BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kayıp yıllar...

Kayıp yıllar...

Sizce yirmibirinci asır umduklarımıza kavuşma asrı olur mu bilemiyoruz. Ancak bize göre çok zor! Yaşadıklarımızı düşündükçe umutlarımız kırılıyor.



Sizce yirmibirinci asır umduklarımıza kavuşma asrı olur mu bilemiyoruz. Ancak bize göre çok zor! Yaşadıklarımızı düşündükçe umutlarımız kırılıyor. Hiçbir konuda mutabık olunamamanın sancıları çekiliyor. Eğitimde, sağlıkta, iç ve dış politikada bir uzlaşma, anlaşma ve mutabakat var mı? Bize göre yok! Düne kadar okumadığı için ‘tef’e koyduğumuz bir kesimi, bugün okumaya çalıştıkları için dışlıyoruz. Hayal ve vehimlerle ‘mahkûm’ ettiğimiz bir nesli dinlemeye bile tahammülümüz yok. “Suçsuz ceza olmaz!” diyerek büyüttüğümüz gençlerimizi maalesef “yargısız infaza” tâbi tutuyoruz. İçimizde ahenk ve birliği sağlayamadığımızdan; dışarıda itibar ve gücümüz olmuyor, olamıyor... Büyük Millet Meclisi’nde bile ortak bir tavır, ortak bir karar ve ortak bir hedef mevcut değil!.. Meclisteki başkanlık kürsüsü’nün güvenli olamadığı bir ülkede vatandaşlar kendilerini güvende hissedemez. Bunca tecrübeye rağmen ‘itiş-kakış’tan medet uman beyinlere ‘ayıp’ doğrusu... Tüzük; kanunların egemen olduğu ortamlarda bir mânâ ifade eder. Kanunların ‘hiç’e sayıldığı bir ortamda ‘tüzük’ için savaşmak niye? Samimiyet Siyasi partiler bulundukları iktidar veya muhalefet ortamına göre değil, umumun yararına göre hareket etmek zorundadırlar. Gerek komisyonlarda ve gerekse genel kurul’da takım tutarcasına desteklenen görüş ve fikirlerden ‘hakikât’e ulaşmak mümkün olmaz. Meselelerimiz ne sadece iktidara, ne de sadece muhalefete aittir. Bu anlayış kabul görmediği müddetçe kısır çekişmelerin sonu gelmez. Bakınız ‘IMF’ye teslim edilen ekonomi can çekişiyor. Bizim takip etmekte ihmal gösterdiğimiz hak ve menfaatlerimiz ‘çar-çur’ ediliyor... ‘IMF’nin vaad ettiği ‘1.4 milyar dolar’lık kredi halen alınamamıştır. Takip etmekte ihmal gösterdiğmiz birçok alacağımız ‘takip’si#likten bizlere ulaşamıyor. Diğer taraftan kağıt üstünde ‘tuş’ edildiği açıklanan enflasyon; dar ve sabit gelirlilerin belini büküyor. İşten çıkartılan binlerce insan perişan. Kapanan fabrika ve tesislerin haddi hesabı yok!.. Bir ‘erken seçim’ lâfıdır gidiyor. Biz hiçbir işi zamanında yapamayacak mıyız? Fazilet Partisi’nin kapatılması için olmadık iddialar üretenler, şimdi de parti kapatılırsa; ‘seçim’ olur endişesi ile anti ‘kulis’ler düzenlemekle meşguller. Gizli grup toplantılarında seçim sinyalleri ile parti gruplarını ‘etki’ altına almak isteyenler var. Açıkçası ‘samimi’ olamıyoruz. Bulunduğumuz konuma göre karar değiştirip, esen rüzgâra göre pozisyon alıyoruz. Olmuyor, olmuyor, olmuyor!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT