BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupalılar Ermenileri hiç sevmediler

Avrupalılar Ermenileri hiç sevmediler

Orta Çağ Avrupa'sı devletleri dahil bugüne kadar hiçbiri Ermenileri, Yunanlıları ve Yahudileri hiç sevmediler. Sever görünüp onları, kendi emellerine alet edip kullandılar. Bugünkü görüntü de bu hükme tıpatıp uyuyor.



Orta Çağ Avrupa'sı devletleri dahil bugüne kadar hiçbiri Ermenileri, Yunanlıları ve Yahudileri hiç sevmediler. Sever görünüp onları, kendi emellerine alet edip kullandılar. Bugünkü görüntü de bu hükme tıpatıp uyuyor. Hangi Avrupa ve Amerika ülkesinde seçim yaklaşmışsa, orada Ermenilere göz kırpılıp, yalan davaları gündeme taşınıyor. Bunlar hiç ciddi şeyler değildir. Ancak bunları yok, olmamış sayamayız. Onlar iftira edecek, Türkiye yalanlayacak. Bu dış politikamız değişmelidir. Türkiye, Avrupa Devletlerinin, Ermeni ve sair ırkları kullanarak işlettiği cinayetleri gözler önüne sermelidir. Fransa'yı ele alalım. Çünki sıcak gündem orasıdır. 1535 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın verdiği ekonomik imtiyazlarla belini doğrultan ve güçlü bir dost bulan Fransa, 1590 yılından itibaren Osmanlılar aleyhine çalışmaya başlamıştır. Papalıkla kurdukları ortak Misyoner teşkilatları, "Osmanlıyı yok etme" planını uygulamaya koymuşlardı. Bu plana göre Osmanlı teb'ası gayri müslimleri ayaklandırarak, doğudan İran, batıdan ise İspanya ve Avusturya'nın birlikte hareket ederek kısa zamanda Türkleri Avrupa'dan atmalıydı. İstanbul'da 1768-1785 yılları arasında Fransa elçisi olarak görev yapan François de Pries'ye Versaille sarayından 17 temmuz 1768'de verilen uygulama emrinde şunlar yazıyordu: 1- Osmanlı topraklarında yaşayanlar arasında Katolikliğin ve buna hizmet edecek Misyonerlerin tam desteklenmesi 2- Din ile ticaretin birbirinden ayrılmaz olduğunun, hep göz önünde bulundurulması 3- Osmanlı devleti yanında düşen Fransız itibarının, yeniden kazanılmaya çalışılması 4- Yakın ve uzak gelecekte Osmanlı ülkesi dahilinde, ihtilaller çıkarmaya gayret edilmesi. Bir başka Fransız iki yüzlülüğünün belgesi: 1802'de sahte İmparator Napolyon Bonapart'ın, İstanbul'daki elçisi General Brune'ye verdiği emre bir bakalım: "İstanbul'daki elçi, Suriye'de, Çukurova'daki manastırları, Hıristiyanları ve özellikle kutsal yerlere giden kervanları, yeniden koruma altına almalıdır. Fransız İhtilalinin elebaşlarından Talleyran ise yine aynı elçi Brune'ye 1804 senesinde şu talimatı veriyordu: "Her zaman Fransız elçisinin elinde bulunan, Yakın Doğu HIRİSTİYAN KURUMLARININ KORUYUCULUĞU UNVANI, Misyonerlerin etkisi güçlendikçe daha bir oturmuşluk kazanacak ve bu etki, Yakın Doğu'nun çeşitli ticaret merkezlerinde Fransızların çıkarlarını ve saygınlığını artıracaktır" Fransızların kurtarıcıları Türklere ihanetinin iki küçük örneğini sütunlarıma alabildim. Gelelim Ermenilere: 900 yıldır ekmeğini yedikleri Türklere, 1821'den itibaren, tam yüz sene her türlü cinayet ve ihaneti işlediler. Tabii sırtlarını Rusya, İngiltere, Fransa ve Amerika'ya dayayarak. Binlerce olayda, yüzbinlerce Türk öz yurdunda şehid edildi. 1895'te Kumkapı'da ayaklanan Ermeniler hükümeti yani Bab-ı Aliyi bastılar. Ayaklanmayı önlemek için isyancılara nasihat için Sadr-ı Azamın gönderdiği Türk subayı Servet Beyi, isyancılar parçalayarak şehid ettiler. Yani Osmanlı başkentinde, ortada hiçbir sebep yokken Hükümete baskın yapıldı. İstanbul'da üç gün süreyle terör estirildi. Birlerce Türkün kanı döküldü. Lozan Konferansı esnasında Ermeni Patriği ve diğer cemaatlerin liderleri, İngiliz delegelerinden kendilerine muhtariyet istediler. Lozanı müteakip Ulu Önder Atatürk bu hainleri buldurup cezalandırmadı. İşte Türkün hoş görüsü, işte Batının ihanetleri. Kararı dünya versin!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT