıyordu. En kanlı çarpışmalar, başkentin Babül Üd denilen semtinde oluyordu... Özellikle geceleri "Gizli Ordu" mensupları, otomobillerle etrafa ateş ve bomba saçarak geçiyorlardı. Ölü ve yaralı bilançosu yine kabarıyordu... İdamlık generaller Gizli Ordu'dan tarihin en büyük işkencesini gören Cezayirliler, ne yapacaklarını şaşırmışlardı... Bazen iki Fransız gücü arasında can veriyor, şehit sayısı çoğaldıkça çoğalıyordu... Özellikle Fransa tarafından idama mahkûm edilmiş olan Salan gibi generallerin soykırım planları Cezayirliler'i bir yerde endişelendiriyordu... Bu arada, âsi Salan'ın sağ kolu sayılan General Ejmond Jouhaud'nun ele geçmesi yüreklere su serpiyordu. Yanında 12 kişiyle beraber yakalanan âsi general Ejmond Jouhaud'nun üzerinde Verbert adına çıkarılmış kimliğin bulunması dikkati çekiyordu... Gizli Ordu tarafından oluşturulan dehşet ve anarşi ortamı, bütün dünya tarafından kuşkuyla izleniyordu... Evian Anlaşması'ndan sonra böyle bir durumun oluşturulması, Batılı diplomatik gözlemcileri şaşkınlığa itmişti. Kuzey Afrika'da ne türde ittifakların oluşacağı bilinmiyordu... İhtimaller üzerinde sürekli farklı görüşler ortaya sürülüyor, tartışmalar giderek yoğunlaşıyordu... O günün şartlarında zihinleri en çok kurcalayan soru da; Evian Anlaşması'nın özellikle Afrika ve genelde de dünya için ne gibi sonuçlar doğurabileceği yolunda idi... Vazgeçilmez istek O günlerde, bir hükûmet temsilcisi, "Ateş-kes anlaşmasının Mağrib Birliği'nin kuruluşu için açtığı yollar nelerdir?" şeklindeki bir soruya şu karşılığı veriyordu: "Mağrib Birliği, halklarımız arasında kök salmış bir istektir. Korkunç yılların tecrübeleriyle olgunlaşan Cezayir halkı, buna büyük önem vermektedir. Dayanışmayı daha derinleştirerek, adım adım Mağrib Birliği'nin kuruluşunu Afrika Birliği'ne götüren bir dönem olarak kabul ediyoruz." Gerçekten da Mağrib Birliği, Cezayirliler'in vazgeçilemez isteklerindendi... Referandum çalışması Bu arada, 1 Temmuz'da yapılacak olan referandum için kampanya çalışmaları bütün yoğunluğuyla sürüyordu... Cezayir Geçici Hükûmeti, referandum için başlayan kampanya dolayısıyla yayınladığı bir bildiride, Gizli Ordu'nun menfi propagandalarına aldanmasın diye Fransız asıllı Cezayirliler'i şöyle uyarıyordu: "Cezayirli Fransızlar; Macera peşinde koşan birtakım kimseler size, Evian Anlaşmaları'nın bir görüşme zemini olduğunu söylüyorlar ve bunları yeniden gözden geçirmek ve düzeltmek üzere kendilerine itaat etmenizi istiyorlar. Biz ise bu cânilerin sizi aldattıklarını ve yok olmaya sürüklediklerini söylüyoruz. Şunu açıkça biliniz ki, Evian Anlaşmaları, sizin için geleceğin kapısı, kurtuluş yoludur. Başka yerlerde, başka yollar aramayın. Boş hayallere kapılmadan durumu açıkça görünüz. Sömürgecilik tarihinin sayfaları kapanmıştır. Bugün Cezayir size elini uzatıyor. Ve, Cezayir'i kalkındırma çabalarına katılmanızı istiyor." Cezayir Geçici Hükûmeti, aynı bildiride Müslümanlar'a ise şu şekilde sesleniyordu: "Gerçekleştireceğimiz ve sonra da geliştirmeye çalışacağımız siyasî bağımsızlık, tabiî olarak Cezayir'in ekonomisi konusunda yeni meseleler ortaya çıkaracaktır. Bunların başında toprak reformu gelecektir. Cezayir devletinin ilk ödevi, bu reformu imtiyazlı bir sınıfa değil, fakir köylülere, tarım işçilerinin lehine gerçekleştirmek olacaktır. Toprak reformu âdil esaslara dayanacak, iktisadî zaruretlere bağlı olacak ve ırk ayırıcı her türlü görüşten uzak tutulacaktır." Bu bilinçli gayretler karşısında Gizli Ordu daha fazla tutunamadı... Terör hareketleri ile bir yere varılamayacağı anlaşılınca "Gizli Ordu" geçici hükûmet ile diyalog kurma zorunda kalıyordu... Anlaşma haberleri radyodan yayınlandığında, bütün Cezayir bir bayram yerine dönüşmüştü sanki... Sokaklar kucaklaşan insanlarla doluydu... Gözyaşları, acıdan değil, sevinçten akıyordu şimdi... 132 yıllık özlem çok yakındı... "Gizli Ordu" artıklarından General Gardy'nin kaçması ise mutlu geleceği perçinliyordu âdeta... Yarın: 132 yıl süren işkence sona eriyor...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT