Alaa ve Macid isimli iki palyaço, İsrail saldırılarında yaralanan çocuklar Gazzeli çocuklar için çalışıyor. Hastaneyi her gün ziyaret ettiklerini dile getiren Macid, "Biz kırmızı burunlu doktorlarız" sözleriyle aslında tıpkı birer doktor gibi çocukların sağlığı üzerinde olumlu etkide bulunduklarını söylüyor. Alaa ve Macid, çocukların gözünde doktorlardan bile daha popüler. Palyaçolar gelir gelmez, çocuklar onlara doğru koşturmaya başlıyor. Hastane koridorunun sessizliği bir anda çocuk kahkahaları ve müzik sesleriyle doluyor. Palyaçolar, bazı doktorların bile kendilerinden çocuklarla nasıl daha iyi iletişim kuracağını öğrendiğini söylüyor. Alaa, Gazze'de 50 gün süren çatışmalar boyunca, İsrail askerlerinin saldırılarından korunmak için palyaço kılığına girdiğini söylüyor. "İsrailliler'in kırmızı burunlu, koca gözlüklü ve renkli şapkalı birini vurmayacağını düşündüm" diyerek kendini korumak için aykırı bir yol bulduğunu söylüyor. 
ELSİZ, AYAKSIZ ÇOCUKLAR... 
Alaa daha önce çocuklara hediyeler veren bir yardım ajansına bağlı olarak palyaçoluk yapmış. Macid ise okullarda palyaço olarak çalışmış. Ancak işlerinin eğlence ve güldürüden öte bir anlamı olduğu söyleyen palyaçolar, işlerini büyük bir ciddiyet ve titizlikle yaptıklarını vurguluyor. Alaa, "Elsiz ve ayaksız çocuklar gördüm" sözleriyle çocukların ruhlarında tamir edilmesi gereken çok acı olduğunu belirtiyor. Macid ise işlerinin kendi psikolojilerini etkilediğini belirterek "Hiçbir zaman yüzde 100 etkilenmediğim bir seviyeye asla ulaşamadım. İkimizin de psikolojik olarak yardıma ihtiyacı var, çünkü bize destek olacak kimse yok" diye konuştu. İki palyaçoya ayda bin 700 şekel gibi (bin 189 lira) cüzi bir ücret veriliyor. Palyaço Macid, "Onlar bize bizim kendimize olan ihtiyacımızdan daha fazla ihtiyacı var" diye konuştu. Evli bir kız çocuğu olan Alaa'nın kıyafetlerini annesi dikiyor. "Palyaço olarak tüm hayatımı değiştirdim" diyen Alaa, zamanla etraftaki insanların kendilerine alıştığını belirtiyor ve ekliyor: "Daha önce sokakta yürüyünce insanlar taş atıyordu, şimdi ise bana saygı duyuyorlar" diye konuşuyor. 
HASTANE, ÇOCUK KAHKAHALARIYLA DOLUYOR 
Macid ve Alaa'nın trampetler, balonları, tamburinler ve sihirbazlıkları hastanedeki monotonluğu bir anda yok ediyor. Çocukların birçoğu hastaneye yıllardan beri geliyor. Marrah isimli bir kız çocuğu haftada 4 kez hastaneye diyaliz için geliyor ancak diyaliz de küçük Marrah'a yeterli gelmemeye başlamış. Marrah'ın tedavisi ancak Batı Şeria'daki Nablus'ta yapılabiliyor. Çünkü İsrail vizesini reddetmiş.