BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Neler oluyor sana bir anlayabilsem?!."

"Neler oluyor sana bir anlayabilsem?!."

"Sevinçten neşeyle parlıyordu gözleri kadının. Salonun bütün ışıklarını açtı sanki ruhu gibi her yerin aydınlanmasını istercesine. Kollarını yana açarak büyük salonda dönmeye başladı.."



Saadet hanım düşünceli bir şekilde başını salladı: - Kadın olduğundan haberi yok zavallıların. Kadın olmayı suç zannediyorlar. Oysa etiyle kemiğiyle o da insan... Ne biçim şeydir anlamadım... Adam ayağa kalktı. Ellerini geriye atarak gerindi. - Anlayamazsın da... Bugün o kadar yoruldum ki. O projeyi bitirdim. Yarın teklifi hazırlayacağım. Bir kabul edilirse, çok hoş olacak. O zaman senin arabanı değiştirebiliriz işte. Ne dersin? Gülümsedi Saadet. Eskiden olsa sevincinden fırlayıp kocasının boynuna sarılırdı. Şimdi aklı Zehra'daydı. Daha doğrusu Asiye'de. Birden aklına gelmiş gibi kocasına döndü: - Önder... Bir şey düşündüm. Zehra'yla konuşsam. O küçük kızın masraflarını biz üstlensek. Hani hami gibi.. Olur mu? Adam durakladı... Yeşil gözlerini kısarak baktı karısına: - Yani... Neden olmasın, hatta velayetini verseler küçük kızın, kabul ederlerse harika olur... Bir düşün. Sevinçle fırladı Saadet. Ellerini birbirine çırpıyordu sevinçten: - Verirler tabii. O kadar yoksullar ki, hangi anne istemez çocuğunun hayatının garantilenmesini. Mutlaka verirler. Ben konuşurum Zehra'yla... Razı olur. Adam karısının mutluluğunu görünce iyice keyiflenmişti: - Sen de muradına ermiş olursun böylece. Al sana hayatın boyunca ilgilenecek bir şey. Bir çocuk. İstediğin gibi yetiştirirsin onu. İstediğin gibi giydirirsin. İstediğin okulda okutursun. Sevinçten neşeyle parlıyordu gözleri kadının. Salonun bütün ışıklarını açtı sanki ruhu gibi her yerin aydınlanmasını istercesine. Kollarını yana açarak büyük salonda dönmeye başladı: - İşte bu çok güzel olur, işte bu harika olur. Asiye, güzel küçük kız... Seni istiyorum... Önder bey ellerini göğsünde kavuşturmuş onu seyrediyordu. Dayanamadı: - Bana kalırsa hemen konuş Zehra hanımla... - Deli misin, utanmasam atlayıp arabaya şimdi gideceğim. Bir düşün. Bu evde bir çocuk... Durakladı. Birden yüzündeki sevinç kararıverdi. Sanki bir yağmur bulutu gelip çöreklenmiş gibiydi: - Ya hayır derse Önder? Ya kabul etmezse? Önder bey bu ani değişikliği pek sindirememiş olacak ki itiraz etti: - Neden kabul etmesin canım, onu evladına hasret koymayacağız ki. İstediği zaman gelip görecek. Bu kadar basit. Rahatlamıştı bu sözler üzerine genç kadın. Bir an önce sabah olmasını bekliyordu artık. Uykusuz bir gece geçecekti çaresiz... *** Yakup oğlunun getirdiği sigara paketini kaşları çatık ve sinirli bir şekilde açtı. İçinden bir tane çekip dudaklarının arasına yerleştirdi. Sert bir sesle bağırdı: - Bana bir kibrit verin yahu! Çay nerede? Mutfakta kahvaltı tepsisini hazırlayan Zehra bir soluk aldı. Başını yana çevirdi hafifçe. Sıkıntılı bir şekilde söylendi kendi kendine: - Allah hayırlara çıkarsın, dur bakalım neler oluyor. Bu adam ne oldu böyle? Tepsiye bir kutu da kibrit koyarak odaya girdi. Yere koydu büyük bakır tepsiyi. Anacığından kalmıştı bu sini. Onların yemek masaları gibiydi. Sabah, öğlen, akşam bu sininin içine hazırlayıp yerde yiyorlardı yemeklerini. Kibriti uzattı kocasına kırgın bir şekilde. Yakup, sigarasını yakıp kibriti söndürdükten sonra içine çektiği dumanı tavana doğru üfleyerek: - Kaç para verdi kadın? Diye sordu. İrkilerek baktı Zehra: - Ne yapacaksın? O parayı ben ilaç için aldım. Çocuk ölüyordu dün. Onu sorduğun yok, paranın miktarını soruyorsun! Neler oluyor sana bir anlayabilsem. Ne o? Bana diyorsun ama şehre gelince sen çok şey bilir oldun. Şaşırmıştı Yakup. Yüzü allak bullak oldu birkaç saniye içinde. Böyle bir çıkışı beklemediği için ne cevap vereceğini bilemedi karısına. Kekeledi: - Ne diyorsun sen be? Kulağın duyuyor mu dediğini? Alırım şimdi ayağımın altına ha... Zehra omuzlarını silkti: - Yap! Döversin, başka ne olur, benim sorduğumun cevabını verebilir misin? Gerçeği değiştirebilir misin? Haydi, döv! Zaten şu yaptıklarını görünce canım öyle acıyor ki, dayağın vız gelir bu acının yanında. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT