BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başından kaynar sular döküldü sanki!..

Başından kaynar sular döküldü sanki!..

Yakup geldiği zaman çocukları yatırıp parayı soracaktı. Mutlaka bir iş için almıştı parayı. Korkuyla titredi. Ya yalan yanlış bir iş içinse? Ya çaldırırsa? Ya kandırırlarsa? diye endişelendi.



Yakup geldiği zaman çocukları yatırıp parayı soracaktı. Mutlaka bir iş için almıştı parayı. Korkuyla titredi. Ya yalan yanlış bir iş içinse? Ya çaldırırsa? Ya kandırırlarsa? diye endişelendi. Yutkundu. Saadet hanım Allah razı olsun eve kadar getirmişti Asiye'yle ikisini. Cebine bir de yüz lira koymuştu fazladan. Lazım olur diye düşünmüştü. Ertesi günü temizlik günüydü. Ayrılırken seslenmişti: - Yarın gelme Zehra hanım, öteki gün gelirsin, yarın çocuğun başında otur. Doktorun dediklerini iyice anlamıştı Zehra. Küçük kız korkmuştu akşam yaşananlardan. Hiç alışık olmadığı bir baba vardı dün karşısında. Hem de şiddet kullanan, dayak atan bir baba!. Bunun etkisiyle ateşlenmiş, korkudan hastalanmıştı. Doktor bunların bu yaş çocuklarında normal tepkiler olduğunu, bu yüzden çocuklara karşı şiddet uygulamanın ne kadar yanlış olduğunu anlatmıştı Zehra'ya uzun uzun. Dikkatli olmalarını öğütlemişti. Kocasıyla da konuşmasını tembihlemişti. Dönerken Saadet hanım da durdu bu konun üzerinde. Çocukların nasıl hassas olduklarını, bir teyp gibi her şeyi kaydettiklerini, bu tür yaşanan şiddet görüntülerinin onların hafızalarında silinmemek üzere kazındığını anlatmıştı. Ama Zehra'nın yüzündeki tokat hakkında bir tek kelime etmemişti. Üzüldüğü belliydi ama karşısındaki kadının da gururunu incitmek istemiyordu. - Allah için çok düşünceli kadın şu Saadet hanım... diye geçirdi içinden. Tam bu sırada Tuncer adeta haykırdı. Sesinde heyecan ve korku vardı: - Babam geliyor anne, ama galiba dünkü gibi, sarhoş! Zehra başından aşağıya kaynar suların döküldüğünü hissetti. Eli ayağı bir saniye içinde buz kesmiş gibiydi. İnanmak istemedi oğlunun tespitine. Atıldı cama doğru. Gerçekten de Yakup ayakta zor durabiliyordu. Yan tarafa doğru yalpalıyor, eliyle koluyla anlamsız hareketler yapıyordu. Genç kadın korkuyla büzülen oğluna döndü: - Hemen yatağına gir oğlum... Haydi! Ümit'i de kucakladı, aceleyle ağabeyinin yanına yatırdı. Kapı kırılacakmış gibi vuruluyordu. - Allah'ım sen bana kuvvet ver... diyerek gidip açtı. Az kalsın yıkılıyordu kapının açılmasıyla koca vücut. Sırıtarak baktı karısının yüzüne Yakup: - Kız Zehra... Neden açmıyorsun kapıyı? - Açtım işte ya... Eliyle kenara itti kadını. Odaya girdi. Yerde yatan çocuklara baktı. Gözü Tuncer'i aradı. Sonunda gördü küçük çocuğu: - Bu herif geç mi geldi yine eve? Zehra yutkundu. Omzuna dokundu kocasının: - Haydi Yakup, git yatağına. Çocuk bir yere gitmedi ki geç gelsin, hep evdeydi. - Hah, işte böyle adam olacak. Öyle çıkıp gitmek, geç gelmek yok. Onu ben çırak vereceğim. Çalışıp para kazanacak. Bize yardım edecek. Öyle bedavadan oturmak yok... Zehra dudaklarını ısırdı. Korkuyla yorganın altından kendisine bakan Tuncer'e gözüyle işaret etti "merak etme!" diye... - Haydi Yakup, tamam, sabah konuşuruz bunları, bırak da uyusun çocuklar! Adam sallanarak çıktı odadan. Mutfağa doğru gidip bir bardak su içti. Ayakta zorlukla duruyordu. Sabah erkenden kalktı Zehra. Yanında adeta pelte halinde, sızmış ve hâlâ ayılamamış gibi kendinden geçmiş bir vaziyette uyuyan kocasına baktı. İçini çekti üzüntüyle. Doğruca Asiye'nin yanına gitti. Kızının ateşi yoktu artık ama kan-ter içindeydi. Onun çamaşırlarını değiştirdi. Yüzünü ıslak bezle silip temizledi, tekrar yatırdı. Çayı koydu mutfağa gidip. Sonra namazını kıldı. Seccadesini toplarken kocasının öksürüğünü duydu. Telaşla bakındı o tarafa doğru. Adam perişan bir halde kapıda belirdi: - Bana bir su ver Zehra, ağzımın içi zehir gibi... - Tabii olur ya... Nereden çıktı bu içki Yakup, otur konuşalım seninle, bak sarhoşken yaptığını bilmiyorsun, alışık değilsin sen, kim kandırıyor seni böyle? Karısının uzattığı bardağı bir dikişte içivermişti adam... Elinin tersiyle ağzını kurularken sert bir sesle susturdu onu: - Kes be! Koskoca adamım ben, aptal mıyım da kandıracaklar... Kendim istiyor, kendim içiyorum işte. - İyi de Yakup, hiç ağzına koymazdın sen, nereden çıktı şimdi bu içki? DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT