BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni meselesi bahanedir!

Ermeni meselesi bahanedir!

Fransa'da toplam 400 bin Ermeni vardır. Bunların oy potansiyeli olsa olsa 200-250 bin arasındadır. Kaldı ki Fransa'da 5 milyon Müslüman ve buna ilâveten en az 350 bin Türk yaşamaktadır.



Fransa'da toplam 400 bin Ermeni vardır. Bunların oy potansiyeli olsa olsa 200-250 bin arasındadır. Kaldı ki Fransa'da 5 milyon Müslüman ve buna ilâveten en az 350 bin Türk yaşamaktadır. Bazı politikacı, bürokrat ve yazarların ifade ettiği gibi Fransa'nın aldığı karar Ermeni oyları temeline dayalı değildir. Ermenistan'ın Armenpress Ajansı'nın Ermenistan'da çıkardığı "Aravot" gazetesi Fransa'nın gerçek maksadını açıkça ifade etmektedir: "Fransa Parlamentosu, soykırımı tanıyan yasayı geçirirken Fransa'nın çıkarlarını ön planda tutuyordu. Fransa'da Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı çok güçlü bir muhalefet var. Parlamentonun kararı da AB üyeliği elde etmeyi hedefleyen Türkiye'nin çabalarını nötralize etmeyi, önlemeyi amaçlayan bir hareket..." Fransa örneğini, Türkiye'yi AB üyesi olarak görmek istemeyen diğer AB ülkeleri izleyebilir. Fransa Meclisi'ne sözde Ermeni Soykırım tasarısını 2.5 yıl önce 29 milletvekili getirdi. Meclisteki görüşmelerde hiç konuşma yapılmadı. Tasarı alkışlarla ayakta kabul edildi. Bu durum bizlere 2 mesaj vermektedir. Birincisi Fransa hükümeti bu yasanın arkasındadır. Ve diğer önemli mesaj ise Türk-Fransız münasebetlerine meydan okuma ve Türkiye'den gelecek tepkileri umursamamadır. AB, Nice Zirvesi'nde Türkiye'yi dışladığı halde, Türkiye'nin hiçbir şey olmamış gibi milli programını hazırlayıp AB'ye sunma hazırlığı Fransa'yı telaşlandırdı. Fransa ve AB'nin lider ülkeleri, halen tek yanlı emperyalist ve kapitülasyonu dış politikalarınının temeli yapmıştır. Dış politikada Türkiye'nin en değerli uzmanı ve politikacısı olan ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı S. Kâmran İnan'ın görüşüne göre: AB üyeliğine yönelik istek ve heyecanımızı çok belli etmemiz, pazarlıkta zararımıza oluyor. Karşı taraf ağırdan alıyor ve taviz isteklerini artırıyor. "Türkiye, ne kadar verirsem o kadarına razı olur; ne taviz istersem verir" yolundaki oluşmuş asırlık kanaati değiştirmekte büyük yarar vardır. Ve bu görüşü çok isabetlidir. Türkiye'nin AB'ye girişine kesin olarak karşı olan Fransa, Almanya, Yunanistan ve İtalya alenen diğerleri ise örtülü olarak yalana dayalı sözde Ermeni soykırımını Türkiye'ye karşı bir silah gibi kullanmaktadır. Osmanlı arşivleri kapalı değildir. Bu konuda kitaplar neşredildiği gibi; 1925'ten bu yana 74 ülkeden 3006 yabancı tarihçi vesair uzman ile 11 bin 755 Türk uzman bu arşivleri rahatça incelemişlerdir. Batı Ermeni meselesinde samimi, tarafsız ve adil değildir. Elinde yalana dayalı birkaç belgeye karşılık, soykırım olmadığına dair yüzbinlerce belge vardır. 1970'li yıllarda ABD'li 70 bilim adamı ve tarihçi neşrettikleri bir bildiri ile Ermeni soykırımı olmadığını ifade etmişlerdir. Batı, Türklerin soykırım yapmadığına dair Ermeni tarihçi Kevurk Avlan'ın, Urfalı tarihçi (Selçuklu devrinde) Mateos'un, Politis'in, J.W. Arnold'un ve yüzlerce bilim adamının eserlerini ve ifadelerini görmemezlikten gelmektedir. "The Heroin Trely" isimli kitaba göre 1974-1975 Lübnan iç savaşında 300 bin Ermeni, 75 bini Lyon, Marsilya ve Paris olmak üzere çeşitli ülkelere dağıldılar. Ermeni katliamını gerçekleştiren Adalet Komandoları (JCAG) Yeni Ermeni Direnişi (NAR) ve Ermenistan'ın kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu (ASALA) 199 eylem yaptılar. Yapılan eylemlerde hedef Türk diplomatları idi. Bu eylemleri 22 ülkenin 41 kentinde yaptılar. Fransa gibi dünya uyuşturucu, silah, fuhuş, organ satışı yapan "mafya"ların merkezi Fransa'nın Marsilya şehridir. Bu mafyalar ise Ermenilerin kontrolündedir. Marsilya'nın eski Belediye Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Gaston Lefeer, uyuşturucu kaçakçısı Ventüri ailesinin özel avukatıdır. Fransa Meclisi'nde alınan kararın arkasında Ermeni mafyaları vardır. Ve politikacıların çoğu bu mafyaların adamıdır. En azından bunlara karşı gelirse ya canını ya da milletvekilliğini kaybedeceğini bilir. Fransa Meclisi'nde alınan bu karar tarihe ihanettir. Hiçbir meclis bir milletin tarihi hakkında karar veremez. Burası siyasi bir kuruluştur. Fransa Meclisi'nin aldığı bu iğrenç karar, Ermeni mafyasının Fransa Meclisi'ndeki gücünün göstergesidir. Bu karar alınmasaydı Fransa'nın iğrenç yüzü açığa çıkamazdı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT