BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönül Bahçesi

Gönül Bahçesi

Kimse vazgeçilmez değil!



Yıllar önce... Birkaç öğretmen arkadaşla müdür yardımcımızın odasında oturuyoruz. Emekliliği çoktan gelmiş ve geçmiş muavin arkadaşa sordum: - Serdar Bey, bu yaz tatilde nereye gideceksin? - Ne tatili kardeşim, tatile gidersem, okulun işleri ne olacak? - Anlamadım, sen tatile gidince, okul mu yıkılacak? Muavin bey bozuldu. Bu arada arkadaşlar, kaş göz hareketleri ile “ konuyu kapat, üzerine gitme!” diyorlardı. Ben de mecburen konuyu değiştirdim. Dışarı çıkınca ben daha okulun yenisi olduğum için arkadaşlara sordum: - Beni niçin susturdunuz; yanlış bir şey mi söyledim? - O arkadaş 40 yıldır izin kullanmış değil. İzine ayrıldığı zaman, okulun bütün işlerinin alt üst olacağına inanır. Okulu kendisi ile ayakta duruyor zanneder. Kimseye itimadı yoktur. Sabahın köründe gelir, gece yarılarına kadar çalışır. Nerede ne evrak var ondan başka kimse bilmez. Müdüre bile itimat etmez. Her işi kendisi yapar. Bu konuların konuşulmasını pek istemez... Mesele anlaşılmıştı... Bir müddet sonra, bu arkadaş yaş haddinden emekli oldu. Okulun işlerinde hiçbir aksama olmadığı gibi daha iyi duruma geldi. Bu tür insanlar zannetmeyin zamanımızda yok veya çok az. Hayır, yönetcilerin çoğunlukta olduğunu söylediğimde konuyu abartmış olmam. Maalesef, birçok işveren, yönetici aynı zihniyette... Son zamanlarda, kendini yenileyebilen, global düşünceye sahip az sayıdaki genç işveren ve yönetici tabii ki bunun dışında... “Delegating Work” (yetki verme) kitabının yazarı yönetim uzmanı, Joseph T. Straub, bu zihniyetteki yöneticilere şöyle sesleniyor: “Şunu hiçbir zaman unutmayın! Yaptığınız işi yapabilecek tek kişi siz değilsiniz. Bu işi yapabilecek çok kimse var!..” Her insanın tabiatında vardır, en iyisini ben yaparım huyu. Bu, “Bensiz olmaz!” düşüncesinden kurtulmanın yolu yetki vermekten geçer. Bu bir tercih meselesi değil, bir ihtiyaçtır hatta bir mecburiyettir zamanımızda... Çünkü, eskiden teknolojik gelişmeler, çok yavaş seyrediyordu. Biraz zor da olsa, yönetici her işi biliyor, gerektiğinde oturup kendisi yapabiliyordu. Ama artık bu mümkün değil bugün. İşin takibini, yönlendirmesini bile bir insanın yapması çok zor!. Yetki vermekten korkmamalı. İlk zamanlar tabii ki bazı hatalar olacak; bunları büyütmemek lazımdır. Bunlar yöneticilikte katlanılması gereken şeylerdir. Yetki dağıtan bedenen ve ruhen rahatlar; önü açılır. Hiç kimse ama hiç kimse vazgeçilmez değildir. İnsanlar her gün ya ölmekte ya emekli olmakta ya da istifa ederek ayrılmakta... Fakat hayat devam etmektedir. Bugün, günün şartlarına uyum sağlamış bütün atak yöneticiler, şartlarını bu gerçeğe göre ayarlamışlardır. Eğer gerçekten performansınızı etkileyecek biçimde yoğunluk içerisinde iseniz rahatlamanızın en kolay yolu yetkiyi dağıtmaktır. Bunu, göstermelik, belli bir taktik için yapabilirsiniz. Ama bu başarı için kafi değil, gerçekten yapın! Başkalarının fikirlerini kendilerine mal eden ve başarıyı astlarıyla paylaşmaktan kaçınan yöneticiler, çalışanlar tarafından aşağılanırlar, ona kin tutarlar. İnsanları yönetmeye, devamlı emirler yağdırmaya çalışmak hiçbir zaman iyi değildir. Bu, çalışanlarının saygısını ve bağlılığını azaltır. Onlar sizden daha çok oldukları için günleriniz sayılı olabilir. Fırsat verildiğinde sizi baltalamaya ve her seferinde alaşağı etmeye çalışacaklardır. Düşüncelerinizi ve girişim gücünüzü başkalarıyla paylaşırsanız,etrafınızdakiler size saygı duyacaklar ve daha üretken olacaklardır. Sonuçta size daha fazla saygınlık sağlayacaklardır. İşiniz kolaylaşacak; daha verimli hale geceksiniz. Joseph T. Straub yetki vermede dikkat edilecek hususları şöyle özetler: Yaptığınız işi bırakın ve birisine bir görev yapmayı öğretmeye başlayın. Uzun dönemde çok zaman kazanırsınız. Stresten kurtulmak ve daha stratejik meseleler ile uğraşabilmek için yetki verilmelidir. Yüksek potansiyel sahibi çalışanlarınıza uygun görevler verin. Başarılı bir insan oluşturmanın yolu budur. Gayretli insanları motive etmek için yetki verilmelidir. . Yetki vermeden önce kendisine görevi ya da kararı niye bırakıyorsunuz diye net bir biçimde açıklayın. Anahtar işlerde öğrenmeye istekli kimseleri seçin. Çok istekli, daha güzel yapacaklardır. İşi verirken eksiksiz verin. Böylece hem siz daha az meraklanacaksınız hem de çalışanlar daha zevkle çalışacaklar. Zaman değişti... Bugün; başarılı olmak, yetkiyi tek elde toplamakla değil, ancak değıtmakla mümkün olabilmektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT