BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Elimizdeki Ermeni kozu

Elimizdeki Ermeni kozu

İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına... demişler. Şu Ermeni konusundaki ihmalimizi, vurdum duymazlığımızı, adamsendeciliğimizi herhangi bir haklı gerekçe ile izah edebilmemizin imkanı var mı? Adamların, bu meseleyi seneler senesi kaşıdığı apaçık bir hakikat olarak orta yerde dururken biz ne yaptık?



İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına... demişler. Şu Ermeni konusundaki ihmalimizi, vurdum duymazlığımızı, adamsendeciliğimizi herhangi bir haklı gerekçe ile izah edebilmemizin imkanı var mı? Adamların, bu meseleyi seneler senesi kaşıdığı apaçık bir hakikat olarak orta yerde dururken biz ne yaptık? Daha açık bir ifade ile, ne yapmamız lazımdı da, yapmadık ve süklüm püklüm beklemeyi tercih ettik? Ermenilerin, dünyanın belli başlı merkezlerinde, gayet güçlü ve etkili diasporaları var. Bunlar, yaşamış oldukları ülkelerde, azınlık olmanın verdiği psikoloji ile, daha ziyade kiliselerinin etrafında, gayet iyi organize olmuş topluluklardır. Ve, bunların genellikle tuzları kurudur. Ermenilere soykırım uygulandığı yalanını ortaya atan ve bu işin peşinden gidenler de bunlardır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde, bu yönde kararlar aldıran, kanunlar çıkartan ve anıtlar dikilmesine sebep olanlar da bunlardır. İçimizde, bizimle beraber yaşamakta olan Ermeni vatandaşlarımızın, genellikle bu işlerle bir alakaları yoktur. Hatta, Türkiye'deki Ermeni Kilisesi bile, olaylar karşısında duyduğu rahatsızlığı, açıkça ifade etmektedir. Ülkemizin Doğu'sunda, bizimle sınır komşusu olan bir Ermenistan var. Üç milyonluk, fakir bir ülke. Sovyet Rusya'nın dağılmasından sonra, bağımsızlığını ilan eden bu ülkenin başına Levon Ter Petrosyan isimli, ılımlı bir politikacı vardı. Türkiye'ye dostluk elini de uzatmıştı. Akıllı bir adamdı. Halkını düşünüyordu ve; tek çıkış yolunun Türkiye ile birlikte hareket etmekten geçtiğini biliyordu. 65 milyonluk, büyük ve bölgesinde güçlü bir ülkenin müttefiki olmak, Ermenistan için hayat iksiri idi. Bu adamın kıymetini bilmedik. Ve, bize uzanan dostluk elini görmezlikten geldik. Oysa, o vakitler, Ermenistan, Karabağ'ı henüz işgal etmemişti. Malum, şimdiki Başkan Koçaryan, Taşnak kökenli, dolayısıyla politik olarak şahin geçiniyor. Ateş olsa, cürmü kadar yer yakar! Koçaryan da ülkesindeki sefaleti görüyor ve kurtuluşlarının Türkiye'nin dostluğuna bağlı olduğunu biliyor. Zira, dünyaya açılan tek kapıları var; o da Türkiye... Türkiye, akıllı bir politika ile Ermenistan Devleti'ne yanaşır ve onun ekonomisini bütünüyle eline geçirebilir. Ermenistan'ın başkaca şansı yokken, biz, bu fırsatı görmezlikten geliyoruz. Bu, nasıl bir politikadır? Bu politikaya şaşmamak mümkün mü? Bakınız; bu saatten sonra, İran'a yanaşma peşindeyiz! Halbuki, atı alan Üsküdar'ı çoktan geçti bile! Dünyanın çeşitli ülkelerindeki Ermeni diasporaları ile uğraşacağımıza, suyu başından keselim. Daha doğrusu, suyu kendilerine kestirelim. Tek tek bitlerle uğraşacağımıza, yorganı dezenfekte edelim. Ha; ne dersiniz?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT