BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nazım Hikmet’in hikmeti!..

Nazım Hikmet’in hikmeti!..

Bu kaçıncı kampanya? Nazım Hikmet konusunda açılan kampanyaların sayısını unuttum... Kırklı yılların sonunda affedilmesi için kampanya açılmış, imzalar toplanmış ve neticede “büyük şair” cezaevinden çıkmıştı.



Bu kaçıncı kampanya? Nazım Hikmet konusunda açılan kampanyaların sayısını unuttum... Kırklı yılların sonunda affedilmesi için kampanya açılmış, imzalar toplanmış ve neticede “büyük şair” cezaevinden çıkmıştı. Ama “birileri tarafından” öldürüleceğinden korkan Nazım, Refik Erduran’ın sür’at motoru ile kaçtı ve Rusya’ya o zamanki Sovyet Diktatörü Brejnev’e “benim asıl vatanım” dediği ve toprağını öptüğü Rusya’ya sığındı. Sonra orada öldü ve Moskova’daki bir mezarlığa gömüldü. Ölünceye kadar da, Sovyetler ve KGB tarafından Türkiye aleyhindeki propagandalarında kullanıldı. “Teslim ol” çağrısı Kore’de askerliğimi yaparken, gözlerimle gördüm, başkasına inanmam: Çin uçaklarından siperlerimizin üzerine her kuplesi “Gel teslim ol, Mehmet kardeşim” diye sona eren bir şiiri atıldı. Geçen akşam Kanal 6’da, Dr. Stres’in programında kimse, orada galiba tek başına mücadele eden MHP milletvekili Mehmet Gül veya başkası, bu olayı ve şiiri, hatırlattı mı? Katılımcılardan Yıldız Sertel, rahmetli babasının Nazım Hikmet hakkındaki yazdıklarını nakletti mi? Zekeriya Sertel’in, taraftarlarının “Mavi gözlü dev ilah” dedikleri Nazım Hikmet’in insancıl ve diğer zaaflarını anlatan kitabı, yayınlandıktan hemen sonra, el çabukluğu marifet ortadan kaldırılmıştır, efsanesine halel gelmesin diye... Efsane Evet, yıllar boyu bir Nazım Hikmet efsanesi oluşturulmuştur... Önce solcular, komünistler tarafından sonra da bunlar entel-liboşluğa dönüşünce, efsane üretmek ve kampanya açmak görevine devam etmişlerdir. Bu “efsanelerle” -Nazım Hikmet’in Deniz Harp Okulu talebelerine komünizm aşılamaktan dolayı yargılanmasının düzmece olduğu haksız yere hapis yattığı hatta Atatürk bir gece kendisini “sofraya” davet ettiğinde “Ben Denizkızı Eftalya değilim” diye gitmemekte direndiği vb. mücadele etmek kimin haddine! Atatürk’ten şefaat dilemiş olduğunu ve “Beni Stalin yarattı” demesinin gerçek olduğunu hatırlatmak da, bu hava içinde mümkün mü?! Vatan sevgisi Nazım Hikmetin “bu vatanını” da sevmediğini iddia edemem, ama Sovyetler Birliği’ni daha mı fazla severdi, onu bilemeyeceğim... Çok güçlü bir şair olduğu da muhakkak. Milli Mücadele Destanı muhteşem bir şiir, ama kurtarılacak vatanı Nazım Hikmet ne yapmak isterdi... Bunu da düşünmek gerek! Bazı dizelerini ben de, ara sıra, okurum... Bir eski Cumhurbaşkanımızın ve hatta rahmetli Türkeş’in de, Nazım Hikmet’in şiirlerini, dizelerini okumaları, Onu, düşüncelerini ve hayatını tasvib ettikleri anlamına gelmez. İlhan Selçuk ve Gül Atatürkçü ve milliyetçi tarafını çok beğendiğim, dostum İlhan Selçuk, Dr. Stresin programını izlemiş ve bu programda galiba tek başına, mücadele veren, Nazım Hikmet’in “yurtseverliğini” sorgulayan, milliyetçiliği savunan ve Komünistliğini kınayan MHP Milletvekili Mehmet Gül ile, üslubunca, istihza ediyor... Benim bildiğim ve umduğum, MHP’lilerin kutsal değerler addettikleri “Devlet Vatan Bayrak Ulus...” İlhan için de mukaddes olması gereken değerlerdir. O zaman anlaşmazlık nerede? Komünizmin ve enternasyonalizmin, bu değerleri reddetmiş olduğu doğru değil mi? Zaten, aslında vatansever milliyetçi ve Atatürkçü oldukları halde bir dönemde komünizme ve enternasyonalizme kapılanların da kişilik çelişkileri ve sıkıntıları bu değil mi idi? Şükürler olsun ki, Komünizm (nasyonal veya enternasyonal) devrildi gitti de, o dönemlerde Sovyetler Birliği’nin parlak geleceğinden sözeden, binlerce yıl payidar olacağını yazan bazıları, sıkıntıdan kurtuldular, gerçek vatansever kişiliklerini buldular. Birşey daha var o dönemde özellikle Türkiye için çok “yakın ve gerçek” olan Komünizm tehlikesini bazıları bugünün rahat koltuklarından, o zamanki çerçevesinden çıkarıp, Türkiye’yi Moskova’nın peyki Sovyetlere peyk yapmamak için verilen mücadeleyi boşuna, ve “eski tüfekleri” mağdur addediyorlar.. Tıpkı Nazım Hikmet’in şimdi yapılmak istendiği gibi. Selçuk haklı İlhan kardeşimin bir yerde hakkı var: Birileri hakikaten “küreselleşme ve kendisini teslim etmiş, IMF’nin buyruğuna girmiş. AB’ye yalvar yakar olmuş, ulus devleti defterden silmeye hazırlanıyorlar” Ama bu tarizlerin muhatabı MHP ve Mehmet Gül olmasa gerek! Dönelim, Nazım Hikmet’in vatandaşlığa alınması ve mezarının Türkiye’ye getirilmesi konusuna... Görünen o ki, Hükümetin bir kanadı da bunlara taraftar olduğuna göre, neticede, bir zamanlar reddettiği vatandaşlık da, makabline şamil olarak, verilecek, naaşı da Türkiye’de münasip bir yere, belki de isteği üzere, “Anadolu’da bir köy mezarlığına”, büyük merasimlerle gömülecek. Herhalde yeni Cumhurbaşkanımız da, kendisini zayeret edecekleri söylenen entel liboş, yazar-çizer-oynar takımına da bu konudaki icazetini bildirir... Evet, Nazım Hikmet öldükten sonra vatandaş olsun ve Türkiye’de yeniden gömülsün; o zaman o da rahat eder, biz de!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT