BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ortaklık yürür mü yürür...

Ortaklık yürür mü yürür...

Ankara-Keçiören’den Tevfik Otabalmaz isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: “Miras olarak kalan bir yerimiz var. İştirak halinde malikiz. Bazı hissedarların 600 milyar TL borcu var. Bundan dolayı, hisseleri üzerine haciz konulmuş. Biz, bu iştirak halindeki mülkiyetten ve borçtan nasıl kurtuluruz?”



Ankara-Keçiören’den Tevfik Otabalmaz isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: “Miras olarak kalan bir yerimiz var. İştirak halinde malikiz. Bazı hissedarların 600 milyar TL borcu var. Bundan dolayı, hisseleri üzerine haciz konulmuş. Biz, bu iştirak halindeki mülkiyetten ve borçtan nasıl kurtuluruz?” Cevap: İştirak halindeki mülkiyetten kurtulmak için, bütün mirasçıların birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gidip beyanda bulunmanız gerekmektedir. Bunu sağlayamıyorsanız o zaman gayrimenkulün bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açmanız gerekmektedir. Bu davada da iştirak halinde mülkiyetin müşterek hale çevrilmesini talep etmeniz gerekmektedir. Mahkeme, veraset ilamını ve tapu kayıtlarını inceledikten sonra buna karar verecektir. Bundan sonra, müşterek halindeki mülkiyete istinaden hissenizi üçüncü kişilere satabilirsiniz. Konulan haciz, sizin hissenize konulmadığı için satışa engel değildir. Ancak, burada şufa davası problemi ile karşılaşabilirsiniz. Eğer, fiili taksim var ve öteden beri ayrı olarak kullanıyorsanız o zaman şufa davası reddedilir. Veya, hibe yaparsanız, ihale suretiyle satın alınırsa, trampa olur ise gibi yollarla şufa davasının önünü kapamak imkanı olabilir. Bir başka yol da, izale-i şüyu davası açmaktır. Bunun için, ortaklığın ya aynen veya aynen taksimi mümkün değil ise, mülkün satılarak paraya çevrilmesi suretiyle taksimi mümkündür. Haciz buna da engel değildir. Sadece, borçlu olan hissedar, kendisine düşen parayı alamaz. Öncelikle haciz sahipleri onun hissesinden haklarını alırlar. Kalan bir bakiye olur ise, hissedar alır. Bir bakiye kalmaz ve hatta yetmez ise dahi, sizin payınızdan, alacaklılar pay alamazlar. Af mağduru... Sivas’tan H.S. rumuzlu okuyucumuzun sorusu şöyle: “Birisinden alacağım vardı. Çek almıştım. Karşılıksız çıktı. İcra takibi yaptım. Tahsil edemedim. Karşılıksız çekten şikayette bulundum. Hapis cezası çıktı ama şimdi o da affa girdi. Affın haksız olarak çıkarıldığından bahisle Adalet Bakanlığı, Başbakanlık aleyhine yargı yoluna, İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidebilir miyim? Netice alabilir miyim?” Cevap: Af konusu çok tartışıldı. Olsun diyenler, olmasın diyenler oldu. Hatta iki defa Cumhurbaşkanlığı makamından veto edildi. Ama sonuçta, 4616 Sayılı Kanun yasalaştı. Kabullenmekte zorlansak bile, nihayetinde artık bu kanundur. Onun için vatandaşlık görevinin temelinde de kanunlara saygının olduğunu unutmamak gerekmektedir. Kanunlara saygılı davrandığımız takdirde, hukuk devletinin gereklerini yerine getirmiş olabiliriz. Af Kanunu olarak bilinen 4616 Sayılı Kanun’dan dolayı, Adalet Bakanlığı ve Başbakanlık aleyhine yargı yoluna gittiğiniz takdirde netice alamazsınız. Sadece, bu kanunun Anayasaya aykırılığını ileri sürerek, iptali için bir dava talep edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi, bu kanunu iptal eder ise, bu geriye yürümez. Bundan dolayı, sizin hakkınızın geri dönmesi düşünülemez. Kanunlardan faydalanan da olur, faydalanmayan da. Ama, hüküm eksere göredir. Bunun için, icra takibine devam etmenizi tavsiye ederiz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT