BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ankaralı arkadaşlar

Ankaralı arkadaşlar

Son günlerde Ankaralı arkadaşlar edindim. Bu yaşıma kadar İstanbul'dan pek uzun süreli ayrılmadım. Hayatımın büyük bir kısmı kendi şehrimde geçti. Geri kalan süre ise yurt dışında tüketilmişti. Bu yüzden etrafımda hep İstanbullular olmuştur.



Son günlerde Ankaralı arkadaşlar edindim. Bu yaşıma kadar İstanbul'dan pek uzun süreli ayrılmadım. Hayatımın büyük bir kısmı kendi şehrimde geçti. Geri kalan süre ise yurt dışında tüketilmişti. Bu yüzden etrafımda hep İstanbullular olmuştur. Tabii gerçek anlamda İstanbullu bulmak kolay değil. İnsanın sadece kendisinin doğduğu şehir değil önemli olan. En az iki kuşağın buralı olması lazım. Bu anlamda hemşehrilere rastlamak kolay iş değil. Kime sorsanız, aslen başka bir yerli olduğunu söylüyor. Buna karşılık onlar sorduğunda siz "İstanbulluyum" derseniz ortada yanlış anlaşma var sanıyorlar. Çünkü tıpkı onlar gibi "aslen" başka bir yerli olduğunuzu varsayıyorlar. Olmadığınızı anlatana kadar canınız çıkıyor. Mesela benim soyum sopum ortaya döküldüğü zaman tam yedi kuşak İstanbullu yazılıyor alt alta. Ondan öncesi ise Türkiye'ye dışarıdan gelmiş insanlar. Hal böyle olunca, katıksız İstanbulluluk yapışıyor üzerinize. Bunun hep iyi bir şey olduğunu düşünmüşümdür. Ne de olsa bu şehir dünyanın en çok merak edilen, görülmek istenen şehirlerinden birisi. Bir dünya metropolü... Acaba bu kadar kusursuz bir tablonun oluşması mümkün mü? Bu güzelliğin hiç yan etkisi yok mu? Varmış. Var olduğunu ben yeni fark ettim. Bir kere bizler çok büyük bir şehirde yaşamaya alışmışız. Bu büyüklüğün acımasızlığını kanıksamış vaziyetteyiz. İnsanların birbirlerini tanımadığı bir ortam bize normal geliyor. Başınız sıkışsa bir dostunuza gitmek gibi bir şık gelmiyor aklınıza. Dostluk deyince ayrıca bir durup düşünüyorsunuz. Hangi dostluk? Bunun ölçüsü nedir? İtiraf ediyorum, benim bugüne kadar bir tane yakın arkadaşım oldu. Ona dostum diyebilmeye hâlâ çekiniyorum. Ancak son günlerde tanıdığım müthiş insanlar var. Eğer onlarla bu ilişkimi sürdürebilirsem ileride dostlarım olabileceğini sanıyorum. Müthişlikleri iyi niyetlerinde saklı. Almaya çalışmadan önce veriyorlar. Güldükleri zaman içten gülüyorlar. Hoşunuza gitsin diye bir takım yalanlara başvurmuyorlar. Sizin zayıf bir anınızı kollayıp bundan faydalanmaya çalışmıyorlar. Bütün bunlar benim için tamamen yeni. Kendimi ilk defa ayak bastığım yabancı bir ülkede gibi hissediyorum. Onların normalliği bizler için üstün nitelik anlamına geliyor. Tabii bu bizim fakirliğimiz. Böyle yaşamadığım onca yıla mı üzüleyim yoksa yeni ele geçirdiğim fırsata mı sevineyim bilemiyorum. Farklılığı İstanbul'a fatura ettim. Havasından ya da suyundan, bu şehir hepimizi bozuyor. Kendimizi kendimize kaptırıp sürükleniyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi son günlerde Ankaralı arkadaşlar edindim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT