BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oral: Vergi affı yok

Oral: Vergi affı yok

2000-2001 bütçe rakamlarını değerlendiren Maliye Bakanı, iş dünyasının "vergiye af" çağrılarına cevap verdi: Böyle bir şey düşünmüyoruz.



ANKARA - Maliye Bakanı Sümer Oral, 2000 yılı bütçe gerçekleşmeleri ile ilgili düzenlediği basın toplantısında, önemli açıklamalarda bulundu. Son dönemde sanayici, işadamları ve toplumun çeşitli kesimlerinin bir vergi affı talebi ve beklentisi içerisinde olduklarını söyleyen Maliye Bakanı Oral, "Hükümetimizin gündeminde böyle bir şey yok. Bu yönde bir çalışmamız da bulunmuyor. Bir vergi affı şeklinde bir şey düşünmediğimizi belirtmek mecburiyetindeyim. Böyle bir şeyin olmadığını daha önce de belirtmiştim" dedi. Açık 12 katrilyon 2000 bütçesine ait rakamlar veren Maliye Bakanı, şunları kaydetti: "2000 yılı bütçesinde gelirler 32 katrilyon 535 trilyon lira, vergiler 24 katrilyon lira, giderler 46 katrilyon 713 trilyon lira, bütçe açığı 14 katrilyon 128 trilyon lira, faiz dışı bütçe fazlası 7 katrilyon 5 trilyon lira olarak planlanmıştı. Bu büyüklüklere göre yıl sonunda, bütçe açığının gayri safi milli hasıla'ya (GSMH) oranının yüzde 11.3, faiz hariç bütçe fazlasının ise GSMH'ye oranının 5.6 olması hedeflenmişti. 2000 yılı bütçesinde hedefi tutturmak ve bütçe içindeki faiz yükünü azaltmak için kamu kesiminde mali disiplini sağlanması yönünde çok önemli adımlar atılmıştır. Bunun sonucunda gelirler 33 katrilyon 756 trilyon lira, vergi gelirlerinin tahsilatı 26 katrilyon 514 trilyon lira olarak gerçekleşti." "Faiz dışı fazla arttı" "Giderler ise 46 katrilyon 603 trilyon lira olmuş, bunun faiz hariç giderler bölümü 26 katrilyon 163 trilyon lira, faizler ise 20 katrilyon 440 trilyon lira olmuştur. Böylece bütçe açığı 12 katrilyon 846 trilyon lira olarak tahakkuk etmiştir. Faiz dışı fazla ise yıl sonu itibarıyla 7 katrilyon öngörülmüştü ve 7 katrilyon 595 trilyon lira olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır. Kamu maliyesinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasında hayati öneme sahip faiz dışı fazla öngörülen hedefin yüzde 8.4 üzerinde gerçekleşerek 7.4 katrilyon 595 lira olarak sonuçlandı." "Hedefler tutuluyor" Oral, "Bütçe açığı, 1999 yılına göre 2000 yılında yüzde 40.3'lük bir artış göstermektedir. 2000 yılındaki faiz dışı fazla bir önceki yılın faiz dışı fazlasından yüzde 383.9 oranında bir artış göstermiş bulunmaktadır. Türkiye'nin kamu maliyesini sağlıklı hale getiren adımlar ve o yolda kaydedilen kilometre taşları bunlardır. Bunların sonunda bütçe sağlıklı bir yapıya kavuşacak ve Türkiye'nin mutlaka halletmesi gereken kamu finansmanını da böylece yavaş yavaş kalıcı bir tarzda, sürekli bir tarzda iyileştirecektir. Hiç bir şey kendiliğinden meydana gelmez. Tedbir alacaksınız ama o tedbiri kaliteli uygulama ile sonuç verecek hale dönüştürmek gerekir. Bunları görmüş olmak gayet tabi hepimizi Türkiye ekonomisini daha güçlü getirmeden sevinç duyacak hepimizi memnun etmektedir" dedi. Faizler yüzde 40'larda 2000 yılında 12 aylık TEFE endeksinin yüzde 32.7 olarak gerçekleştiği dikkate alınırsa, bütçe gelirleri açısından yüksek bir performans sağlandığı ortaya çıkmaktadır. 1999 yılı boyunca ortalama yüzde 100 civarında seyretmiş olan faizler alınan tedbirler sonucunda yüzde 40'lara kadar düşürülmüştür. Tüm gelişmeler ele alındığında 3 yıllık programın geleceği açısından son derece önemli ve umut verici sonuçlar elde edilmiştir. 3 yıl sonunda program hedeflerine ulaştığımız gibi, Türkiye'nin AB Maastricht kriterlerine ulaştığını da göreceğiz. Türkiye, bölgesinde ve küresel dünyada güçlü bir ekonomiye sahip olacaktır. Hedefleri revize etmeyiz Kasım ayında meydana gelen ekonomik dalgalanmaların mutlaka bir etkisi olacaktır. Ama biz, bir yıl içinde bu etkiyi asgari düzeye indirmeye çalışacağız, Hazine politikaları ile... Kasım'daki ekonomik dalgalanma nedeniyle 2001 yılı bütçe hedeflerini revize etme ihtiyacında değiliz. Devletin personel sistemi ve bu sistemin ücret yapısı karmaşık ve adaletsiz bir halde. Bunu düzeltmeye çalışıyoruz ancak, bunu yaparken programdan kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Kaynak olmadan herhangi bir adım atma şansımız da yok, hakkımız da yok. Bundan sonra daima mali disipline bağlı haraket etmek mecburiyetindeyiz. Deprem vergileri 2.6 katrilyon Bir defaya mahsus olarak çıkarılan deprem vergilerinden 2 katrilyon 694 trilyon lira gelir elde edildi. Deprem vergilerinin yüzde 70'ine yakın tutarı aşırı reel faizlerden oluşan faiz vergisinden sağlandı. Bu 1 katrilyon 640 trilyon liraya ulaştı. En büyük bölüm rant gelirlerinden, faiz gelirlerinden sağlandı. Özel işlem ve iletişim vergilerinin süreleri 2002 sonuna kadar uzatılmıştır. Diğer depremn vergilerinin uygulama dönemi ise 2000 yılının Aralık ayı sonu itibariyle bitmiştir. Vergi kimlek numarasında kapsamı genişletmeyi düşünüyoruz. Tedbirleri alırken ekonomide nabzı iyi tutmalıyız. Yapılacak olan, güçlü bir vergi idaresidir." GSM zamanında ödenseydi... GSM ödemesi 2000 yılı içerisinde yapılmış olsaydı faiz dışı fazlada çok daha önemli bir noktaya gelirdik. Ancak bütçe sonuçları güzel bir neticedir ve programın geleceği açısından umut vericidir. Fakat sıkıntılar yok mu, var. Onları da en kısa sürede aşacağız. Yine 1999 yılında vergi gelirlerinin yüzde 88'i faiz ödeneklerine ayrılırken, 2000'de bu oran yüzde 52'lere çekilmiştir. Bütçe içerisinde faiz ödemelerinin payı azaldıkça eğitime, sağlığa, yatırıma, memurlarımıza kuşkusuz gidecek pay da artacaktır. Hiç kuşku yok ki, bugüne kadar olduğu gibi 2001 yılında da program aynı kararlılıkla ve özenle uygulanacaktır."
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT