BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HER CAMi BiR HiKÂYE

HER CAMi BiR HiKÂYE

Kimini bir garip, kimini bir padişah yaptırır, bir cami bir servettir ama gönülden isteyene Yaradan görünmeyen yerden gönderir...



Ramazan Günlüğü 22 RAMAZAN 1432 Her kim Şa’bân-ı şerîfte üç gün oruç tutarsa, Hak teâlâ, Cennet-i a’lâda ona bir yer hazırlar. > Tolga USLUBAŞ Sultan Üçüncü Mustafa; Eyyûb, Fatih, Ayazma gibi çok sayıda cami yaptırır. Ama onun gözdesi Laleli Camii’dir ki tek isteği ona adını vermektir. Rivayet odur ki padişah, Laleli Camii’nin inşasını görmek için bölgeye geldiğinde o civarda yaşayan Laleli Baba’yı da ziyaret etmek ister. Ziyareti sırasında bu zata, “Efendi Hazretleri, bu dünyada en güzel şey nedir” diye sorar. Laleli Baba, “Eğer rahatlıkla yiyor ve def-i hacetini yapıyorsan tamam” der. Sultan Mustafa bu cevaba bozulur, oradan ayrılır. Çok geçmez o koca sultan öyle bir kabızlığa düçar olur ki, derdine saray hekimleri bile çare olamaz. Bir süre sonra “Bunda bir hikmet var” diyen padişah, derdinin ilacının Laleli Baba olduğunu anlar, derhal dervişin huzuruna koşar. Ayağına kapanır, affını ister ve derdini arz eder. Laleli Baba “o iş kolay” der, “ama ne vereceksin karşılığında?” - Ben kalkayım, gel sen otur tahtıma. - Aman kalsın. Bir def-i hacete bile değmeyen saltanat neye yarar? - Peki bu camiye adınızı vereyim. Müminler ibadet ettikçe sizi hatırlasın. Bunu kabul eden Laleli Baba bir şeyler okuyup sırtını sıvazlar, padişahın ağrısı sızısı kalmaz. Velhasıl ismini vermeye niyet ettiği caminin ismi Laleli Camii olur. SANKİ YEDİM CAMİİ Hayatını keçecilikle temin eden Hayreddin Efendi, İstanbul’un selâtin camilerine hayrandır. Maddi durumu pek de güçlü olmayan Keçeci Hayreddin’in bütün hayali, onlar gibi ihtişamlı bir cami yaptırmaktır ki elinde 5 parası dahi yoktur. Allah hasip edecek ya; Keçeci Hayreddin ümidi kesmez, canı ne zaman bir şeyler yemek istese nefsine hakim olup “sanki yedim” diyerek bu parayı bir kenara ayırır. Bu 3-5 kuruş, zamanla o denli bereketlenir ki bizim Keçeci bile buna şaşıp kalır. Niyet hayır olunca Allahü teâlâ da ona bu camiyi kısa sürede yaptırmayı nasip eder. Velhasıl bu biriken paralarla Fatih’teki Sanki Yedim Camii’ni yaptırır. KÂBE-İ ŞERİFİ GÖRÜNCE... Bayezid Camiinin temeli atıldığında mimarbaşı Yakup Şah, Sultan II. Bayezid’a “Padişahım mihrabı nice koyalım?” diye sorunca Sultan Bayezid-i Veli, “Ayağım üzere bas” der. Sultanın ayağı üzere basınca Kabe-i Şerif’i gören mimar, hemen Bayezid Han‘ın ayağına yüz sürüp, ilk olarak caminin mihrabını yapar. Yapı tamamlandıktan sonra ilk cuma namazında Sultan Bayezid, “Her kim ikindi ve akşam namazlarının sünnetini ömründe terk etmemiş ise o imamlık etsin” dediğinde cemaatte bu vasfı taşıyan bir adam çıkmayınca Sultan Bayezid, “Elhamdülillah ömrümüzde sünnetleri terk etmedik” der ve imam olur. BU CAMİYE KUŞKONMAZ Fazlasıyla titiz Şemsi Paşa, Sokullu Mehmet Paşa ile rekabet halindedir. Şemsi Paşa bir gün Sokullu’ya, “Sokullu, camiini kuşlar pislemiş” diye takılınca, “Gökyüzüne açık olan her yer kuşların pislemesine müsaittir” cevabını alır. Paşa, cami yaptırmaya karar verince Mimar Sinan’a giderek, “Bana öyle bir yerde cami yap ki üzerine kuşlar pislemesin” der. Sinan, kuzey- güney rüzgârlarının kesiştiği bu noktayı bulur ve camiyi buraya inşa eder. Şemsi Paşa Camii’ye “kuşkonmaz” denmesinin sebebi de budur. Kılıç Ali Paşa ise devrin padişahı 3. Murad’dan cami yaptırmak için yer ister. Padişah ise, “Sen deryaların serdarısın, gücün yetiyorsa derya üzerine yap” der. Bunun üzerine Mimar Sinan’ı kendine mimar olarak tutar ve Tophane Rıhtımı’nın kenarına taş, toprak, moloz doldurarak kendi adını taşıyan camiyi inşa ettirir. Takkecinin altın küpleri Arakiyeci (Takkeci) İbrahim Ağa, takke yapıp satmakla geçinir, Allahü teâlâdan tek isteği 5 vakit namazını kılabileceği bir camidir. Bir gün öyle bir dua eder ki, rüyasında bir derviş ona, “Bağdat’a git. Köprünün karşısındaki hurma ağacına sarılmış üç üzüm tanesini ye” der. “Hayırdır inşallah!” der ve kalkar yola koyulur. Nihayet tarif edilen yerde o ağacı bulur. Hangi üç üzümü koparsam diye ağaca bakarken adamın teki ona; “Ağa, üzüm yiyeceksen işte salkımlar önünde, neye bakarsın” der. Bizim takkeci ona hikâyesini olduğu gibi anlatınca düğüm çözülür: “Be hey herif, der, ne de safmışsın. Ben de üç seneden beri buna benzer bir rüya görürüm, bana da İstanbul diyarında Topkapı dışında Topçular’da bir takkecinin kömürlüğünün altında üç küp altın var, git al derler de yine yerimden kıpırdamam.” Bu sözleri duyan İbrahim Ağa bayılmamak için kendini zor tutar. Çünkü tarif edilen ev kendi evidir. Döndüğünde 3 küp altını orada bulur ve hayalindeki camiyi yaptırır. İşte bu cami Topkapı’daki Arakiyeci İbrahim Ağa Camiidir. TAM 601 METRE 250 kilo altın kullanılan Mekke Royal Clock Tower kulesi dünyanın ikinci yüksek binası olma özelliğini kazandı. BURASI MEKKE KÂBE-İ MUAZZAMA GÖLGEDE KALDI! Yıllık hac ve umre geliri 33 milyar doları bulan Suudi hükümeti bu geliri katlamak için Mekke’yi adeta şantiyeye çevirdi. 601 metrelik altın minareli saat kulesinin açılmasıyla birlikte İslam aleminin kalbi Kâbe-i Muazzama, ‘Mekke City’nin gölgesinde kaybolmaya başladı. İşe, Osmanlı yapımı Ecyad Kalesi’ni yıkıp bölgedeki Türk izlerini silmekle başlayan Suudi Arabistan, ‘iyileştirme’ adı altında Mekke’nin çehresini değiştiriyor. Dünyanın dev inşaat şirketlerinin kıyasıya yarıştığı 105 milyar dolarlık projeler için Peygamber Efendimizin zamanından kalma su kuyuları, Hazret-i Hamza ve Ebubekir mescidlerinin de içinde olduğu birçok tarihî mescid, Hazret-i Osman’ın evi, tarihî geçitler ve Kur’an okulları da yıkacak. Bu alana 30’ar katlı 60 gökdelen inşa edilecek. Projeler bitince Kâbe-i Muazzama dev yapılar arasında tamamen kaybolacak. Dev saat kulesi, Suudi Arabistan’ın bazı kesimleri tarafından da şiddetle eleştirilmiş, yeni yapıların Mekke’nin manevi atmosferine gölge düşürdüğü kaydedilmişti. Her güne bir dua İstihare namazı ve DUASI... Gusül abdesti alınır. Gusülden sonra, “İstihareye niyet ettim” diyerek iki rekât namaz kılıp, yatılır. Birinci rekâtta (Kâfirûn), ikinci rekâtta (İhlâs) sûresi okunur.?İstihare yapması sünnettir. İstihare namazından sonra şu duâ okunur: “Allahümme innî estehîrüke bi-ilmike ve estaktirüke bi-kudretike ve es’elüke min fadlikel’azîm fe inneke takdirü ve lâ akdirü ve tâ’lemü velâ a’lemü ve ente allâmül-guyûb” Yedi gece böyle istihare yapılır. Sonra, kalbe gelen şey yapılır. İstihareden sonra, abdestli olarak, kıbleye dönüp yatılır. Rüyada beyaz veya yeşil görmek hayra alâmettir. Siyah veya kırmızı görmek şerre alâmettir denildi. İstihare namazını başkasına kıldırmak sünnet değildir. İstihare yapmasını öğrenmeli, bu sünneti kendisi ifa etmelidir. Bedenle yapılan ibadetleri başkasına yaptırmak caiz değildir. MENKIBELER Mushafın hürmetine fırtına bir anda dindi Ebu Müslim-i Saftar, evliyanın büyüklerindendi. Bir gün gemi ile yola çıktı. Yanında çok kimseler de vardı. Aniden ters yönden bir rüzgâr çıktı. Dalgalar yükseldi. Gemi batacak gibi oldu. Gemide olan yükü denize attılar. Yardım istediler. Ebu Müslim diyor ki: Bizimle beraber gemide kim olduğu bilinmeyen bir köylü vardı. Yanında bir mushafı vardı. Oradan kalktı ve mushafı elinin üzerine koydu ve şöyle yalvararak dua etti: (Ya Rabbi! Eğer bir kimsenin elinde dünya sultanından bir mektup bulunursa, hiç kimse ona saldıramaz, zarar veremez, belalardan emin olur.) Mushafı kaldırdı ve (Ya Rabbi! Bu senin kitabındır, bunu bize verdin. Ellerinde senin kitabın bulunan kullarını suda boğmak keremine yakışmaz. Bizi tehlikeden kurtar.) Derhal dalgalar döndü ve deniz sütliman oldu ve sağ salim gittik. DENİZLİ MUTFAĞINDAN Mantar Böreği Önce böreğin içini hazırlamak için 2 çorba kaşığı yağı un ile karıştırıp pişirin. Sütü karıştırarak ilave edin. Peyniri de ilave edip 3 dakika daha pişirin. Tuz ve karabiberi ilave edip ılık bir yere koyun. Mantarları 3 çorba kaşığı yağ ve soğanla harlı ateşte 1 dakika çevirin. Dereotu ilave edin. Mantarları krem sosa ilave ederek karıştırın. Hamuru hazırlamak için unu havuz gibi açın. İçine yumurta, tuz ve limon suyunu ekleyip üstüne nemli bir bez örterek 15 dakika bekletin. 3 cm eninde hamuru açın, yağ koyup bohça gibi kapatın. Hamuru 15 dakika daha dinlendirin ve bu sefer 1 milimetre kalınlığında dikdörtgen şeklinde açın. Dörde katlayarak üzerine yine bez örtüp 20 dakika bekletin. Bu işlemi 2 defa daha tekrarlayın. Hamuru 50 veya 100 gramlık parçalar halinde kesip, kare şeklinde açın. İçine hazırladığınız harçtan koyup dürerek mekik şeklini verin. Malzemeler > 1 kilo un > 800 gram yağ > 2 yumurta > Yarım fincanı sirke > 1/4 fincan limon suyu > 2 çay kaşığı tuz İç malzemesi: 3 kaşık sıvı yağ > 2 kaşık un > 1 bardak süt > Kaşar peyniri > Yarım kilo mantar > Yeteri kadar dereotu, tuz karabiber > Şehriyeli Tavuk Çorbası, Ciğer Sote, Patates Kızartması, Mantar Böreği, Sütlaç
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT