BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazar yazıları

Pazar yazıları

İnsan, küçük kâinattır. Büyük kâinatta olan her şeyden insanda bir parça, bir numune bulunması hasebiyle insan, yaratılmışların en üstünü olmuştur. Tabii, insan; kendisine verilen bu nimetlerin kadr-u kıymetini bildiği ölçüde üstünlüğünü muhafaza edebilir.Yoksa, aşağıların en aşağısı olmak da insanın elindedir. Ve; maalesef çoğu kez, bu ikinci hal, insan için söz konusu olur!



İnsan, küçük kâinattır. Büyük kâinatta olan her şeyden insanda bir parça, bir numune bulunması hasebiyle insan, yaratılmışların en üstünü olmuştur. Tabii, insan; kendisine verilen bu nimetlerin kadr-u kıymetini bildiği ölçüde üstünlüğünü muhafaza edebilir.Yoksa, aşağıların en aşağısı olmak da insanın elindedir. Ve; maalesef çoğu kez, bu ikinci hal, insan için söz konusu olur! Nitekim; insanoğlu yaratılalı beri, her zaman, ekseriyet yani, insanların çoğunluğu imansızlığı tercih etmiştir. İnsanlardan pek az bir kısmı, Peygamberlere tabi olup hak yol üzere bulunmuşlardır. İnsanoğlunun, bu arzu edilmeyen hali, başlıca iki ana sebepten kaynaklanmaktadır. Bunlardan birincisi gaflet, bir diğeri de kibir yani, kendini beğenmektir. Cenab-ı Hakk, Enbiya suresinin 1, 2 ve3. ayet-i kerimelerinde, mealen şöyle buyurmaktadır: 'İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler. Rablerinden kendilerine ne zaman bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak, kalpleri oyuna, eğlenceye dalarak dinlemişlerdir. O zalimler şöyle fısıldaşırlar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki? Siz, şimdi, gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?' Bakınız; aynı insanın şu hali ne kadar calib-i dikkattir: Yine Cenab-ı Hakk buyuruyor. Taha suresi,134. ayet meali: 'Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce, onları bir azapla helak etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Bize bir elçi gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce ayetlerine uysaydık!' Gafletin, Allah'ı sözde kandırmaya kalkışmanın, gerçekte ise, kendini kandırmanın ta kendisi olan bu hal, yaratılmışlar arasında sadece insanoğluna mahsustur. Bu insanoğlu ne garip bir mahluktur ya Rabbi! Öleceğini ve ölümüyle öbür tarafa hiçbir şeyini götüremeyeceğini bilen insan, neyine güveniyor dersiniz? Ya, üç kuruşluk mal-mülk edinen, bir çürük sandalye ile mevki sahibi olduğunu zannedip, başta bizzat kendisine olmak üzere, başkalarına zulmeden, yolda çalımlı yürüyerek afra tafra satan, ağzını eğip bükerek konuşan, kendini beğenmişliğinden yanına varılamayan insan, neyine güveniyor? İnsanın kendini beğenmesinden daha aşağılık ve iğrenç bir hal olamaz. Allahü teala, böyleleri için bakınız ne buyuruyor. İsra suresi, 37. ve Lokman suresi 18-19. ayet-i kerimelerinin mealleri: 'Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir, ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.' 'Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt! Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir!' İşte görüyorsunuz, sevgili okuyucularım; kendini seveni, beğenip tafra satanı, ne kullar seviyor ne de Cenab-ı Hakk. Ama insan, bu sevilmeyişini ve nefret edilişini bile bile kibre (böbürlenmeye) talip oluyor ve bundan haz duyuyor! Buna, fakirin kibri denir. İnsan... Aciz ve muhtaç; böyle iken kibirli! İnsanın yalnızca bu haline bakıp, nefesler adedince 'fesübhanallah' dense yeridir!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT