Süt ve tereyağı neden sıfır gümrükle ithal ediliyor?

Süt tozu ve tereyağı için % 0 gümrüklü ithalat kontenjanı açılması ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı (Karar Sayısı: 2010/888) 6 Ekim 2010 tarih ve 27721 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Karara göre;
1 Ocak 2010-31 Aralık 2010 tarihleri arasında 2500 ton süt ve krema ve 2000 ton tereyağı sıfır gümrük vergisi ile ithal edilebilecektir.
2009 yılına oranla, 2010 yılının ilk 6 ayında kayıtlı çiğ süt üretiminde % 19 oranında ortalama artış olmasına rağmen %0 gümrüklü süttozu ve tereyağının, sütün en az olduğu dönemlerde geriye dönük karar alarak ithal edilecek olması, süt fiyatlarını doğrudan olumsuz yönde etkileyecek ve süt sektörüne yapılacak en büyük darbe olacaktır.
Bu karardan neden biz üretici kuruluşların haberi yoktur? Üreticiler böyle bir kararı neden Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra öğrenmektedirler? Biz üreticileri geçtik bu kararı sektörün tüm paydaşlarını içinde barındıran, süt sektöründe piyasa ve fiyat istikrarının sağlanması ve sektörün yapısal problemlerinin çözülmesi çalışmalarını yapmak amacıyla kurulmuş Ulusal süt Konseyi;
Konsey Yönetiminde yer alan Merkez Birliğimizi temsil eden Genel Başkan Yardımcımız Sayın Osman Vasfi Yasun’akonuyla ilgili yazılı veya sözlü herhangi bir çalışmadan bahsetmemişlerdir. Ulusal Süt Konseyinin konuyla ilgili sektör temsilcilerini bilgilendirmeyerek, ulaşmaya çalıştığı amaç nedir?
Türkiye’de süt sektöründe üretim sıkıntısı mı yaşanmaktadır da böyle bir karar alınma ihtiyacı duyulmuştur? Süt temininde sıkıntı varsa, bir tedarikçi olarak biz üreticilerin niye bundan haberi yoktur? Alınan bu kararla Türkiye’deki binlerce üreticinin göz göre göre mağdur olacağı aşikârken, merak ettiğimiz bu karardan kimler menfaat sağlayacaktır? Yoksa tüketici fiyatlarını düşürmek amaçlı mıdır? Öyleyse neden etteki fiyat artışları gibi bu yönde bir şikayet kamuoyuna yansımamıştır?
İthalat izni verilen miktarlar da düşündürücüdür. Neden 2500 ton süttozu ve 2000 ton tereyağı ithal edilecektir? Bu neye göre belirlenmiş bir miktardır? Kimin neden bu kadar süttozu ve tereyağına ihtiyacı vardır? Yapılan bu kadar ithalat neyi çözmeye yetecektir? Bunun etteki gibi arkası da gelecek midir?
Alınan Bakanlar Kurulu kararının ilgili ekinde ithalat tarihleri 1 Ocak 2010-31 Aralık 2010 olarak belirlenmiştir. Yapılacak İthalatlar neden geçmişe dönük tarihler arasını kapsamaktadır?
2010/11 Çiğ Sütün Değerlendirilmesine Yönelik Destekleme Uygulama Esasları Tebliğ (TEBLIG NO: 2010/11) hükümleri gereğince Süttozunu teşvik amaçlı yıl içinde 18 milyon TL süttozu teşviki verilmiştir. Eğer ülkenin süttozuna ihtiyacı varsa, verilen bu süttozu teşviki nereye gitmiştir.
Alınan ucu açık bu karar gerek süt hayvancılığımızı, gerekse bugüne kadar yapılan yatırımları ciddi oranda baltalayacak bir karardır. Türk çiftçisi zaten zor bir dönem geçirmektedir. Binbir zahmetle ürettiği sütü hakkı ile pazarlayamaz durumdadır. Ette yaşanan sıkıntının, yakın zamanda sütte de yaşanılacak olması bizi endişelendirmektedir.
Mutlaka ve mutlaka ülke içi üretimi artıracak, yeni yatırımları teşvik edecek kararlara ihtiyacımız vardır. Üretimi baltalayacak, üreticileri üretimden vazgeçirecek ve ülkeyi sütte dışa bağımlı hale sokacak bu tür kararlar ne üreticilere, ne tüketicilere ne de ülke hayvancılığına bir fayda sağlayabilir.
Süt Üreticileri Merkez Birliği


Avrupa Birliği parası nasıl yenir?
> Bilindiği gibi, Avrupa Birliği (AB), eğitim ve kültür ile ilgili fonlara oldukça yüklü bir bütçe ayırıyor. Birçok değişik şekli olan bu fonları, faydalı bir fikir için kullanacağınızı ispatlamak kadar, hazırlanacak formların eksiksiz ve doğru kriterlere göre hazırlanmış olması da çok önemli. Bazen proje çok iyi olmasa bile, işini iyi bilen tecrübeli bir başvuru sahibi, doğru noktalarda doğru kilit paragraflar ile projenin kabul edilmesini sağlayabiliyor.
Bu projeleri kendilerine gelir kaynağı olarak kullananlar var. Birkaç projede katılımcı ve çalışma ortağı olarak bulununca, bu işlerle cansiperane uğraşan bir kesimin varlığını fark ettim. İlk etapta, bu işlerle uğraşanların ne kadar kültürlü, ne kadar vatanperver olduğunu düşündüm. Ama gerçeğin farklı olduğunu anladım.
Kutsal sayılabilecek bazı amaçları kullanarak, AB fonlarından hibeyi alan, projesini mükemmel şekilde gerçekleştirir. Bir sonraki projenin kabul edilmesi için bu şarttır.
Ama devamında, tam anlamıyla “organize işler” misali olaylar olur. Naylon faturalar, suistimaller, vurgunlar... Bütün bunları örnekleriyle gördüm ve bu tezgâhın aksamadan işlemesine üzüldüm...
Muhammed Mustafa Yılmaz

> Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00

13.10.2010