Çakmak taşı

Türk insanı hobiye çok iyi gözle bakmaz.
Türk insanının (ağız alışkanlığı) yüzde 90’ının hobisi yoktur. Hobiden daha önemli işi de yoktur. Olmadığı için 30 sene aynı yerde çalışıp hergün aynı saatte aynı yoldan gidip -geldiği işinden emekli olduktan sonra bocalar.
Kasabadakiler nispeten daha şanslıdır. Büyükşehirlerde yaşayan emeklilerin meşguliyet anlamında işi zor. Üç beş ay sonra hiçbir yere sığamaz hale geliyorlar.
...
Biraz özenti biraz merak 5-10 sene önce dört beş tane ziyan ederek eski cep saatlerini tamir etmeyi öğrendim.
Çeşit çeşit saatler dağıtıp topladım.
1870- 1940 arası İsviçre, Amerikan, İngiliz saatleri..Söke, taka bir saati elime alınca hangi yıla ve ülkeye ait olduğunu anlar hale geldim.
Mizaçtan olsa gerek bir müddet sonra bu işten sıkıldım.
Bir arkadaşım Amerikan malı benzinli çakmakların tamir ve bakımı keyifli olur, o işe el at, dedi..
Parça temini için Tahtakale’ye gittik. Anlatacağım hikaye bundan sonra başlıyor.
Resmi servis (temsilcilik) yedek parça vermiyor.
Seyyar satıcılarda Çin malları var.
Birinci tezgah: Fitil 2.5 lira, 10’lu taş 4 lira, pamuk yok.
On metre ilerideki ikinci tezgah: Fitil de çakmak taşı da 5 lira..
Üçüncü durak: Bir iş hanının giriş katı: Fitil de çakmak taşı da 70 kuruş.. 50 metre ileride 5 liraya satılan fitil 70 kuruş..
Böyle hallerde bocalıyorum. Bir tarafım adam kaça satarsa satsın, işine gelmeyen almasın diyor..Öbür tarafım bu da sahtekarlığın değişik bir şekli..Ölçü ve merhamet yok..Fırsatçılık var.. Daha Türkçe’yi öğrenmeden kazıklamayı öğrenmiş, bu adamın kazandığının hayrı olmaz, diyor.
Devlet, önündeki bilgisayarı açtığı zaman o adamı işsiz hatta yardıma muhtaç olarak görüyor.
Oysa muhtemelen baba 30 sene önce gelip gecekondusunu yapmıştır. Şimdi müteahhitlerle pazarlık halindedir..Bana üç daire mi düşer dört mü..
Baba, sigorta işini öyle böyle halldedip emekli de olmuştur. Ama çocuklarının çoğu işsiz göründüğü için GSS primlerini de devlet ödüyordur.
Yine muhtemelen bu ailede en az 5-6 çocuk vardır.
Böyle bir hikayede herhalde akla ilk gelen soru şu oluyor:
İyi de senin anlattığın gibi İstanbul’da kaç kişi var.
Hesabı çakmak taşı satanlar üzerinden yapmayacağız herhalde..Babanın yaptığı gecekonduda oturan..kayıtdışı ne iş olursa yapan, dayanışma içinde olan milyona yakın insan vardır.
Kayıtlarda hepsi mağdur..Aralarında sınıf atlayan da olmuş..bir alt basamağa düşen de.. Yine aynı kayıtlarda 1400 lira geliri ve başını sokacağı bir evi olan vaziyeti kurtarmış sayılıyor.
Hayat yalan olunca istatistikler de yalan oluyor.


25.12.2012