BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kurum özerk, birey özgür

Kurum özerk, birey özgür

Dışişleri haklı. Yerden göğe kadar. Türkiye'deki insan hakları ve düşünce özgürlüğü ihlâllerine ilişkin iddiaları dışarıdan savunmak zorunda (ve müşkilâtında) olan onlar. Ne kadar acı tenkitlerle karşılaşıyorlar.



Dışişleri haklı. Yerden göğe kadar. Türkiye'deki insan hakları ve düşünce özgürlüğü ihlâllerine ilişkin iddiaları dışarıdan savunmak zorunda (ve müşkilâtında) olan onlar. Ne kadar acı tenkitlerle karşılaşıyorlar. Patladılar, gayrı! Dahası, iyi ki belirttiler: Türkiye her yıl milyonlarca dolar tazminat ödüyor. Bu devlete yük getiriyor. Kaldı ki, bu da yine bize vatandaşa yükleniyor. Benim ne sorumlu olduğum, ne de fikren katıldığım bir ihlâli ödemek zorunda kalayım. Kamu zararlarının faturası, batan şirket kurtarılması gibi, bir hadise. Bu vergi sadece "militan" demokrasiye inananlardan alınmalı! Yargı alınmış. Adres biz değiliz demiş. Hem haklı, hem haksız. Haksız, çünkü, AİHM'deki Türk yargıç da kaç zaman önce Türkiye'de hakimler karar verirken "ülkemde demokrasiye ne ölçüde katkıda bulunuyorum" diye düşünsünler, demişti. Düşünce özgürlüğü'nün suç görülmesi kamu düzenini bozmak vs gibi kişinin subjektif değerlendirmesine bağlıdır. Burada bal gibi yargıcın militan mı, liberal mi "demokrat" olması, hükmü etkiler. Aynı olayı Savaş gibi de Sezer gibi de değerlendirmek mümkündür. Onun için Dışişleri'nin mektubu doğru adrese gitmiştir. Ancak, burada Yargıtay Başkanı da haklı. Çünkü, adres TBMM'dir. Yasaları çıkaran odur. Türkiye'de demokratikleşmeyi yasamada pekiştirecek odur. Ve ağır kalıyorlar. Yalnız, bir husus daha var. Şu demokratikleşme kavşağında, bürokrasi, kurumsal özerkliğini dindarca savunuyor; hatta aman kamusal yetki alanımı kaybetmeyeyim diye savaşıma bile girişiyor. Geçin bunları, kurumsal özerklik mi önemli, kişinin özgürlüğü mü? İkinciyi düşünen yok. Yurttaşın hakkıdır diyen de. Başörtüsü, Kürtçe TV, hep güvenlik şemsiyesi altında, milli çıkarlar doğrultusunda tartışılıyor. Bürokrasi farklı tavır alsa da, bunları milli çıkarların isabetli yorumlanışı çerçevesinde ifade ediyor. Kimse çıkıp da, geçin, bu milletimin hakkı, özgürlüğüdür diyemiyor. İşte nüans burada. Militan demokrasi kültüründe en çağdaş ihtiyaçları bile milli güvenlik gerekçelerine katkıda bulundukları ölçüde savunabilirsiniz. Liberal demokrasilerde ise, önce kişi hak ve hürriyetleri gelir. Milli çıkarlar o kıstasa göre tanzim edilir. Ben Türkiye'de bireylerin hele maalesef gençlerin özgürlük filan istedikleri kanaatinde değilim. İnsan hakları vergilerini (tazminatlarını) onlar ödesin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT