BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İtibar meselesi

İtibar meselesi

Hükmi şahsiyeti olan kurum ve müesseseler de tıpkı şahıslar gibidirler. İtibarları menşelerinden gelir.



Hükmi şahsiyeti olan kurum ve müesseseler de tıpkı şahıslar gibidirler. İtibarları menşelerinden gelir. Bundan dolayıdır ki, kimse, kimsenin itibarını zedeleyemez; zira eden kendine eder! Dünyadaki çeşitli demokratik ülkelerde olduğu gibi, bizim Meclis'imizde de arzu edilmeyen olaylar, zaman zaman yaşanmaktadır. Eğer, demokrasiyi gerçekten hazmetmiş bir toplumsanız, bu tür olaylar, hiçbir zaman maksadını aşmaz ve demokratik çerçevede kalır. Böyle olması demokrasinin icabıdır. Meclisler, bulundukları ülkelerin milletlerinin aynasıdır. Millet, iktidarıyla ve muhalefetiyle orada temsil edilir. Yine, bundan dolayıdır ki, Meclis kürsülerinde kürsü dokunulmazlığı vardır. İktidarıyla, muhalefetiyle orada yapılan konuşmalar, millet adına olup, milleti temsil eder. Önceki gün; İç Tüzük değişikliklerinin görüşüldüğü Meclis Genel Kurulu'nda meydana gelen ve bir milletvekilimizin vefatı ile sonuçlanan olaylar, tek kelime ile elimdir ve çok düşündürücüdür. Bizim Parlamento'muzda da, Uzak Doğu (Tayvan-Kore) parlamentolarının hallerini yansıtan manzaralar olmuyor değildi. Özellikle muhalefetin; oturdukları yerden laf atma, ayağa kalkıp kürsüye doğru yürüme, sıra kapaklarına vurma, mensup oldukları parti sıralarının önünde kümelenip birlikte el çırpma ve kürsüde konuşan hatibe veya Meclis'i idare etmekte olan kişiye lafla sataşma gibi çeşitli eylemlere şahit oluyorduk. Yalnızca muhalefetin mi; Fazilet Partili Merve Kavakçı'nın olayı, hâlâ hafızalardadır. İktidar partisi olan DSP'li milletvekilleri, yukarıda sayılan eylemlerin hepsini gerçekleştirdikleri gibi, aynı partiye mensup Başbakan sayın Ecevit de, Başkanlık makamına giderek; 'Bu hanıma haddini bildiriniz!' diye çıkışmadı mı? Zaten, Meclis'teki oturumlar, (son olaydaki teknik hata yapılmadığı takdirde) TRT 3 kanalından canlı olarak yayınlanmaktadır. Meclis'te olan biten, milletin gözü önünde cereyan ediyor. Ayrıca, bunun böyle olması da, çok isabetli bir karardır. Zira, kendilerinin millet tarafından izlenildiğini bilen vekillerimizin hal, hareket ve sözleri böyle olunca, izlenilmediği zamanki halleri nasıl olacaktı acaba? Sokağımız belli, Meclis'imiz de belli! Daha dün; Diyarbakır'da, sokak ortasında polislerimizi şehit verdik. Onların yerdeki kanları kurumadan, Meclisimizde meydana gelen bu vahim olayı ne ile izah edebileceğiz? Meclis'te darp ne demektir? Hukuk devletinde ve o devletin yasama meclisinde yumruğun ne işi vardır? Varsa, bunun hukuk neresinde; yasama ve Meclis neresindedir? Tabii ki, Meclis'in itibarı, tartışılamaz ve o itibar, her şeyin üstündedir. İşin, tabiatının gereği de budur zaten. Ama; görünen o mu? Bu yaşanılanları ne ile te'lif edeceksiniz? Dedik ya, kimse kimsenin itibarını zedeleyemez; eden kendine eder! Bunun izahı da, bizden çok, olaya sebebiyet verenlere düşer! Millet, ibretle izliyor ve söz hakkının asli sahibine verilmesini sabırsızlıkla bekliyor!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT