BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DYP-MHP kavgası

DYP-MHP kavgası

DYP ve lideri Çiller'in MHP'ye karşı başlattığı taarruz, arkadaşlarının ölüm acısından ziyade siyasi hesaba dayanan stratejik bir hücumdur. Son Ersümer gensoru oylaması ile koalisyona girme hayali toprağa gömülen DYP ilk defa MHP'yi dövmeye başlıyor ve ona giden ödünç oyları geri almak istiyor. DYP'nin hedefi MHP'nin hâlâ Ülkü Ocakları kimliğinde olduğunu kanıtlamak ve güvensizliğini tescillemektir...



İç Tüzük kavgası ve Fevzi Şıhanlıoğlu'nun vefatı ile başlayan DYP-MHP kavgası her geçen gün boyutlanarak devam ediyor. DYP lideri Tansu Çiller MHP'yi faşizan eğilimlerin sahibi olmakla suçlarken; MHP lideri Bahçeli de, DYP liderini şov yapmakla ve ahlak ile basiretten yoksun olmakla itham etti. Derken DYP'nin ağır topu Ufuk Söylemez MHP'ye "zorba" nitelemesinde bulundu. Sadece iki parti mensuplarını değil, kamuoyunu da rahatsız eden bu gerginliğin nereye varacağı bilinmiyor. Stratejik taarruz Peki ama DYP genelde yumuşak yaklaştığı MHP'ye birdenbire neden vites büyülterek taarruza geçti? Merhum Şıhanoğlu'nun vefatı sadece adli tıp raporları ile değil, kamu vicdanı açısından da kaza ve de kalp krizi rastlantısı olduğu aşikârken bu olayı bu biçimde kullanmak niye? Uzatmadan söyleyelim: DYP'nin MHP'ye karşı başlattığı hücum harekatı planlı-programlı bir politik eylemdir. DYP ve lideri Çiller'in bu tavrı basit bir taktiğe değil, stratejiye dayanıyor. Uzun bir süredir MHP'ye hoş görünmeye çalışan DYP'nin amacı koalisyona girmekti. Özellikle geride bıraktığımız yılın Haziran ayında Mesut Yılmaz'la ilgili Yüce Divan oylamalarında hükümete ANAP'ın yerine dahil olma noktasında ümitlenen DYP, bu hayalini Cumhur Ersümer'le ilgili gensoru oylamasına kadar taşıdı. Ne var ki bu oylamada MHP'nin ANAP'ın yanında yer alması DYP'nin iktidar ortağı olmaya dayanan bütün ümitlerini toprağa gömdü. Beyaz Enerji olayında ANAP'ın yanında saf tutan MHP'nin durumu Çiller'i gelecek için de ümitsizliğe ve topyekun bir strateji değişikliğine itti. Buna göre DYP artık bugüne kadar olduğu gibi, "Ne olur ne olmaz, belki koalisyona girme ortamı doğar. Köprüleri atmayalım" politikasının yerine şiddetli ve yıpratıcı muhalefet öncelikli metot oldu. Yani ortaya çıkan DYP-MHP gerginliği yukarıda belirttiğimiz gibi tesadüfi değil, bilinçli bir tercihtir ve fırsatın değerlendirilmesine matuftur. Neden MHP? Diyeceksiniz ki DYP ve Çiller ANAP'a değil de neden MHP'ye saldırsın ve onu hedef yapsın? Öyle ya öncelikli rakibi kulvarında olan ANAP değil mi? 7 yıldır hadiseye böyle bakan Çiller ve kurmay heyeti artık öyle düşünmüyor. DYP liderine göre ANAP'la didişmeleri partisine çok şey getirmiyor. DYP ile ANAP arasında var olan kan davası muhalefet söylemlerinin önünde set oluyor ve hadise kan davası olarak yorumlanıyor. DYP ve ANAP ve hatta Çiller ile Yılmaz çoğu yerde aynı biçimde mütalaa ediliyorlar. İki partinin ve iki liderin birbirini dövmesi yıllardır görüldüğü gibi küçültmelere katkı yapıyor da, birinin büyümesine bir getiri sağlamıyor. Çiller'in Yılmaz'ı ya da Yılmaz'ın Çiller'i hırpalaması sonuçta merkez sağ'ı zaafa uğratıyor. İşte bunun için de başka bir siyasi hedef kaçınılmaz oldu. Hem oyları eksildiği kaydedilen ANAP'tan DYP'ye büyük çapta oy gelmesi de çok mümkün görünmüyor. Kan davalı iki ayrı yapıdan birbirine oy kayması zor. Ödünç oylar Oysa durum MHP açısından tam tersidir. Çiller ve ekibine göre MHP'nin 18 Nisan'da aldığı oylar ödünçtür ve bunun önemli bölümü DYP'ye aittir. DYP eğer stratejik bir muhalefeti sergileyebilir ve MHP'yi iyi dövebilirse emanet oylar asıl yerine yani DYP'ye pekala geri dönebilecektir. Bunun için de DYP'nin ilk hedefi MHP'nin dernek yani Ülkü Ocakları ruh halinde olduğu ve hâlâ partileşemediğini kanıtlamaktır. DYP MHP'nin 12 Eylül öncesi Ülkücülerinin kaba kuvvet metodunu sürdürdüğünü kabul ettirmek ve bu şekilde MHP'nin devlet teslim edilemeyecek bir yapı olduğunu ispatlamak istiyor. Meclisteki son kavga ile Sadi Somuncuoğlu olayının da ısrarla işlenmesi bu gayeye matuftur. Göreceksiniz önümüzdeki günlerde DYP'nin MHP'ye başlattığı taarruz başka konularda da sürecektir. Zor günler Mesela suskunluk ya da bir şey söylememekle durumunu korumayı şiar edinen MHP, pek yakında Çiller'in alaylı salvolarına muhatap kalacaktır. Doğrusu sinekten yağ çıkarmayı bile beceren ve yaptığı en iyi iş kampanya olan Sayın Çiller'in bu noktada MHP'yi bunaltabileceğini söylemek kehanet olmasa gerek. İlginç olan ANAP'ın bu sahneyi ellerini oğuşturarak seyretmesidir. DYP'nin MHP'ye yüklenmesi ANAP'ın da hoşuna gidiyor ama ANAP bu kavgadan bu görüntüsü ile aradan sıyrılabilir mi o da ayrı bir tartışma konusudur. Sonuç: Bugüne kadar Çiller-Yılmaz didişmesi ile rahat olan MHP'yi artık zor günler bekliyor... MHP'de hiçbir şey söylemeden büyüme döneminin sonuna geliniyor galiba...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109877
    % 0.19
  • 3.8589
    % -0.82
  • 4.5524
    % -0.67
  • 5.1623
    % -1.1
  • 156.204
    % -0.26
 
 
 
 
 
KAPAT