BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değişim rüzgârları

Değişim rüzgârları

Diyarbakır eylemi, Türk'ün ne yaman hasımları bulunduğunu bir defa daha açığa vurdu. Komşularımız ve Avrupalılar arasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinden korkanlar var. Girmemesinden korkanlar var. AB ile beraber hareket edecek bir Türkiye... Dışarıda kalacak bir Türkiye... İkisi de korku veriyor.



Diyarbakır eylemi, Türk'ün ne yaman hasımları bulunduğunu bir defa daha açığa vurdu. Komşularımız ve Avrupalılar arasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinden korkanlar var. Girmemesinden korkanlar var. AB ile beraber hareket edecek bir Türkiye... Dışarıda kalacak bir Türkiye... İkisi de korku veriyor. Diyarbakır eylemi; bir Avrupa devleti olan Türkiye'yi dalgalandırmak, bir müddet geciktirmek, demokrasisini bozup terör ülkesi imajı vurmak, boğazına kadar iç problemlere gömmek isteyenlerin eseridir. Böyle bir Türkiye, dışarıya bakamaz, kendisinden her şey talep edilebilen bir ülke hâline gelecektir. Nitekim AB için uyum reformları uyumaktadır, yazılı metinlerden hayata geçirilemiyor. Zira Cumhuriyet'in kurumları, kuruluşları bile artık fırtına hâlinde esen değişim rüzgârlarının atmosferine girdiler. Her biri, bir tarafa çekiyor. Böyle bir değişimde elbette fikirler söylenecek, fikirler çarpışacaktır. Son söz Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olmak şartıyle. Meclisin dediği olacaktır. Cumhuriyeti böyle kurmadık mı? Son sözü meclisin söylemediği rejime demokrasi değil, cumhuriyet bile denmez. Tam bir anarşidir. Türkiye'de böyle bir durum yok. Sadece yürütme zaafı, icra boşlukları var. Hükûmetin oluşturduğu boşlukları, çeşitli müesseseler dolduruyor, yahut doldurmaya teşebbüs ediyor. Meclisi partiler ve hükûmet harekete geçirir. Büyük parti kalmaması, tempoyu çok ağırlaştırıyor. Antidemokratik bir baraj, orta ve küçük boy partilerin kâbusudur. CHP gibi bir parti meclise giremedi. Bazı partilerin devam edip edemiyeceği bile belli değildir. TBMM, Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini belirliyememektedir. Zaten anayasayı değiştirememektedir. Aksine Anayasa Mahkemesi, üst yasama meclisi hâline gelmek üzeredir. Bunu, bu sütunlarda beş altı defa yazdım. Önüne gelen, Anayasa Mahkemesi'ne baş vuruyor. Bizden başka bütün devletlerde anayasa mahkemelerinin önüne yılda iki üç dosya konmaktadır. İktidar liderleri, birkaç bakan değiştiremiyorlar. Halbuki hükûmet üyelerinin iki yıl sonra gözden geçirilmesi, demokratik bir gelenektir, icrayı güçlendirir. Diyarbakır eyleminin maazallah arkası gelebilir. Türk'ün amansız hasımları, Türkiye'de demokrasinin gücünü test ediyorlar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT