BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutulan Çeçenler

Unutulan Çeçenler

Uzun bir zamandır siz değerli okuyucularıma Çeçenlerle ilgili yazılarımı, son dönemde gündemi meşgul eden sözde Ermeni soykırımı yalanına tepki yazılarım neticesi; istemeyerek de olsa ihmal ettim ve aktaramadım.



Uzun bir zamandır siz değerli okuyucularıma Çeçenlerle ilgili yazılarımı, son dönemde gündemi meşgul eden sözde Ermeni soykırımı yalanına tepki yazılarım neticesi; istemeyerek de olsa ihmal ettim ve aktaramadım. Ancak sonsuz kudret, azamet, ihsan ve adalet sahibi Allahü teâlâ asla ihmal etmez ama imhal eder. Çeçenlerin şu andaki durumu tek kelime ile facia ve sefâlettir. Türk bürokratları gibi (istisnalar hariç) Türk Milleti de adeta Çeçenleri unutmuş ve bazıları da Çeçenleri Rusya'ya menfaatleri karşılığı ya da çekindikleri için bir nevi satmışlar yani terk etmişlerdir. Bu arada Türk medyası Çeçenlerin sefaletine dış basın kadar ilgi göstermemektedir. 29 Ocak 2001 tarihli "Newsweek"te Galina Kovalskaya'nın Çeçenlerin kamplarda gözlerden ırak ama son derece sefalet içindeki, "ümitler de tükeniyor" röportajından bazı bölümlerini arz ediyorum: "Alania... örnek bir mülteci kampı için güzel bir isim bu. İnguşetya'daki bu yerlerin merkezinde Çeçenleri barındıran çadırlarının yarıdan fazlası yeni. Bu yeni çadırların birer küçük plastik penceresi var ama o da her birim de iki aile barınıyor, beş metre karelik yerde dokuz veya on kişi. İnsanlar geçen kışı dehşetle hatırlıyor; donmuşlardı. Şimdi ise her yerde doğalgaz var ama her zaman yetmiyor. Bazen basınç düşüyor, ısıtıcılar soğuyor ve insanlar sokak kıyafetleriyle yatmak zorunda kalıyorlar; birbirine sarılıyorlar, ısınmak için ve ne bulurlarsa üzerlerine alıyorlar. Doğalgazın basıncı yeterli olduğu zamanlarda da ısı yükseliyor ama zemin soğuk hava üflemeye devam ediyor. Çeçen Mücahidler arasında böbrek iltihabı, prostat yaygın. Kadın hastalıkları da önemli bir mesele. Şartlarının berbatlığına rağmen hayat devam ediyor. Hamile veya henüz doğum yapmış çok sayıda kadın var. Mesleği patolog (hastalıklar bilim uzmanı) olan Groznili mülteci Pola'ya göre; (onların hepsi kansızlıktan mustarip) Açlık ve hastalıktan çok zayıflamış, anormal derecede halsiz olan kadınların bebeklerine bakacak takatleri kalmamış. İnsan hakları kuruluşları, süt ve bebek maması için bir yıldan daha fazla zamandır yardım çağrısı yapmasına rağmen elde yeterli gıda malzemesi yok. En fazla çaresiz ve bakıma muhtaç olanlar ise sakatlar. Bu zavallılar derdini bile anlatmak istemiyorlar. Kendilerine yardım etmeyen en azından hatırlamayan Müslüman kardeşlerine kırgınlar ve bazıları ise dua yerine beddua ediyorlar..." "Aki- Yurt kampı... mülteci yerleşim merkezlerinin içinde en ücra olanı. Gözlemci komisyonlarının veya yabancı gazetecilerin pek seyrek uğradığı bir kamp. Dolayısıyla en fakiri. Eski çadırların içi tıklım tıklım, bazılarında üç aile bir arada kalıyor. Verilen gıda ise son derece kalitesiz. Kendisine gezdirilen çadırları gören bir muhabir, acil yardıma ihtiyaç duyan pek çok kişiyi gördüğünü söylüyor. Felçli bir kız, artık büyüdüğü için ayağına olmayan ayakkabılarından dolayı yürüyemiyor. Tren yolundaki vagonda yaşayan, gözleri görmeyen bir Çeçen mülteci, ihtiyacını gidermek için her seferinde vagondan iniyor ve uzak yerde ihtiyacını görüp geriye, doğruca vagona dönüyor. Aki -Yurt'taki bir anne 14 çocuğa bakıyor. Kocası 1996 yılında Çeçenistan dağlarına çıkmış 10 çocuğunu bırakıp gitmiş. 2 yıl önce ise erkek kardeşi öldürülmüş yengesi hastanede iken 4 çocuğunu göz kulak ol diye bırakıp ortadan kaybolmuş. Kardeşinin 4 çocuğunu henüz evlat edinmediği için 10 kişilik yemek alıyor ve 14 kişi besliyor. Çadırlarda soğuk, havasızlık, ilaç sıkıntısı ve eğitim noksanlığı had safhadadır. İnguşetya'da mülteci Çeçenler 200 bine yakındır." "Bütün mülteciler ara sıra gizlice Çeçenistan'a giderek cenaze törenine katılıyor veya akrabalarını ziyaret ediyor ama kesin dönüş fikri henüz çok tehlikeli. Hepsinin iz bırakmadan kaybolmuş bir yakını var. Bunlar ya bir kontrol noktasında alıkonulmuş veya sürülmüş. Toplama kamplarına alınıp oradan sakat olarak çıkmış olan insanlar var. Bazıları öldürülmüş, bazıları yaralanmış. Her birinin şahid olduğu bir acı var. Çeçenistan'a gidip evi ve iş yerinin yerle bir edildiğini görüp geri dönenlere çadır ve yiyecek verilmiyor. İnguşetya halkının misafirlik duygusu giderek zayıflıyor. 1999 sonbaharından bu yana çile devam ediyor..." Newsweek'e göre: "Mülteci kampları ölüm ile hayat arasında bir köprü sanki. Şimdi bu köprünün mazlum ve zavallı misafirleri Çeçenler, her türlü sefalete rağmen ayakta dimdik ve onurlu durabilmenin kavgasını veriyor. Ümitleri tükeniyor ama ümit onların elindeki son hayat sermayesi ve dillerinde Allahü EKBER kelimesi..." Sizlere sayıları 2 milyona yaklaşan Çeçenlerin sefalet, acı ve soykırım romanının sadece bir sayfasını arz etmeye çalıştım!.. Çeçenler İslâm Dünyasına ne kadar gücenseler, yerden göğe kadar haklıdırlar. İNŞALLAH bu yazım, bazı katı kalbleri yumuşatır. Rikkate vesile olur. ENSÂR-I KİRÂMI (Radıyallahü anhüm ecmain) ÖRNEK ALALIM!...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT