BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çakır gözleri zekice parlıyordu...

Çakır gözleri zekice parlıyordu...

Tuncer annesi gittikten sonra biraz evde oturmuş, sonra da Emine'nin uyumasıyla sokağa, kapının önüne çıkmıştı. Çok geçmeden üç pejmürde arkadaşı yeniden göründüler sokağın başında. Tuncer'in dışarıda olduğunu fark edince hemen yanına geldiler.



Bu son cümleyi söylerken yüreğindeki ıstırap sesinin tonuna yansımıştı. Hayretle baktı Saadet. Gözlerini kıstı: - Sen kocam içmez demiştin bana... - İçmezdi abla, ilk defa gördüm. İşte zaten o yüzden oldu ya bunlar, alışık değil benimki böyle şeylere. Bir şişe birayla şaşırdı feleğini... Ben de bilemedim ne yapacağımı... Genç kadın düşünceli bir şekilde salladı kafasını: - Haklısın adam alışık olmayınca ne yapacağını bilemez. Bana kalırsa kafası düzelince al karşına konuş. Zehra bilmiş bir tavırla atıldı: - Konuştum Saadet abla, sabah ağır laflar ettim. Yüreğine hançer gibi batmıştır şimdi onun. Yüzüme bakamadı kafasını kaldırıp da. Suçlu suçlu önüne baktı. Tek kelam edemedi. Saadet hafifçe gülümsedi. Yan gözle Zehra'nın kucağındaki Asiye'ye baktı. Küçük kız bütün sevimliliğiyle onu izliyordu. Göz kırptı hafifçe: - Nasılsın bakalım küçük abla... Korkuttun bizi. Bak ama, arabayla da gezmiş oldun böylece. Değil mi? Kız başını salladı aşağı yukarı. Çakır gözleri zekice parlıyordu. - Çok da güzelsin, nazar değmesin. Akıllı bir şeysin belli. Zehra saçlarını okşadı yavrusunun hafifçe gülümseyerek. Aklı evde, Tuncer'e takılmıştı bir anda... Tuncer annesi gittikten sonra biraz evde oturmuş, sonra da Emine'nin uyumasıyla sokağa, kapının önüne çıkmıştı. Çok geçmeden üç pejmürde arkadaşı yeniden göründüler sokağın başında. Tuncer'in dışarıda olduğunu fark edince hemen yanına geldiler: - Ne o, annen yok mu? - Gitti. Kız kardeşim hastalandı, onu doktora götürdü. Sizi görmüş, sordu kim olduğunuzu. Ömer hemen atıldı, kabadayı bir tavırla yapıştı Tuncer'in yakasına: - Bana bak! Sakın nerede kaldığımızı, kim olduğumuzu söyleme, başına bela olurum. Küçük çocuk başını iki yana salladı korkuyla: - Yok, söylemem. Meraklanma... Çocuklardan sarışın olanı elini midesinde gezdirdi: - Karnım aç yahu! Yok mu yiyecek bir şeyler evde? Tuncer korkuyla kaldırdı gözlerini yukarı doğru: - İnan ki yok! Bizim de yok bir şeyimiz. Belki annem gelirken getirir. Dün akşam da bulgur pilavı yedik, bitti. Ekmek, peynir de kalmadı. Zaten azdı. Dün size verdim hepsini. Ömer alaycı bir şekilde güldü: - Tamam be, tamam. Bir şey demedik. Bana baksana sen, seninkilerde hiç para falan yok mu ha? Diğer iki çocuk da dudaklarına tuhaf bir gülümseme yerleştirerek diktiler gözlerini Tuncer'e. - Para mı? Bilmem, ben hiç bilmem. Belki vardır ama... Ne yapacaksın ki?.. Ömer kaldırımın kenarına oturdu. Gözleri çukura kaçmış gibi içerlekti. Zayıflıktan elmacık kemikleri çıkmış, dudakları incelmişti sanki. Kir içindeki saçlarını yine pis tırnaklı parmaklarıyla sıvazladı: - Hani diyorum biraz versen bize alıp da... - Anamgil vermez ki... - Anana söyle diyen kim oğlum, dünkü ekmek gibi... Anlarsın ya... Tuncer hayret ve korkuyla baktı: - Yani çalayım öyle mi? Kendi paramızı mı çalayım? Çocuklar bir kahkaha attılar şımarıkça. Ömer kafasını salladı: - He ya! Kendi parasıymış, kendi paranız da hangi isteğini yapıyorlar senin? Ne istedin de yaptılar bu güne kadar, kendi paran olsa neler yaparsın neler... Şöyle bir düşündü çocuk. Doğru söylüyordu Ömer! Hiçbir istediğini almamışlardı. Oysa annesi de babası da ellerindeki parayı, "Bu hepimizin parası" diyerek saklıyorlardı. Hiç de hayrını görmemişti Tuncer. Ömer onun çelişkiler içinde olduğunu sezmiş olacak ki atıldı: - Bak, sana parayı al derken kendi hakkını al. O para madem seninmiş de, sen de istediklerini yapma hakkına sahipsin... Çocuk başını iki yana salladı. - Ama öyle bir şey yaparsam bu eve bir daha giremem. Öldürürler beni. Sarışın olan çocuk atıldı: - Sen de bizimle kalırsın, ne güzel, karışan yok, görüşen yok, dayak yok... Tam, "ben zaten dayak yemem" diyecekti ki bir akşam önce yaşananlar geldi aklına. Lafı ağzında kalarak sustu. Yutkunmakla yetindi. Omuzlarını kaldırdı: - Zaten annem de bulamadı parayı bugün. Babam almış herhalde... DEVAM EDECEK
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT