BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avukat, bir gün herkese lazım olur...

Avukat, bir gün herkese lazım olur...

4 Şubat pazar günü Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda büyük bir toplantı var. Toplantının sloganı şu "savunmayı savunuyoruz."



4 Şubat pazar günü Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda büyük bir toplantı var. Toplantının sloganı şu "savunmayı savunuyoruz." İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman'ın kamuoyu önündeki açıklamasına göre Adalet Bakanlığı ile Baro ihtilafa düşmüş bulunmaktalar. "Avukatlar Forumu" toplanıyor. Toplantıya 42 Baro katılacakmış. 15 bin üyesi olan bir baronun yeraltı faaliyetinde bulunması beklenemez. Savunma savunulurken yaşanan endişe şudur: Savunma, yargı sisteminin dışına çıkartılıyor. Sayın Sayman'ın da vurguladığı gibi savunma, yargının üç temel unsurundan biridir. Bu mekanizma olmadan varılan kararın doğruluğu doğru olsa dahi kabul edilemez. Böyle bir karar usul yönünden eksik kalır. Öyleyse neden Bakanlıkla Baro sürtüşüyor. Hikmet Sami Türk'le de Yücel Sayman'la da konuştuk... Sayın Türk, bize şu bilgiyi verdi. Barolar, kamu kurumu niteliğindedirler. Anayasanın 135. maddesinde genel ve Avukatlık Kanununun 76. maddesinde de özel olarak düzenlenmiştir. Faaliyetlerinin kuruluş amacını aşmaması gerekir. F Tipleri Avrupa standardındadır. Şikâyet edilen konular için de ayrıca kanun teklifi hazırladık. Böyle olduğu halde İstanbul Barosu'nun F tiplerini protesto için karar aldığına dair basında haberler çıkmıştır. Bu haberleri ihbar kabul eden Bakanlığımız Beyoğlu Savcılığının dikkatini çekti. Bu tip davranışlar açlık grevindeki mahkûmlara dayanak oluşturmaktadır. Baro Başkanı ise şöyle diyor. Bizi görevden alma hakkı sadece genel kurulumuza aittir. O gün Bakanı da davet ederiz. Gelir iddialarını izah eder. Üyeler yerinde görürlerse bizi değiştirirler. Üstelik F tipleri için herhangi bir toplantı da yapmadık. Zaten ayın 4'ündeki toplantı da münhasıran bu konuya ait değil. Son zamanlarda avukatların üzerine fazla gidildi. Onun için bir araya geliyoruz. Mesele anlaşılıyor gibi. Baro, meslektaşlarını korumak için bir şeyler yapmak istiyor. Bu F tipine yoruluyor. Ve medyada protesto biçiminde çıkıyor. Bakanlık da harekete geçiyor. Bizim anlamadığımız neden Bakanlık, savcılığa, savcılık baroya yazıyor, Bakanlık, Barodan doğrudan bilgi istiyemez mi? Herhalde mevzuat buna engel. İşte o zaman da huzursuzluğumuza yenileri ekleniyor. Sanki her şey yerli yerindeymiş, bütün müesseseler sağlıklıymış gibi bir de adalet cephesinden ses gelmeye başladı. Araştırmamızın sonucu o ki ortada bir diyalogsuzluk var. Baronun illegal toplantı yapıp karar aldığının asılsızlığını Bakan'la Başkanı dinleyerek anladık. Avukatlar Forumu'nu bir Baro-Bakanlık kavgasından uzak tutmalı. Esas çalışma, avukatlık mesleğinin meseleleri olmalı. Bunun gibi suç işleyen avukatı da en evvel baro cezalandırmalı. Her şey olabilir. Yeter ki konuşulsun. Bakana da dediğimiz gibi vatandaşın akşam evine ekmek götüremediği bir ortamda yeni gerginlikler yaşanmamalı. Baro da mükellefiyet altında. Avukatlar Forumlarını yapsınlar.. Savunma savunulsun. Ancak, etnik, ideolojik ve mezhebi yaklaşımlara taviz vermemeli. Bütün mesele savunma mesleğinin zarar görmemesi... Buna da herkesin dikkat etmesi gerekir. Bir gün herkes, avukata muhtaç olabilir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT