BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Futbol spor mu?

Futbol spor mu?

Haftanın "en önemli futbol olayı" elbette ki, Fenerbahçe - Galatasaray Türkiye Kupası maçı... Ama ben yazımı "bu maça ayırmayacağım!"



Haftanın "en önemli futbol olayı" elbette ki, Fenerbahçe - Galatasaray Türkiye Kupası maçı... Ama ben yazımı "bu maça ayırmayacağım!" Sadece "iyi oynayanın ve hak edenin kazanmasını" diliyorum! Tabii bir de, sahada ve trübünlerde "fair play'in hakim olmasını!." Benim yazım "bugün" fair play'e tahsis edildi! Hafta sonunda İzmir'de İkinci Lig play-off karşılaşmalarının önemlilerinden biri Göztepe ile Altay arasında oynandı! Karşılaşma başından sonuna kadar binlerce kişinin "küfür" korosu halinde geçti! Üstelik Göztepe taraftarları bir de "play off'ta bile olmayan" Karşıyaka'ya küfür yağdırdılar!. İş orada da kalmadı; konfetiler içine saklanmış taşları birbirlerine fırlatan taraftarlar, trübünlerdeki küçük çocukları ve kadınları bile göremeyecek kadar kördüler! İşte o taşlardan değerli iki gazeteci arkadaşımız yaralandı, kan revan içinde kaldı! İzmir'de oturan bir spor yazarı olarak tek tesellim, "İzmirli spor yazarlarının büyük çoğunluğunun" ertesi günkü yazılarında "bu çirkin tabloyu ve suçlularını kınamaları, hatta lânetlemeleri" oldu! Hafta içinde kulüp başkanlarının bir araya gelip sarmaş dolaş olmalarına Sanayi ve Ticaret Odaları ile Büyükşehir Belediye Başkanları'nın "sembolik sayılacak çeklerle verdikleri" birlik ve beraberlik, dostluk ve barış mesajlarının ne kadar "göstermelik olduğu" da ortaya çıktı! Aslında başkanların "Şeref Trübünü yerine" taraftarların arasında oturmaları, küfredenleri ve taş yağdıranları ikaz etmeleri, "azgın ve fanatik amigolar yerine", fair play'e inanan "trübün önderlerini" görevlendirmeleri gerekirdi; ama nerede? Elbette bu iş "bir günde çözülecek bir problem değil!" Ama, başkanların sarılıp koklaşmalarıyla çözülecek bir problem hiç değil! Ya, İstanbul'un göbeğinde Gelibolusporlular'ın başına gelenler? Eşkıya otobüs basıyor, önüne geleni dövüyor, olacak şey mi? Ama, benim "fair playci medyam", manşetlere bu eşkıyalığı taşıyacağına Hagi'nin Erzurum'a neyle gittiğiyle uğraşıyor! Sahadan kendi mi çıktı, yoksa Lucescu mu çıkardı, onu araştırıyor! Ya, İstanbulspor-Fenerbahçe maçının Ali Sami Yen'de oynatılmasına, "Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun sözcülüğünü yaparcasına karşı çıkan" spor yazarlarımız, futbol yorumcularımız? "Kan dökülürse... Provakasyon yapılırsa... Olay çıkar Fenerbahçe ceza alırsa..." gibilerinden "şeytanın aklına hainlik getiren", adeta "tahrikçilik yapan" meslekdaşlarımız? "Kupa maçlarıyla, lig maçlarını karıştıran ve karşılaştıran" fanatik yöneticilerle aynı paralele düşen "spor yazarlarımız?" Ne oldu? Çıt çıkmadı, olay çıkmadı!. Fenerbahçe "mevsimin en iyi oyununu oynayarak" galip geldi! Biraz şanslı, biraz becerikli olsalardı, gol averajını lehlerine çevirip, Ali Sami Yen'den "lider olarak da ayrılabilirlerdi!" Eğer "Fenerbahçe ile Galatasaray birbirlerine gerçekten dost ve büyük rakiplerse", elbette tablo hep "böyle" güzel ve örnek olmalıydı! Taraflısı, tarafsızı bu tabloların oluşmasına yardımcı ve destekçi olmalıydı! "Kan çıkar, bu federasyon ne yapıyor?" diyerek, "kötülüğü tahrik etmek kime yarar sağlardı? İşte ben söylüyorum: Keşke Galatasaray, stadını yıkıp, yenisini yaparken maçlarını Fenerbahçe Stadı'nda oynasa... Oynayabilse... Futbol "eğer sporsa", bu olabilmeli!. İstanbulspor - Fenerbahçe maçının "Fenerbahçe Stadı'nda oynatılmamasını isteyenlerin" Galatasaraylı yöneticiler olduğuna dair iddialara bile açıklık getiremeyen medyamız, söyler misiniz bana "fair play'e nasıl hizmet edecektir?" Sadece bir - iki gazete "itiraz Beşiktaş'tan geldi" diye yazdı, acaba doğru mu? Öyle bir hale geldik ki, ben bir gazeteci olarak "artık spor sayfalarımızdaki hangi haberlerin doğru, hangilerinin yanlış olduğunu" anlayamaz hale geldim! Varın, vatandaşı hesap edin siz!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT