BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransa’nın nükleer terörü!

Fransa’nın nükleer terörü!

Soğuk savaş tarihe karışınca süper güçlerin çılgın silahlanma yarışı uğruna yaptığı denemeler yine fakir ülkeleri etkiledi. Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle'ün emriyle Cezayir'de yapılan nükleer denemelerde de binlerce kişi sakat kaldı.



Soğuk savaş tarihe karışınca süper güçlerin çılgın silahlanma yarışı uğruna yaptığı denemeler yine fakir ülkeleri etkiledi. Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle'ün emriyle Cezayir'de yapılan nükleer denemelerde de binlerce kişi sakat kaldı. 25 Nisan 1961 tarihinde Cezayir'in Reggane bölgesinde nükleer deneme yapan Fransa geliştirdiği silahları üçüncü dünya ülkelerine satarak para kazanma peşindeydi. Kod adı "Gerboise Verte" olan nükleer deneme büyük bir gizlilik içinde yapılmıştı. De Gaulle "İlk nükleer denemeyi yapacağız. Ve kimsenin haberi olmayacak" demişti. Zaten bu deneme yıllarca sır olarak kaldı. Cezayir'in Reggane kasabası tahliye edildi. Ve ilk nükleer deneme radyoaktif uzmanlar tarafından burada gerçekleştirildi. 195 asker özenle bu operasyon için seçilmişti. Askerlerin de yaptıkları işin mahiyetinden haberleri yoktu. Askerlere bu tatbikatın Fransız ordusunun geleceği için çok önemli bir deneme olduğu söylendi o kadar. Radyoaktif dalganın bütün bölgeyi etkisi altına aldığı biliniyordu. Denemelerin yapıldığı bölgelerde canlı hayat bitmiş, iklim ve bitki yapısında anormallikler meydana gelmişti. Radyasyona maruz kalan kişiler yıllar sonra bir kanser türünden öldü, başka hastalıklara yakalandı ya da kuşaklar sonra sakat çocuklar doğdu. Fransız Radyoloji Birimi'nin raporuna göre 365 hektarlık bir alanı kapsayan bölgede radyoaktif kalıntının halen varolduğu ve canlıları etkilediği belirtildi. Polinezya cinayeti ABD, Nevada'da kızılderili arazilerini; Sovyetler Birliği, Kazakistan'da, Novaya Zemlya ve İçasya bölgelerini; İngiltere, Güney Avustralya yerlilerinin yaşadıkları yerleri; Çin, Uygur Türkleri'nin yaşadığı bölgeleri, Fransa ise önce Cezayir'i sonra da Pasifik adalarını nükleer deneme alanı yaptı. Fransa, Pasifik'teki nükleer denemelere başlamadan önce Polinezya başkentindeki tek hastaneyi askeri doktorların kontrolüne verdi. 1966 yılına kadar sağlık verilerini yayınlayan Polinezya resmi gazetesine denemeler başladıktan sonra sağlıkla ilgili istatistikleri yayınlaması yasaklandı. Denemeler sonucu hastalanan insanlar, hastalıkları ve nedenleri hakkında konuşmamak koşuluyla Fransa'ya götürülerek tedaviye alınıyor, eğer birisiyle konuşan olursa Polinezya'ya geri gönderilip ölüme terk ediliyordu. Zamanın Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle'e "neden Fransız Polinezyası'nın seçildiği" sorulduğunda, şöyle cevap vermişti: "Fransız Polinezyası'na Fransa'ya bağlılığından dolayı teşekkür etmek için, oraya bir atom deneme merkezi kurulmasına karar verdim." Çin'de yapılan denemelere ilişkin resmi bilgi alınamamasına karşın, deneme bölgesi etrafına yedi toplama kampındaki 40 bin mahkûmun her denemede 5 bin ila 10 bin kadarının deneme bölgesine gönderildiği; bu mahkûmların ise sadece muayene edildiği, ama tedavi edilmediği çeşitli kaynaklarda yer almaktadır. Korkunç sonuç Radyoaktif yayılma sonucu; çevre kirlenmekte, tabiat ve ürünler tahrip olmakta, başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yakalanmakta, çocuklar ise sakat doğmakta veya ölmektedir. Radyoaktif etkilerin görülmesi üzerine Batılı ülkelerin Çin'den ithal ettikleri Doğu Türkistan menşeli ürünlerin satın alınmasını durdurmuş olmaları, radyasyon oranının yayılma derecesini gösterir önemli bir kanıttır. Çevre ve insan katline devam! Jacques Chirac nükleer denemelere Pasifik okyanusunda devam etti. Bütün dünyanın tepkisini çeken denemelerde 150 bin ton TNT patlatıldı. Bu denemeler Pasifik ülkelerinin tepkilerine sebep oldu. Avustralya ve Yeni Zelanda, Fransa ile savunma ilişkilerini dondurmaya karar verdiler. Böylece Fransız silah firmaları kendilerine milyonlarca dolar kazandırabilecek fırsatları da kaçırmış oldular. Pasifik'te dağılmış irili ufaklı ada devletlerinin Kiwi, Fiji, Papua Yeni Gine gibi ada devletleri Fransa'ya tepki gösterdiler. Tepkiler Pasifik ülkeleriyle sınırlı kalmadı hatta Rusya ABD ve Avrupa topluluğu ülkeleri de Fransa'yı kınadı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT